Emel Şerife Hasçağan

Emel Şerife Hasçağan

Ne olmasa pek güzel olur?

Mübarek Ramazan ayını idrak ederken, bu ayda klişe haline gelen bazı eylemler var. Bu hafta elimden geldiğince bunlara değinmek istiyorum. Diyorum ya hani zaman zaman, “Bunları konuşa konuşa, yaza yaza, azaltarak yok edeceğiz” diye. Bu da o hesaptan…

Ramazan ayında ne/neler olmasa pek güzel olur diye sorsam aklınıza neler gelir? Belki de ucundan kıyısından medya, basın sektörünün içerisinde olduğumdandır; Benim aklıma ilk olarak bazo televizyon kanallarındaki Ramazan programları geliyor. İsim vermeyeyim ama tahmin edersiniz. Garip, tuhaf, acayip, fantastik, enteresan soruların sorulduğu ve yine “Şöyle olursa orucum bozulur mu?” sorusunun yöneltildiği programlarla benim derdim. Belli ki öyle sorular soranlar kafa buluyor. Öyle sorular var ki görüyorsunuz işte, akıllı insan işi mi? Bu iş tutuyor ve tuttuğu için de benim gibi düşünen insanlar her sene aynı programlara maruz kalıyor. Kanal değiştiriyorsun, aynı şey başka mecrada çıkıveriyor karşına. Kaçış yok. “Orucu ne bozar” diye soran şahsiyet bak buradan sana cevap veriyorum; Geçen sene ve ondan önceki sene ve hatta ondan önceki senelerde orucu ne bozuyorsa, hala aynı şeyler orucu bozuyor... Bu birincisi…

İkincisi ise, oruç tuttuğunu söyleyen ve oruç tutmayana dayak atan şahıslar. Gerçi bunlar bu virüs illeti çıktı çıkalı biraz azaldı, pek duymuyoruz. Ama yok olması lazım. Oruç, şiddeti tetikleyen faktörlerden biri değil, tam aksine ne olursa, kim olursa olsun başkasını kırmaktan, incitmekten uzaklaştıran bir ibadettir. Öte yandan Ramazan ayında sadece oruç tutan Müslümanlar değil, gayri Müslimler ve oruç tutmayan Müslümanlar da bu mübarek ayda hayatlarına çeki düzen verir, yaptıklarına dikkat eder. Daha doğrusu etmesi gerekir. Bizim töremizde inanca saygı vardır. İnsan olmak bunu gerektirir.

Üçüncüsü, bizim memlekette hırsızı, arsızı, uğursuzu bile Ramazan ayı geldi mi kendine çeki düzen verir. Alkol tüketenlerin çoğu da sırf Ramazan’a saygısından içmez zaten ekseriyetle alkol bayileri de kapalı olur. Buraya kadar sıkıntı yok. Sıkıntı bunu eleştirende. Derler ki; “11 ay her şeyi yap, sonra kalk oruç tut. 11 ay ağzına Allah kelamı almayan adam niye oruç tutuyor” falan. Bu düşünce doğru değil. 11 ay günah işleyen şahsiyetin bir ay daha günah işlemesini mi isterdiniz kardeşim bu nasıl bir zihniyet? “Günahı kendine bize ne” de diyemiyorsunuz işte. Günah var, günah var yani. Ucu bir şekilde başkasına dokunabilir. Bir ay dokunmayacak işte daha ne?

Köşe yazılarımı takip edenler hatırlayacaktır; Modern zaman aylaklarından bahsetmiştim bir vakit. Şimdi onları ve türevlerini daha net görüyoruz maalesef. Bunların bazıları gayrimüslimlerin bile İslam’a gösterdikleri saygıyı göstermezler. Tehlikenin farkında olmakta fayda var. Bakın sonra uyarmadı demeyin. Onlardan uzak durun, muhabbete girmeyin, ya sabır çekin…

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Ayrıca bu hafta bana gazetede ayrılan köşenin sonuna geldim. İlla bir sosyal medya kullanıcısısınızdır. Paylaşım tavsiyesinde bulunayım; Yazı ile alakalı şu madde veya şu konu da eklenebilir dedikleriniz varsa, bu yazıyı paylaşın ve üzerine fikirlerinizi, yorumlarınızı ekleyin.

Herkesin Ramazan ayının güzel geçmesini diliyorum. Ölüm, zulüm olmazsa haftaya görüşürüz. Sağlıcakla kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.