N’olacak sizin bu cahilliğiniz?
Evet, yanlış okumadınız. Bu bir öfke ya da yaşanılmış duygu durum bozukluklarının sonucu olarak kaleme alınmış bir yazı değil. Sezen Aksu’nun da dediği gibi: "Bu yalnızca sitem".
Cahillik aslında kelime anlamıyla bilmeyene verilen bir isim olsa da bu mevzu o kadar basit bir olay değil. Cehalet ya da cahillik kavramını günlük yaşamda biraz üstünkörü kullandığımızı fark ettim. Yani bilmeme eyleminden dolayı kimseyi suçlayamadığımızın farkında olsak da toplum olarak cehaleti bir suçlama, yergi sözcüğü olarak fazlasıyla kullanmaktayız. Burada biz cehaleti istenmeyen durum, sinir bozuculuk gibi görsek de aslolan elbette bu değil. Çünkü cahil olduğunuz konuda, o konuyu öğrendiğinizde cehaletin geçmesi gerekir. Bu da kızılması gereken bir şey değil. Burada olay aslında bir kavram kargaşasının olması. Bunun sebebi cehaletin rütbelerini bilmemekle alakalı olduğunu düşünüyorum.
O yüzden tek bir cehalet kavramından bahsedemeyiz. İlk adım basit cehalet; öğrenilebilir ve geçici olan cehalet (en masumu) diyelim. İkinci adım Osmanlıcadan alıntı yaparak cehli mürekkep; yani öğrenebilecek kadar okumuş ama bilmemekte ısrarcı bir cehalet. Ve maalesef günümüzde sesleri o kadar yüksektir ki kendi cahil seslerinden başka bir melodiyi duymayı reddederler. Belki dönüşebilirler toplum önünde rezil olarak, küçük düşerek ders alabilirler tabii ama sayıca azlıkları yadsınamaz bir gerçek sanırım.
Bu cehaletin bana göre en rahatsız edici yanı da karakter cahilliği. Bu durum aslında Arthur Schopenhauer’un Edinilmiş karakter yapısının karanlık bir örneği olabilir. Yani insanların yaşamları içerisinde dünya uğraşlarıyla kazandığı övünülen ya da karaktersiz olarak yerilirken edinmiş olduğu karakter yapısı - Gerçi hangi karakter? Bu bir zekâ meselesi değil. Bu tam olarak cehaletin konfor salınımının en yüksek olduğu alanlardan birisi. İnsan her şeyi biliyor gözükebilir fakat iş sorumluluğa geldiğinde ortada kimse yok. Kendi fikrini bile savunamayanların başkalarını yargılaması da ancak bu kadar ironik ve yıkıcı olabilirdi zaten.
Sahi, şimdi n’olacak sizin bu cahilliğiniz?