Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Babalar Günü ardından

17 Ağustos Gölcük depreminde babasını kaybeden bir çocuğun “Babalar Günü”nde babasına yazdığı bir şiir. Çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim.

“17 Ağustos depreminde,

Annemi ve seni kaybettikten sonra,

Özel günleri unutmuştum baba.

Ama şimdi tekrar hatırladım

Bugün babalar günüymüş!

Nereden öğrendin dersen,

Çiçekçilerde ayrı bir hazırlık

Çarşı pazar bilsen bir kalabalık.

Bende, belki sizi hayalen görürüm diye,

Koştum geldim, özel günlerde

Ailecek beraber oturduğumuz,

Sizi benden ayıran apartmanın

Tam karşınındaki yeşil parka.

Kenarda duran banka oturmuş

Ben sizi düşünürken baba,

Beni emin bilmiş olacak ki,

Yanıma yaklaştı küçük bir çocuk.

Gözleri nemli ve titrek bir sesle,

'Bende oturabilir miyim abi?' dedi.

Buyur dedim. Teşekkür ederek,

Benim adım Ali dedi,

Ve başladı anlatmaya

Uzun hikâye işte.

Babasını tanımıyor,

O küçükken, babası evi terk etmiş

Annesi benden bu kadar diyerek,

Yeniden evlenip uzak şehre gitmiş.

Bunlar iki kardeş sokakta kalmış

Zavallının bakımsızlıktan,

Üstü başı kir,

Rengi de sapsarı olmuş.

Parkları, köprü altlarını mesken tutmuşlar

Muhanete muhtaç olmamak için,

Çöpten topladıkları ekmeği yiyip yatmışlar.

Ve en önemlisi, bu da geçer ya-hu diyerek

Acıları, çileleri hep içlerine atmışlar

Omuz omuza vererek birbirlerini avutmuşlar.

Hani baba hep derdinya sen,

''Aman oğul dikkat edin, çevrede hırlıda var, hırsızda var''  diye.

O zaman pek anlamazdım ne demek istediğini,

Ama şimdi daha iyi anlıyorum baba.

Çünkü Ali'nin abisi hırsızların iftirasına kurban gitmiş.

Sorgu sual derken, zavallının üç yılı hapiste bitmiş

Ali'de abim suçsuz amcalar diyerek,

Çevreden yardım talep etmiş!

Ama nafile…

Sonuç mu, hala haber yok

Ben suçsuzum abi dese de, idarenin karnı tok

İşin kahreden yönü ne biliyor musun baba,

Kötülerin şerrinden

Ali'nin abisinin lehinde şahitlik edecek

Bir tek er kişi yok.

Ali'de çekiyor yokluk içinde yok.

Biz Ali ile sohbet ederken baba,

Önümüzden bir çocuk geçiyor

Babasının elinden tutmuş,

Belli ki mutluluktan dünyayı unutmuş.

Ablasının da bir elinde hediye paketi,

Diğer elinde çiçek var.

Bir zamanlar annemle sana aldığımız gibi

Üzerinde ''babalar günün kutlu olsun '' yazıyor.

Biz de gıpta ile onlara bakıyoruz baba

Çünkü ben annemi ve seni vakitsiz kaybettim

Ali ise istenmeyip sokağa terkedilmiş

Anne - baba tarafından unutulmuş bir çocuk.

Yaşını sorarsan, yaşımın yarısı yani on buçuk

Ali'yi tanıyınca sizi daha çok özledim baba.

Çünkü siz beni asla terk etmediniz,

Sizi benden deprem ayırdı.

Ama Ali'nin durumu farklı

Onun hem annesi, hem babası yaşıyor

Zavallı istenmediği için, onlara kavuşamıyor

Her ne olursa bunda da bir hayır vardır derdin

Demek babalar gününde de hayır varmış baba

İyi ki gelmişim buraya, yoksa siz mi çağırdınız?

Çünkü Ali gibi saf ve temiz bir arkadaşım oldu.

Nasıl olsa imkânımız var, paylaşmak ta güzeldir.

Zaten paylaşınca tok, bölününce yok olunur

Artık bana, Ali için ağabeylik yapmak zorunludur

Bir babalar günüde böyle geçti işte, baba

Sen vesile oldun bir Ali kurtuldu ama

Belki geride binlerce Ali var.

Uzanacak emin bir el arar

Bu günlerden habersiz,

Yaşıyorlar sokaklarda,

Çaresiz, çaresiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.