AK Parti ve CHP

Referandum bitti. İktidarın istediği sonuç çıktı. Bundan sonra iktidarın önündeki tüm engeller kalkmış oldu. Artık iktidarın mazeret üretmeden çalışma zamanıdır. Millet olarak iktidar “ne istediyse verdik”. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte de “tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet” düsturu altında iktidarın çalışmasını, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmasını bekliyoruz.

Tabii ki oturup eski defterlerle zaman kaybetmenin sırası değildir. Seçim bitmiştir, hukuki olarak yapılması gerekenler varsa bunlar zaten yapılacaktır. Ve daha sonra birlik ve beraberlik içerisinde, ülke yoluna devam edecektir.

AK Parti’de bundan sonraki süreç yeni sisteme ayak uydurma sürecidir. Bu süreçte, milli düşünenler, ülke menfaatlerini düşünenler, Cumhurbaşkanı gibi düşünenler kalacaklar ve bunun dışındakiler marjinallikleriyle kenara çekileceklerdir.  AK Parti’de bundan sonraki süreç liberalleşme ve kitleselleşme süreci olacaktır.

Şimdi ben bunu yazdım diye muhakkak itiraz edenler olacaktır. Onlara da cevap olsun diye söyleyeyim. Bu saatten sonra liberalleşemeyen bir AK Parti dünya siyasetinde yer bulamaz.

Gelelim CHP kanadına…

Seçimler bitti, sonuçlar açıklandı. Bundan sonraki süreç hukuki süreçtir. Yani itiraz edilecek konular varsa itiraz edilir ve bunu hukukçular takip eder. CHP’nin bugün yapacağı iş artık 2019 seçimlerine hazırlanmaya başlamaktır. Hatta olası bir erken seçime hazırlanılmaya başlanmalıdır.

Sosyal paylaşım sitelerinde seçim sandığı paylaşmakla, oy pusulası paylaşmakla siyasi çalışma yapılmış olmaz.

CHP daha hızlı hareket etmelidir. Eğer genel başkanı sorgulayacaksa, bir an önce kurultayını toplamalıdır. Eğer böyle bir şey yapmayacaksa, hemen yarından itibaren, olası bir erken seçime veya 3 Kasım 2019 seçimlerine hazırlanmalıdır.

Bu referandumdan çıkan sonucu iyi değerlendirmeli ve bunu direk olarak CHP’ye ulamaya kalkarak bir atalete sevk olmamalıdır. Çünkü bu hayır oranının en büyük etkenlerinden birisi doğu ve güneydoğu oyları ise diğeri de AK Parti’nin içerisindeki hesaplardır. Dolayısıyla CHP burada olsa olsa kendi oyunu almıştır. Bunu gözden kaçırmamak lazımdır.

Buna göre değerlendirdiğimizde doğu ve güneydoğuda malumunuz ki CHP zayıftır. Dolayısıyla orada yapılacak çok şey gözükmemektedir. AK Parti içerisindeki hesaplaşmada da eğer bir ayrılık gözükürse bunların yeri de yeni parti olacaktır. Dolayısıyla CHP’nin buradan kendine yontabileceği bir durum ortaya çıkmayacaktır.

Dolayısıyla CHP yarından tezi yok, CHP tabanını diri tutarak, buna ANAP, DYP gibi partilerin liberal kısımlarını da içine katarak büyümeye çalışması bundan sonra izleyeceği yol olmalıdır.

Bu durumda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendi partisini yeniden şekillendirirken CHP de geç kalmamalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.