Bir İlksan Seçiminin Düşündürdükleri

19.06.2021 Cumartesi günü yapılan İlksan ilçe seçimlerinde sandık başkanı olarak görev yapacak olması, garibimi sevindirir. Çünkü İlksan mevzuatına göre bu görev, ilçe milli eğitim müdürünün görevi iken müdürü bu görevden içtinap edinince, bu görev şube müdürü olarak mecburen kendisine kalır. Bir sevinmiş bir sevinmiş. Çünkü seçim demek para demekti. 2019 seçimlerindeki sandık başkanlığı görevini geri iade ettiğinden dolayı mahrum kaldığı seçim parasını da bu vesileyle çıkarmış olacaktı.

Cumartesi günü sabah saat 8 olmadan atlar arabasına. 80 km yol giderek 9 olmadan görev yerinde olur. Saat 17’ye kadar başkanı olduğu seçimi diğer üç üyeyle birlikte yürütür. Saat beşten sonra sayım ve döküm işlerini yapar, ilgili tutanakları doldurur. Ardından seçimde alacağı seçim parasının mutemet dilekçesi önüne konur. Şimdi gelsin paralar. Öyle ya hak etti zira. Çünkü sabah sekizden beri ayakta. Sırtında taş taşımasa da balta-kürek sallamasa da çalıştı. Karşılığını da almalıydı. 

Peki, bu adam tüm bu işleri yaparken siz ne yaptınız cumartesi? Belki de gününüzü gün ettiniz. Şurası senin, burası benim diyerek çarşı, pazar hoydur hoydur gezip dolaştınız. Haliyle parayı siz değil, şube müdürü almalıydı. Kıskanmayın lütfen...

Neyse oyalamayın adamı. Zira mutemet dilekçesi beklemeye gelmez ve doğruca doldurulmalı. Çünkü TR’den sonra, içinde sıfırı bol olan 24 tane rakam yazması gerekecek ve yanlışlık kabul etmez.

İbanı yazarken daha önce mutemet tarafından tahakkuk ettirilen geçici görev yolluğuna bakmak istemez. Çünkü sürpriz olsun ister. Nice günler sonra telefonuna bankadan, “İlksan Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen … TL tutarlı EFT … hesabınıza geçmiştir.” mesajı okunmaya değer.

Ama bu sürprizi yaşamadan o değilden gözü, tahakkuk ettirilen rakama kayar. Yanlış görmeliyim diyerek gözlerini siler. Gördüğü fiyata inanamaz ve yanlış görmüş olabilirim diye ödenecek fiyata etraflıca bir daha bakar. Brütü 48,01 olan yolluk ve yevmiyeden damga vergisi kesildikten sonra eline geçecek olan miktar, tamı tamına 47,65 kuruştur. Ölür müsün, öldürür müsün? Bozdur bozdur harca diye içinden geçirecek olur ama neresini bozdursun zaten bozuk para.

Sabahın sekizinden itibaren tüm yorgunluğun gideceğini sandığı an, morali büsbütün bozulur ama iyi yandan bakmaya çalışır. Çünkü olan olmuştu. Zira olana çare yoktu. Bir lise talebesine harçlık olarak bile verilemeyecek bu parayı kim kime verirdi bugün. Hiç yoktan iyiydi. Bu seçim işini, maliyetine kuruşu kuruşuna nasıl hallederim diyerek hesap-kitap yapıp layık gördüğü bu para, İlksan yönetiminin aynı zamanda “İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı”nı ne derece koruduğuna da bir örnekti. Demek ki geçmişte ve halihazırda, öğretmenlerin bu yardım sandığı, belirli ellerin elinde çarçur ediliyor sözünün aslı astarı olmasa gerek. Şayet çarçur edilseydi, seçimde görev yapan ve seçimlerin sağlıklı olmasını sağlayan divan kurulu üyelerine de bu paradan herhalde birazcık koklatırdı. Buna da şükür. Hatta adı üzerinde yardım sandığı, ne parası deyip seçim sonrasında divan kurulundan yardım bile talep edebilirdi. Belki de her ilkokul ve milli eğitim personelinden her ay yapılan yüzde ikilik kesinti yeterli gelmiyordur. Olsa dükkan seçimlerde görev yapanların olurdu. Hem sonra İlksan’ın tek görevi bu değildi. Diğer yaptıklarının yanında emekli olan üyelerine de avans veriyor. Geçen gün biri, 46 yıl çalışan bir öğretmen emekli olduktan sonra bu öğretmene İlksan 49 bin lira avans verdiğini söyledi. Az para değil hani. Hemen hesap kitap yapıp “Bu öğretmenden ortalama aylık maaşının yüzde ikisi yani 95-100 lirası kesilmiş. Öğretmen bu parayı hiç dövize çevirmese zaten bu kadar para ederdi” derseniz bu hesabınızda ben hiç iyi niyet görmem. Çünkü İlksan’a bu para kesilmeseydi, nice öğretmen o parayı bir kenara koymayacak belki de har vurup harman savuracaktı. Hasılı sizin göreviniz, zorunlu olarak maaşınızdan yüzde iki kesinti yaptırmak, her seçime ölümüne asılan kişi ve zihniyetleri yani mutlu azınlığı seçmek ve emekli olduktan sonra da elinize ne verirlerse bunu bedava gibi görüp verilene razı olmaktır.

Burada merak ettiğim bir soruyu sorayım ve konuyu kapatayım: Bu İlksan seçimleri nasıl bir seçim ki seçim sandığında, mutlaka ilçe milli eğitim veya onun görevlendireceği bir şube müdürü olacak? Yahu bu şart, bu ülke için hayat-memat meselesi olan genel ve mahalli seçimler de bile yok. Devlet bu seçimleri iki kamu görevlisi ve siyasi parti temsilcileriyle yapıyor. Acaba bu ülke için İlksan seçimleri mi daha önemli yoksa ülke seçimleri mi? Yoksa İlksan bu mevzuatıyla dalga mı geçiyor ya da ben bu işi yani angarya işi, milli eğitim veya şube müdürüne yaptırırım mı diyor?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum