Sema KAVAK ile HAFTASONU

Bir araba hayal edin kendinizi, bu arabanın içinde bir tek siz varsınız ve direksiyon sizin elinizde…  bazen çok hızlı bazen de çok yavaş kullanıyorsunuz. Hızlı giderken birçok şeyi görebildiğinizi birçok yere çabucak varabildiğinizi düşünüyorsunuz. Yavaş giderken de daha az yer gördüğünüzü daha geç ulaştığınızı ama daha detaylı bilgiye sahip olduğunuzu düşünüyoruz ama sonuçta iki durumda da çok da tatmin olamadın.

Bir başka durum düşünün; yaşadığınla yaşamak istediğin arasında, olduğunla olmak istediğin arasında ki fark artıkça ne hissediyorsun?

Son bir durum daha; bugün, evet bugün yani bir Pazar günü, dünü ya da yarını düşünmekten alıkoyamıyorsun kendini ve bugüne dair bir öngörün planın yok… nasılsın?

Aslında birçok şey bizim birçok duygumuzu aktif hale getiriyor. Duyguların aktif olması, hala yaşadığımızın ve birçok şeye tepki verebilir durumda, bütün sistemin sağlıklı çalıştığının göstergesi olsa da bazen zamanlama hatalarıyla karşılaşabiliyoruz.

Bazen geçmişle bazen de gelecek ile o kadar çok uğraşır halde buluyoruz ki kendimizi, önümüzde duran sorunu da güzelliği de göremez hale gelmiş oluyoruz ve bu durum depresyon ve kaygı bozuklukları için hazır bir zemin oluşturuyor.

Oysa ki bahar nasıl kış ile yazı birbirine bağlıyor, şimdi de bizi geçmişten geleceğe bağlayan tek şey… şimdiyi yaşamadan yarına ulaşmak ya da şimdiden geriye doğru gitmek fiziksel olarak mümkün değilken bazen ruhsal olarak bu iki yolculuğa çıkmış buluyoruz kendimizi.

Sonra mı? tabi bir rehber eşliğinde çıkmamışsanız bu yolculuğa, bir yerlerde beklerken hiçbir şey yapamaz kımıldayamaz halde kendinizi bulabilirsiniz ve kaçtığınız kurtulmak istediğiniz ya da tekrar sahip olmak istediğiniz her ne varsa pişmanlık, suçluluk, üzüntü, öfke, stres, kaygı ve endişe olarak bugüne taşınmak için elinizdeki bavula girdiler bile.

Bu yolculuğun sonunda bizi bekleyen, bizimle beraber hayatı paylaşan anne, baba, eş, çocuk, akraba, arkadaş, dost, patron… her kim var ise bavulumuzdan çıkacaklardan da nasibini almak durumunda kalıyor. Sonuçta kimi yaşatılanı büyük bir sabırla hoş görüyle karşılarken, kimi bunların hiçbir yerinde kendini göremeyip, sizi yalnız bırakmayı tercih edebiliyor.

İşte o zaman hayat sadece senden, senin geçmişinden ya da geleceğinden ibaret olmadığını anlayıp, iki elinin arasına aldığın kafanla yapayalnız düşünme fırsatın oluşmuşsa şayet, sahip olduğun şimdi ki zamanda daha fazla kontrol gücünü göreceksin. Geçmiş bizi şimdiye hazırladı… şimdi ise geleceğe. Unutma, bu sırayı atladığında sadece her şey toz duman oluyor.

Sevgiyle ve şimdide kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.