Halk bu yürüyüşe destek vermez

Ülkede ne zaman adaletle ilgili bir sorun çıksa, birisi ya da birileri “anlamsız” sebeplerle hapse atılsa, hep “acaba neler oluyor?” diye düşünmeye başlarım. Bunun örnekleri yakın tarihimizde oldukça mevcuttur.

 

Şimdi bu günlerde de Enis Berberoğlu konusunda aynı şeyleri düşünmeye başladım. Bir kere Enis Berberoğlu’nun neden, ne sebeple, hangi ipuçlarıyla içeriye atıldığını henüz anlayamadım. Yani tüm basın yayın organlarının ifşa ettiği konuda, Enis Berberoğlu’nun “Devlet sırrı ifşası” konusunu anlamak oldukça zor. Her neyse konum bu değil. Bu konuyu muhakkak hukukçular tartışacaktır. Bu olayın ardından apar topar CHP “adalet yürüyüşü” başlattı.

 

Bunun üzerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli açıklamalarda bulundu: “Sandıkta sonuç alamayanların sokağa çıkması, demokrasiden umudunu kesenlerin uygun adımlarla yürüyüşe geçmesi ısmarlama projedir. 15 Temmuz’da doğan milli mukavemeti yıkmak, parlayan millet direncini kırmak ve rövanşını almak için bugünkü yürüyüş kurgulanmıştır. 15 Temmuz’u unutturup 20 Temmuz darbesi uyduran, kontrollü darbe ödevini karanlık odaklardan alanlar kurulmuş ve yola bırakılmışlardır. Bugün yola çıkmak 15 Temmuz FETÖ ihanetine sünger çekmek, hatta alttan alta destek vermek, şühedaya bir kez daha kıymak demektir.” Dedi.

 

Devlet Bahçeli’nin bu yürüyüşle ilgili tespitlerini anlayamayanlar için gerek Kemal Kılıçdaroğlu, gerekse CHP Grup Başkanvekili Engin Altay aslında açıklamalarını yaptılar.

 

Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada cezaevinde bulunan ve PKK’nın yasal partisi konumundaki HDP’nin eşbaşkanı olan Selahattin Demirtaş’la ilgili övgü dolu sözler sarf ederek Demirtaş’ı ziyaret edebileceğini belirtti.

 

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da yaptığı açıklamada “15 Haziran'da başlattığı yürüyüş Enis Berberoğlu için değil, 80 milyon içindir. Tutuklu gazeteciler içindir. 2O Temmuz mağdurları içindir.” Dedi.

 

Yani Altay   “Bu yürüyüş aynı zamanda HDP milletvekillerinin hapishanelerden kurtulması içindir.” Diyor.

 

Engin Altay daha ilginç olarak “Gün gelecek, bu evraklar, bu dosyalar nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanacaktır.” İfadesini paylaşıyor.

 

Burada ilginç olan şu: Altay’a göre Cumhurbaşkanı Erdoğan savaş suçlusu olarak yargılanacak. Peki, şu anda Türkiye nasıl bir savaşın içerisinde?

 

Bugün Türkiye, PKK’ya karşı, FETÖ’ye karşı bir savaş veriyor. Dolayısıyla da bu terör örgütlerini piyon olarak kullanan emperyalizme karşı bir savaş veriyor. Bu savaşta millet olarak, PKK’nın, FETÖ’nün ya da ülkemiz üzerindeki emellerine ulaşmaya çalışan emperyalizmden yana olabilir miyiz? O zaman buradaki savaş suçu nedir?

 

Bu “adalet” yürüyüşü, eğer Kılıçdaroğlu ve Altay’ın açıklamalarından yola çıkılırsa amacı itibariyle Devlet Bahçeli’nin açıklamasının ne kadar yerinde olduğunu göstermiyor mu?

 

Bu yürüyüş eylemi, ülkede adaleti başkalarının sağlamasına yol açabilecek bir eylemdir. Buna halktan bir destek sağlanamayacağı gibi, duyarlı Cumhuriyet Halk Partililer bile bu yürüyüşe destek vermeyeceklerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.