Spor-suzuz

Ülkemizin sağlık için yapması gereken şeylerden birisi de spor elbette. Hatta hastanelerde doktorlar belirli bir zaman diliminde uzman gözetiminde spora teşvik etmeli. Yani bunu reçetelendirmeli diye şahsi bir düşüncem her daim bulunmakta.  Ama bunun yanında spor deyince şu an olduğu gibi aklımıza sadece futbol gelmemeli. Hatta belli bir zaman hiç aklımıza getirmemeliyiz psikolojik sıkıntı yaşamamak için. Maalesef verilen emekler, dökülen maddiyat karşılığını günümüz futbolunda alamamakta. Böyle olunca da spordan beklentimiz sadece futbol ile kaldığında hüznümüz büyük olmaktadır.

Türk futbolunda temelli bir değişikliğe gidilmeli diye düşünmekteyim. En başta şunu da demek istiyorum. Adam futbolu bırakmış, isimli, şanlı, şöhretli birisi diye başkasının diplomasıyla hak etmediği bir evrakla geçip takım çalıştırmakta. Ya Allah aşkına bunu görmüyor muyuz, yoksa görmemezlikten mi geliyoruz. Evladınızı bir okula gönderirken öğretmenin mezun olduğu okulu, çalıştığı kurumları velhasıl her şeyini araştırmıyor musunuz… Hiçbir farkı yok inanın benim gözümde. Belirli bir kıstas var ise kim olursa olsun buna uyacak, kurallar yumuşamayacak.  Sonra verilen emekler, dökülen terler, havada uçan paralar, hakkı yenerek futbol hayatı biten gençler, başarı bekleyerek tv nin başına geçen millet, tribüne oturan taraftarların hakkı hiç bizi rahatsız etmeyecek, vebale girmeyeceğiz öyle mi?

Sonu hüsranla biten bir turnuva yaşadık malum futbolda. Ümidimiz vardı, başarı ile mutlu olacaktık.  Pandemi döneminde yaşadığımız durumdan bir nevi stres atarak çıkacaktık v.s. v.s…  Ama ne oldu, bizim bütün hayalimiz suya düştü.  Beklentimiz büyüktü ama bir ruh eksikliği mi yoksa hazırlanma noksanlığı m veya başka bir şey midir… Sebep her ne ise şuan yokuz Euro 2020 turnuvasında. Biz böyle olmamalı idik, bu ülke insanı hep başarısızlıkla karşı karşıya gelmemeliydi. Biz doya doya sevinmek istiyoruz konu her ne olursa olsun. Ama biraz da futbolculardan bahsetmek istiyorum. Yeterli bilgi ve donanıma sahip olamıyorlar mı, yoksa sporcunun zeki ve ahlaklısı noktasında ülke olarak bir eksikliğimiz mi var bilmiyorum ama yaşattığınız şeyler hoş olmadı beyler. Sizler ,bizlerin aç iken parasız iken verdiğimiz bedellerin hakkını böyle vermemeli idiniz. Sizlerde  en sevmediğim bir huy da biraz palazlanan futbolcunun dövme yaptırması. Siz Türk sporcusu iseniz Türk kültüründe böyle bir şey yok, siz Türk futbolcusu iseniz bizim futbolumuzda böyle bir şey olmamalı. Paranızla adam olmak değil sizden beklenen adamlığınızın para etmesi. Her futbolcuya değil sözüm ama sonuçlar maalesef bunu göstermekte. Bakın çıktı Ronaldo malum kola firmasının şişesini inandığı değerler ve insan vücudu sağlığı açısından masadan kaldırdı ve hepimizin gönlüne girdi. Sizler bize üst tura geçerek mutluluk verecektiniz ama adam iki şişe ile verdi bu mutluluğu.

Ben son olarak öz değerlendirme öz eleştiri yapmasını istiyorum Türk sporunda söz sahibi olanların . Buna başlamadan önce Altınorduspor kulübümüzü tebrik ve takdir ediyorum. Yabancı futbolcu oynatmıyorlar, eğitimle beraber sürdürdükleri bir spor hayali ve hedefleri var ve dünya futbolunda birçok üst düzey futbolcuları var. Anadolu tabiri ile yağlarında kavruluyorlar. İşte bizim yapmamız gerekende bu sayın büyüklerim. Bir gün bir devlet kurumunun başında bulunan spor adamı bir büyüğümüze bulunduğumuz şehirle ilgili hayallerimi hedeflerimi anlattım. Dedim bizim dışarıdan futbolcu getirmeden önce kendi evlatlarımızı seçerek, eğitim vererek, donatarak sahaya sürmemiz lazım. Bunun için de seçmelerden başlayarak bir planla devam etmemiz lazım. Dedi harika görüşlerin var bunu üstümdeki amirimle görüşeyim faaliyete geçirelim. Ne kadar zaman oldu derseniz o zamandan bu zamana seçmeler olur eğitimler başlar çocuklar sahada top koştururdu. Ama maalesef ne ondan ses var ne atılan adımlar var.

Son olarak ta bizim için spor demek sadece futbol demek değil. Bunu halk olarak ta algılamalı ve verdiğimiz desteği eşit olarak vermeliyiz.  Mesela Türk gençliği A Milli Voleybol takımı olarak CEV Avrupa Altın Ligi finalinde Ukrayna’yı 3-1 mağlup ederek üst üste ikinci kez namağlup şampiyon oldu. Ülke olarak şampiyonluk kutlaması yok, tv ler gazeteler günlerce manşetlere taşımıyor, belki havaalanı karşılaması yok, halk olarak bizlerin ağzında değil. Hayırdır ya Bayrak sadece futbol ile mi dalgalanıyor ey halkım. Futbola verdiğimiz değeri gözden geçirmeli ve maddi olarak ta bu kadar yük etmemeliyiz böyle başarısızlıkla üstümüze. Ve bizim verdiğimizin karşılığını da futbolcu arkadaşlarımızın vermediğini de aklımızdan çıkarmamalıyız. Sorumluluk sahipleri de hesap vermeli ve başarısızlığın muhasebesi yapılmalıdır.

Türk gençleri spora yönlendirilmeli ve milli ve manevi kültürümüzle yoğrulmalı ve ortaya harika bir nesil çıkarılmalıdır. Türk gençliği 3,5 milyonluk Galler gençlerinden geri veya eksik değildir. Ve bu millette bir avuç millet kadar sevinmeyi hak edecek durumdadır. Lütfen bu konu hassasiyetle sayın yöneticiler tarafından öz eleştiri olarak değerlendirilmelidir.  Selam ve muhabbetlerimi sunuyorum ey okur, gençlik bizim geleceğimiz ve tüyü bitmemişin hakkı için de halk ve yöneticiler olarak artık adım ve adımlar atılmalıdır diyorum. Kazanan ülkemiz ve Türk gençliği olacaktır, kaybeden Türk gençliği ve milleti olduğu gibi.

Önceki ve Sonraki Yazılar