Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Cumartesi neşesi

TEMEL VE ÜSTÜN ZEKASI

Temel bir gün İstanbul'dan memleketi Trabzon'a döner ve kahvehaneye koşar. Arkadaşlarının oturduğu bir masaya yanaşır ve heyecanla konuşmaya başlar:

- Ula uşaklar gelun size bi şey anlatacağum.

Arkadaşları heyecanla Temel'in etrafına toplanır ve sorarlar;

- Ula Temel ne oldi?

Temel cevap verir;

- Haçan uşaklar ben çok akilliyim. İstanbul'dan geluken şoföri kandurdum.

- Laa nasi kandurdun?

-Haçan ben geluken gidiş donüş bileti aldum... Ama geri donmiceğum...

768

Karadenizlinin biri canı fotoğraf çektirmek istemiş. Ama vesikalıklarda gerçek güzelliğinin fark edilmediğini bildiğinden, fotoğrafçıya gitmiş konuşmuş:

- Fotoğrafimu çekeceksun daa, yalniz vesikaluk olmayacak!

- Tabi efenim, 24 çarpı 32'ye ne dersiniz peki?

- 768 derim de, punin konimuzla ne alakasi var idur?

 

ZENGİN VE DİLENCİ

Zengin bir adam bir galeride çok güzel bir spor araba görmüş... Arabanın fiyatı 50.000 dolarmış. Adam galeri sahibine gitmiş "Su an yanımda 49 bin 990 dolar var bunu kabul ederseniz hemen satın almak istiyorum" demiş... Ancak galeri sahibi inatçıymış. 50 bin dolardan bir cent bile aşağı olmaz diye tutturmuş... Adam ne kadar dil döktüyse galeri sahibini ikna edememiş... Bunun üzerine adam oradan ayrılmış. "10 dolar hemen nereden bulacağım" diye sokakta yürürken köşede bir dilenci görmüş... Hemen yanına gitmiş:

"Biliyorum sen de burada zar zor para topluyorsun ama 10 dolar istesem verir misin?" demiş... Dilenci "Neden?" diye sormuş... Adam "bir spor araba alacağım da" demiş...

Bunun üzerine dilenci şöyle bir bakmış, sonra adama çıkarıp 20 dolar vererek şöyle demiş:

"Bir tane de bana al

İKİ AFACAN

Mahallenin iki afacan kardeşi tüm mahalleliyi bıktırmış. Sürekli ana-babalarına şikayet geliyor mahalleliden. Kırılan camların, kuyruğuna teneke bağlanan kedilerin,lastigi indirilen arabaların sorumlusu hep afacan kardeşler. Ana-babası usanıp bu durumdan kilisenin papazına anlatırlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocukları

konuşayım" der. Çocukları gönderirler. Papaz önce büyük oğlanı çağırır. "Söyle bakim evladım,Tanrı nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladım söylesene Tanrımız nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz ısrarla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konuşsana be çocuk nerde Tanrı?". Çocuk aniden fırlar, kiliseden koşarak kaçıyorken seslenir kardeşine "kaçalım çabuk!". Eve giderler, odalarına çıkıp kapıyı iyice

kapatırlar,küçük oğlan sorar büyüğüne "neden kaçıyoruz?" Büyük yanıtlar:

"İşte simdi hapı yuttuk, Tanrı kaybolmuş bizden biliyorlar!!!"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.