Bir bayrak, bir ülke
Birazdan anlatacağım ülke, olaylar tamamen hayal ürünüdür!
X adında bir ülke düşünün. O ülkede vatandaşsınız. Üniversiteyi bitirmişsiniz, sınavlardan yeterli puanları almışsınız, bin bir emek sarf etmişsiniz ve memur olmak istiyorsunuz. Ama ailenizde uyuşturucu ticareti yaptığı iddia edilen (bakın yaptığı demiyorum, dikkat edin) bir şahıs olduğu için memur olamıyorsunuz. Aileden dediysek "dıdısının dıdısı" denilenlerden. Sizin, iddia edilen ticaretle alakanız olmadığı halde, mülakatı geçemiyorsunuz. Ancak, uyuşturucu ticareti yaparak terör örgütüne maddi kaynak sağlayan biriyle kendi rızasıyla evlenmiş bir kişi X ülkesinde milletvekili olarak meclise girebiliyor.
Bu sadece bireysel bir mağduriyet mi dersiniz? Değil. Aynı zihniyet, ülkenin tepesinden tırnağına karşına çıkıyor...
X ülkesinde iktidar kanadı cezaevlerinde tutuklu bulunanlara yönelik yasa düzenlemesini gündeme getiriyor. Günlerce, haftalarca bu konu üzerine konuşuluyor. Muhalefet "yok, olmaz, istemezzük" diyor. Düzenleme meclise geliyor, iktidar kanadı tam kadro bir vaziyette düzenlemenin yasalaşması için mecliste yer alıyor. Muhalefetten de zahmet edip meclise gelen vekil sayısı oldukça az. Soruyorsun bir vatandaş olarak "neden yoksunuz, size muhalefet olma görevi vermedik mi" diye, "yahu zaten bunlar mecliste çoğunlukta, biz muhalefetimizi konuşarak yaptık, ret oyu versek ne değişecek" diyorlar.
Yasama organındaki bu rahatlık, sokakta ve gündelik hayatta da başka bir biçimde karşına çıkıyor.
Yaşadığınız X ülkesi geçmişte sorunlar yaşadığı bir ülkeyle "açılım sürecine" girmiş, "normalleşme adımları" atmış ve o ülkeyle milli maç oynanacak. "Dost ve kardeş ülke" dediğiniz Y ülkesinin bayraklarıyla stada geliyorsunuz. "Bu provokasyondur" gibi bir gerekçeyle Y ülkesinin bayrakları sizden alınıp çöplere atılıyor. Ömrü hayatınızda karakol yüzü görmemişsiniz ama sırf bayrakla maça geldiniz diye "Milli maça davet edilen ülkenin liderine, yöneticisine suikast düzenleyebilir" gibi bir suçlamayla nezarete alınıyorsunuz. Siz bunu yaşarken, aynı ülkede örgüt paçavralarıyla meydanlarda toplanan çok sayıda kişi örgüt lehine hep bir ağızdan sloganlar atıyor, ses seda yok.
Hukuk ve güvenlik "esnerken", hayatın daha 'basit' alanlarında da aynı refleksi görüyoruz.
X ülkesinde "pandemi" olmuş, kolonya fiyatları artmış. Deprem olmuş, konteyner fiyatları artmış...
Bütün bu örnekler bir soruyu önümüze koyuyor...
Siz şimdi böyle bir ülkede iktidarın, muhalefetin ve hatta vatandaşların "vatan, millet, bayrak" söylemlerine inanır mısınız, ne kadar inanırsınız?
Neyse ki böyle şeyler Türkiye'de olmadığından, kafamızda böyle soru işaretleri yok Allah'a çok şükür...
Bak, Nusaybin'de bir olay oldu, her yer kırmızı beyaz! Maşallah...
Esenlikler...