Farklı işletim sistemleri
Kendinizi geliştirebilmeniz için farklı tercihler yapabilmelisiniz, farklı seçeneklerin olduğunu görebilmelisiniz. Buna çok güzel bir örnek var...
Windows bilgisayarların mavi ekran verdiğini biliyoruz. Sadece Windows kullanan birisi Windows'un mavi ekran verdiğini düşünmez. Bilgisayarın mavi ekran verdiğini düşünür. Bilgisayarın sorunu olduğunu düşünür. Ne zaman iOS veya Mac kullanır, o zaman anlar bilgisayar değil işletim sistemi böyleymiş.
Zihnimizde doğru bildiğimiz her şey bizim hayatımızı yaşayış biçimimizle alakalı doğrular. Hayatın kendisiyle ilgili değil. Deneyimlemediğimiz çok farklı yaşam modelleri var. Farklı işletim sistemleri var. Seyahat ettiğinizde veya başka kültürlerden bir kitap okuduğunuz zaman ne kadar farklı bakış açıları var, ne kadar farklı yaklaşımlar var.
Kendinizi geliştirmek için yaşadığınız o küçük dünyanızı genişletmeniz ve seçeneklerin çok olduğunu görmeniz ve bundan başka çarem yok düşüncenizi yok etmelisiniz. Her zaman hayatınızı değiştirebilme gücünüz olduğunu bilin. Öğrenilmiş çaresizliğinizden çıkmanız yeterli. Zihninizde yer alan doğru kabul ettiğiniz bilgiler sizin farklı seçenekleri görmenizi engelliyor. Bu zihnin içerisinde düşünüp durdukça yeni yollar keşfetmeyeceğiz.
Yeni yollar keşfetmenizin tek bir yolu var, bunu çok güzel anlatmışlar. Kaygıyı taşımanız gerekiyor. Kaygıyı hissetmeyi öğreneceksiniz. Çünkü yeni bir şeyler denediğiniz zaman farklı bir işletim sistemine geçtiğiniz zaman kitleneceksiniz. Androidden iOS'a geçtiğiniz zamanı düşünün. Windows XP kullanırken bir anda Mac kullandığınızı düşünün. Bu belirsizlik hayatın her noktasında var. Dolayısıyla siz kaygı taşıma kapasitenizi genişletebilirseniz ancak farklı bir şeyler yapabilme ihtimaliniz olur. O zaman "Ben zaten belirsizliği taşıyabiliyorum" dersin.
O zaman başka bir yol, başka bir işletim sistemi deneyebilirim hayatımda.
Böyle bakarsanız belki de çok daha fazla seçeneğiniz olduğunu fark edeceksiniz.