Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Cumartesi neşesi

Sıcak yaz aylarında evlerinde veya piknik alanlarında haftanın yorgunluğunu atmaya çalışan siz okurlarım için, yüzlerinizi gülümsetecek, sizi bir an olsun neşelendirecek üç fıkra seçtim. Umarım beğenirsiniz.

ZÜPPE SATICIYA KAPAK

Gariban bir köylü şehre inmişti. Büyük bir mağazada iki kişinin karşılıklı oturup konuştuklarını gördü. İçerde bir masa ve üç dört koltuktan başka bir şey görünmüyordu. Merak etti ve içeri girdi:

- Selamünaleyküm ağalar.

- Aleykümselam hemşerim ne istiyorsun?

- Merak ettim acaba burada ne satıyorsunuz?

Köylü ile dalga geçmek isteyen satıcı sırıtarak cevap verdi:

- Eşek satıyoruz.

Köylü de taşı gediğine yerleştirdi:

-Sadece ikiniz misiniz yoksa daha var mı ?

PARA VE YAHUDİLER

İki Yahudi arkadaş bir katolik kilisesinin önünden geçiyormuş. Kilisenin duvarında, katolik olmayanlara hitap eden büyük bir afiş asılıymış:

“ Bize gelip katolikliği kabul ederseniz hemen 30 bin dolar nakit para alacaksınız! ”

Yürümeye devam eden iki arkadaş bu teklifin ciddi olup olmadığını tartışmaya başlamış. Bir hafta sonra, aynı kilisenin önünde yeniden buluşmuşlar ve biri diğerine sırrını açmış:

“ O teklifin ciddi olup olmadığını hala merak ediyorum. ” Bunun üzerine arkadaşından küçümser bir tavırla şu cevabı almış:

“ Ah siz yahudiler, aklınız fikriniz para! ”

ÇAKAL TERCÜMAN

Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:

"Para nerede?"

Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:

"Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum."

Tercüman tercüme etti:

"Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş."

Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:

"Şimdi sor bakalım, para nerede."

Tercüman işaretle sordu:

"Para nerede?"

Sağır-dilsiz kan ter içinde, işaretle yanıt verdi:

"Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda iki yüz bin dolar var."

"Ne söyledi?" dedi baba.

Tercüman yanıtladı:

"Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g.t istermiş."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.