Çevreyi kirleten evciller...

Geleceğimize daha güzel, daha yaşanabilir bir dünya bırakmak elimizde...
 
Bu yüzden ki iklim değişikliği ile mücadele etmek gibi bir sorumluluğumuz ve dahi zorunluluğumuz var...

 
Mücadele etmeliyiz ki, bize yettiği kadar, bizden sonrakilere de bırakılacak bir dünyamız /yüzümüz olsun...
 
Yapmamız gereken çok basit!
 
Haydi, gelin, dünyaya ve dahi iklime zarar veren tüm alışkanlıklarımızı hep birlikte bir kenara bırakalım...
 
Bırakalım çünkü gelecek nesillere miras bırakabileceğimiz sadece bir dünya var…
 
Lütfen bakın çevrenize…
Yaşadığınız haneden tutun da, işyerlerinize, tarla tabanınıza varıncaya inceleyin…
 
Doğduğunuz, yaşadığınız köyü, ilçeyi, ili, ülkeyi ve dahi dünyayı akıl-gönül süzgecinizden geçiriverin…
 
Sonra gördüklerinizi zihninizin bir köşesine yazıverin…
 
Güncel ifadeyle;
 
‘Çevreye Saygı’,
‘Çevreye Duyarlılık’,
‘Çevre Bilinci’,
‘Çevreyi Koruma Bilinci’ vs. vs. vs. birçok kelime dolaşır âlemde…
 
Birçoğumuz masaya dayanarak konuşur çevre hakkında, ahkâm keser birçoğumuz çeşitli sözlerle özden uzak!
 
Öncelikle ‘çevre’ nedir bilmemiz, öğrenmemiz, özümsememiz ve dahi bu minvalde hareket etmemiz gerekir…
 
Aksi halde anlatsak ta, yazsak ta, söylesekte sirayet etmez!
 
Çevreye dair şiirler dizsek, türküler çığırsak, makaleler kaleme alsak, kitaplar yazsak boşuna!
 
Kaldı ki yıllardır sayısız çalışmalar yapılır, öze sirayet etmeyen!
 
PARKLAR ÇÖPLÜĞE DÖNMÜŞ!
 
‘Parklar çöplüğe döndü’ başlıkları ile haberler vardır gazetelerde…
  
Ne acı değil mi?
 
Nerede? Diyenleriniz olacaktır…
Nerede olduğunun hiç mi hiç önemi yok, her yerde nerdeyse…
Çünkü yok birbirimizden farkımız!


 ‘SESSİZ KULLAR’ YAPMAZ SİZİN YAPTIĞINIZI!
 
İnanın evcil, evcil olmayan Rabbim ’in sessiz kulları hayvanlar bile bu şekilde kirletmiyor yaşadığı ortamı, çevreyi.
 
Sessiz kullar mı ‘Maskeyi, poşeti, alkol şişelerini,kuruyemiş artıklarını, plastik ve yemek artıklarını savurdu parka, bahçeye?
 
Cevabımız hayır değil mi?
 
Peki, kim bu çevreye duyarsız, insafsız canlılar…
 
Sessiz kulların bile yapmadığını yapanlar, kim bunlar!

 
Hani deniyor ya cümlenin sonunda, ‘Belki bir utanan olur diye yayınlıyoruz’
İnanın hiç sanmıyorum…
‘O pislikleri yere atan canlılarda utanacak yüz ne gezer’ der büyükler…
 
Peki ya sorarım sizlere!
Biz nerede hata yapıyoruz sizce?
Dikilen ağaçları korumamakla,çimleri çiçekleri yolmakla,sokağa pisliğimizi bırakmakla,piknik ve mesire alanlarını rezil bırakmakla,sahilleri kokacak hale getirerek…
Sahi evcil olan insanoğlu mu yapıyor bunları… Yok canım sende…


Önceki ve Sonraki Yazılar