Sevinç Bir Seçimdir
Sanırım modern zaman yanılgılarının en büyüklerinden biri mutluluğun, başımıza gelen bir şey olduğunu sanmamızdır. İyi bir olay olmuştur mutlu olmuşuzdur. Sevdiğimiz arkadaşlarımızla buluştuğumuzda huzurlu hissetmişizdir. Hayatımızdaki insanı gördüğümüzde seviniriz. Bir sokak hayvanını besleyip kendimizi iyi hissederiz. Sanki bütün bunlar dünyanın bizim başımıza tesadüfler sonucu getirdiği birtakım olaylarmış gibi.
Oysaki bundan 350 yıl önce yaşamış Spinoza, bu düşünceyi temelinden sarsacak bir fikir ortaya atmıştır. O da sevincin bir sonuç olmadığı ve var olma gücümüzdeki artışın ta kendisi olduğunu öne sürüyor.
Burada aslında başta kendime sormak istediğim konu şu: Seni güçlendiren ne?
Spinoza’ya göre bu sorunun cevabı: Conatus. Yani var olma çabası. Hayatında var olma adına göstermiş olduğun çaba seni güçlü kılan tek kavram. Ve bu kavramın anlaşılması da sevinç düzeyinde artışa sebep oluyor. Örneğin çok arzu ettiğiniz o işi başardınız. Çalışırken sanki zaman su gibi akıp gidiyor. İşte bu, var olma gücünüzün zirve yaptığı andır. Spinoza’ya göre bunun adı “Etkin Sevinç”tir. Çünkü bu dışarıdan bir yönerge ile yapılan bir davranış değildir. Aksine içsel gücünüzden aldığınız bir tatmindir. Özgür irade de burada devreye girer fakat iradenin ne kadar “özgür” olduğuna emin olmakta fayda görüyorum.
Çünkü özgürlük “ben bunu böyle yapmak istiyorum” demek değildir. Yaptığın şeyi neden istediğini bilmektir. Kendi doğana uygun yaşadığın her an özgürsün. Balık, karada yaşamaya mecbur bırakıldığında özgürlüğü elinden alınmış olur ve tutsaktır.
Peki, duygularımızın kölesi olmaktan kurtulup nasıl özgürleşebiliriz?
Spinoza buna der ki öfke, kıskançlık, korku gibi duygular bizleri esir alırlar. İçimizdeki var olma gücümüzü azaltırlar. Bir yangının neden çıktığını anlayabilen itfaiyeci, yangından korkan birinden daha özgürdür. Çünkü neyle karşılaşacağını iyi bilir.
Sevinçli Olmak Bir Ahlak Meselesidir.
Belki de Spinoza'nın en çarpıcı ve okuyucuyu 350 yıl geçmiş olmasına rağmen sarsan fikirlerinden biri de şudur: “İyi olduğumuz için mutlu olmayız, mutlu olduğumuz için iyi oluruz.”
Yani var olma gücünde artışa neden olan şey iyidir, azaltan ise iyi değildir.
Aslında tüm meseleyi özetleyecek olursam karmaşık gibi gözükse de bu çok basit bir kural: Yaşam, hayatında sevincini artırabilme sanatıdır. Ve bu sevinç beklenen, beklendiğinde gelen bir şey değildir. Üzerinde emek harcanan, gerektiğinde ilmek ilmek dokunan, tek tek inşa edilen bir şeydir. Bu yüzden de değerli ve hayatidir.
Hayatınızda sevincinizi artıran o şeyleri bulabilmenizi dilerim…