Yeniden Refah Partisi (YRP) Belediye Meclis Üyesi ve İlçe Teşkilat Başkanı Adil Özcan, Selçuklu Belediyesi Meclisi’nde söz aldı.
Özcan, “Bugün burada, sahadan yoğun şekilde tarafımıza iletilen ve artık ciddi mağduriyetlere yol açan bir konuyu dile getirmek üzere söz almış bulunuyorum. Belediyemizde inşaat ruhsat süreçlerinde yaşanan gecikmeler, hem müteahhitlerimizi hem de arsa sahiplerimizi doğrudan etkilemektedir. Evraklarını eksiksiz şekilde tamamlayan vatandaşlarımızın dahi ruhsat alabilmek için aylarca beklemek zorunda kalması kabul edilebilir değildir. Sürecin 6 aya kadar uzaması, yatırımları adeta durma noktasına getirmektedir” ifadelerini kullandı.
“Tüm paydaşlar mağdur edilmekte”
Bu durumun yalnızca ekonomik kayıplara değil, aynı zamanda ciddi bir güven kaybına da yol açtığının altını çizen Özcan, “Özellikle belirtmek isterim ki bu gecikmeler sadece bir tarafı değil sürecin tüm paydaşlarını mağdur etmektedir. Müteahhitler projelerini başlatamazken, arsa sahipleri de hak ettikleri kazanca ve planlamaya ulaşamamaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik kayıplara değil aynı zamanda ciddi bir güven kaybına da yol açmaktadır” şeklinde konuştu.
“Bürokratik sürece dönüşmesi kabul edilebilir değildir”
Özcan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bununla birlikte, başvuru evraklarında yer alan beton kalibraj ölçüm değerleri doğru olmasına rağmen, zaman zaman sehven yapılan küçük yazım hataları dahi bugün büyük bir soruna dönüşmektedir. Daha önce bu tür basit hatalar, ilgili personelin paraf ve imzasıyla kısa sürede düzeltilebilirken; bugün bu hatalar doğrudan bakanlığa sevk edilmekte ve süreç tamamen başa sarılmaktadır Bu durum ortalama 1,5 ila 2 ay gibi ciddi bir zaman kaybına neden olmakta, hem müteahhitlerimizi, hem yapı denetim firmalarını, hem de sürecin tüm paydaşlarını zor durumda bırakmaktadır. Basit bir maddi hatanın bu denli uzun ve zahmetli bir bürokratik sürece dönüşmesi kabul edilebilir değildir.”
“Yatırımcı firmaların ilçemizde proje yapmalarını olumsuz etkilemektedir”
Sürecin ciddi zaman kaybına neden olduğunu şu sözlerle anlatan Özcan, “Tüm bu zaman kayıplarına rağmen belediyemizin şuanda yapmak istediği ruhsat ekleri projelerin hepsinin aynı anda belediye sistemine yüklenmesi talebi bize zaman kazancı değil zaman kaybı olarak geri dönmektedir. Mimari proje ile statik mekanik ve elektrik projelerinin aynı anda yüklenmesi ruhsat süresince 2-3 aylık bir süre kaybına sebebiyet vermektedir. Mimari projenin kontrol sürecinde çizilen bu projelerin takım halinde yüklenebilmesi için tüm proje sürecinin önden tamamlanması gerekmektedir. Mimari çizilmeden statik proje statik proje çizilmeden elektrik ve mekanik projelerinin nihai sonuca ulaşması mümkün değildir. Bu işleyiş bize ciddi bir zaman kaybına neden olup yatırımcı firmaların ilçemizde proje yapmalarını olumsuz etkilemektedir” diye konuştu.
“Belediyemizin yetersiz olduğu açıkça görülmektedir”
Bu durumun; hak ediş süreçlerinde yaşanan aksaklıkların, yüklenici firmaların yaptığı işin karşılığını zamanında alamamasına neden olduğunu ve sektörde ciddi bir tıkanıklık oluşturduğunu söyleyen Özcan, “Daha önce belediye bünyesinde çözülebilen yapı denetim ve laboratuvar süreçlerinin bugün doğrudan bakanlığa yönlendirilmesi de süreci uzatan önemli bir etkendir. Yerelde çözülebilecek işlemlerin merkezi sisteme taşınması, bürokrasiyi artırmakta ve zaman kaybına sebep olmaktadır. Tüm bu sorunların temelinde ise kalifiyeli personel noktasında belediyemizin yetersiz olduğu açıkça görülmektedir. Artan iş yüküne rağmen kalifiyeli teknik ve idari personelin bulunmaması, mevcut personelin çalışma saatlerindeki liyakatsizliği sürecin sağlıklı ilerlemesini engellemektedir” dedi.
“Geciken her ruhsat, duran bir yatırımdır”
Özcan, yetkililere çağrıda bulunarak, şu ifadelere yer verdi:
“Vatandaşlarımızı, müteahhitlerimizi, arsa sahiplerimizi ve proje müelliflerimizi mağdur eden bu sürecin hızlandırılması, kalifiyeli personel eksikliğinin ivedilikle giderilmesi ve basit maddi hataların yerinde hızlıca düzeltilebilmesine imkân tanınması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki geciken her ruhsat, duran bir yatırımdır. Geciken her hak ediş ise mağdur edilen bir emektir. Bu sorunların bir an önce çözülmesini temenni ediyorum.”