Konya
Açık
-0°
Aksaray
Açık
-1°
Karaman
Açık
-1°
Ara

Aidiyet Üzerine

YAYINLAMA:

İnsan doğası gereği yaşamında hep bir yerlerde var olma peşindedir. İşinde, evinde, ilişkisinde, arkadaşlarında, mahallesinde bulunan çiçekçide bir tanıdıklık hissi arar. Peki, insanlığın bu hissi doğuştan gelen, kadersel bir yol mudur yoksa bilinçli tercihlerimizin bizleri götürmüş olduğu bir durak mı? Bugün konumuz: İnsanlar ve ait olma hisleri olacak.

Hayatımızın farklı dönemlerinde bir yerlere bağlanırız, bazı yerlerden sessizce uzaklaşırız. Bazen “buraya ait değilim galiba ya” diye düşünürüz, bazen de hiç tanımadığımız, yeni girdiğimiz bir ortamda garip şekilde bir huzurlu hissederiz kendimizi. Belki de bu hissettiklerimizin sonucunda yaşananları kadere bağlarız. Peki ya bunlar kaderin bir oyunu değil de insanın iç huzurunu korumak için verdiği kişisel bir kararsa? Evet, aidiyet duygusunun bir seçim olduğunu düşünüyorum. Doğduğun ev kaderin olabilir ama o eve ait hissetmek ya da hissetmemek senin seçimindir.

Tam da burada Jean-Paul Sartre’nin şu tezi devreye giriyor. Sartre diyor ki “İnsanın özü önceden belirlenen bir kuralla işlenemez; yapmış olduğu seçimler şu anki insanı doğurur.” Başka bir değişle insan önce dünyaya gelir sonrasında kim olduğuna karar verir. Mutlu ve iç huzuru yüksek kişilere baktığımızda ortak bir yön görürüz aslında. Olmak istedikleri yerleri zoraki değil kendi seçimlerinin sonucu olarak seçmişlerdir.

Sonuca baktığımızda aidiyet duygusu bir zorunluluktan doğmaz. Bu bilinçli tercihlerimiz neticesinde şekillenen istençli davranışlardır. Hem istençli hem istikrarlı. Bazen insan bir fikre aidiyet geliştirebilir, bir şehre, bir insana ait olmayı seçebilir. Çünkü aidiyet duygusu mevcut dış dünya dayatmalarından çok içsel bir dürtüdür ve bu da insanın kişilik gelişimine basamak olan bir adımdır. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde olduğu gibi.

Peki, size bir soru: İnsan gerçekten ait olduğu yerde mi huzuru bulur? Yoksa huzuru bulduğu yere aidiyet mi geliştirir?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *