Bugünlerde Kapalıçarşı esnafının da, yastık altı yatırımcısının da gözü kulağı küresel kriz noktalarında. Salı günü itibarıyla ons başına 4 bin 800 dolar seviyelerine sıkışan altın, yönünü bulmak için adeta bir kıvılcım bekliyor. Özellikle ABD ile İran arasında Pakistan’da kurulan müzakere masasında yaşanan tıkanıklık, piyasalardaki tansiyonu fena halde yükseltmişti. Ancak taraflardan arka arkaya gelen yeni görüşme sinyalleri, piyasaların üzerine çöken o ağır ve gergin havayı bir nebze olsun dağıttı.
Yakın geçmişi bir hatırlayalım; ocak ayının sonlarında 5 bin 415 dolara kadar fırlayan ons altın, krizin derinleştiği 26 Mart tarihinde 4 bin 400 dolarlara kadar çakılarak hepimize soğuk terler döktürmüştü. Savaşın patlak vermesinden bu yana yaşanan o sert yüzde 8'lik değer kaybının arkasında aslında çok net bir tablo yatıyor: Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması!
Bu kritik darboğaz, küresel ticarette tarihi bir enerji arz şokunu tetikleyerek merkez bankalarının masasına "faiz artırımı" seçeneğini yeniden getirdi. Finansal stres ve enflasyon korkusu arttıkça, güvenli liman altın da ister istemez bu ağır makroekonomik baskının altında kaldı.
Tam da yatırımcının kafası karışmışken, küresel finansın iki dev kurumundan ardı ardına dikkat çeken açıklamalar geldi. HSBC Döviz ve Emtia Stratejisti Rodolphe Bohn, altının kısa vadeli kaderinin doğrudan Orta Doğu'da atılacak barış adımlarına bağlı olduğunu açıkça ilan etti.
Eğer bölgede düşmanlıkları bitirecek bir ateşkes gelir ve Hürmüz Boğazı resmi olarak gemi trafiğine açılırsa, petrol fiyatlarındaki düşüşle beraber finansal stres de hızla sönümlenecek. Bohn, bu denklem sağlandığında enflasyon korkularının hafifleyeceğini belirterek, "Orta ve uzun vadede altın konusunda yükseliş beklentimizi koruyoruz" müjdesini verdi.
Bir diğer piyasa yapıcı güç Standard Chartered ise kısa vadedeki riskleri kabul etmekle birlikte, asıl büyük hareketliliğin yılın ikinci yarısında başlayacağına inanıyor. Analistlerin masaya koyduğu resmi projeksiyonlara göre; ons altın fiyatları ikinci çeyrekte ortalama 4.605 dolar, üçüncü çeyrekte ise 4.850 dolar bandında seyredecek.
Bu veriler ışığında, içeride gram altının yönü de doğrudan bu küresel rüzgarlara göre şekillenecek. Güncel Kapalıçarşı tabelalarına baktığımızda gram altının 6.918 TL civarında el değiştirdiğini, çeyrek altının 11.461 TL, cumhuriyet altınının ise 45.620 TL satış fiyatıyla vitrinleri süslediğini görüyoruz.
Jeopolitik satranç tahtasında hamleler anlık olarak değişirken, 10 bin TL beklentisiyle pusuda bekleyen yatırımcı için sabır sınavı henüz bitmiş değil. Küresel barış sinyallerinin ve merkez bankalarının atacağı adımların altının asıl rotasını çizeceği bu kritik süreçte, günlük dalgalanmalara kapılıp panik kararları almak en büyük hata olabilir.