Uygulanmayan kurallar güveni sarsar
Bu haftayı Ege’de geçireceğiz. Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir Konyalı gazetecilere bir jest yaparak onları Urla’daki Medya İş sendikasına ait tesislerde ağırladı. Bütün bir yıl boyunca çalışan gazeteci arkadaşlarımız 3 günlük bu tatille biraz kafa dinleyebileceklerdir sanırım.
Pazar günü sabah evden yola çıktık. Afyonkarahisar, Uşak üzeri İzmir’e ve oradan Urla’ya geldik. Ancak gelene kadar tabii ki bazı eksiklikleri de maalesef gördük.
Öncelikle ülkemizde kamyon taşımacılığı ile ilgili yollarımız ayrı değil. Mecburen binek otolarımızla, kamyonlar, TIR’lar aynı yoldan seyahat etmek zorundalar. O zaman bu yolları çok daha kontrollü hale getirmek gerekiyor. Bu yollarda birbirini sollamak için “yarışan” iki TIR’ın yaratacağı sorunları görmek gerekir. Sağ şeritte bir kamyon, sol şeritte bir kamyon yan yana mesafelerce giderlerse hem trafiği yoğunlaştırır hem de trafiği tehlikeye düşürür. Dolayısıyla bu tür hareketlere trafik içerisinde müsamaha göstermemek gerekir. Ayrıca şehirlerarası yollarda bir binek otomobille bir TIR’ın yarış halinde olması da çok doğru bir trafik sistemi olmamalıdır.
Bunun dışında şehirlerarası yollarda trafik levhaları en önemli yardım araçlarıdır. Ancak bu trafik levhalarını “dostlar alışverişte görsün” şeklinde yerleştirmek çok doğru gelmiyor. Mesela hız limiti 110 iken yolda ilerliyorsunuz. Bu arada bir müddet sonra birden bir levha çıkıyor hız limitini 90 gösteriyor. 200 metre sonra bir levha daha; hız limiti 70’i gösteriyor. 200 metre sonra bir levha daha; hız limiti 50 oluyor. Bu levhalara uymanın fizik bilimi açısından bile imkanı yok. Ama levhalar var. O zaman bu levhaların ne gereği var?
Aslında yasaları bir bütün olarak değerlendirdiğimizde de karşımıza bu tür aslında teorik olarak doğru olan ancak pratikte kullanılamayan yasalarla karşılaşabiliyoruz. Bu tür yasaları tespit edip, daha işlevsel olan ve pratik yaşamda yeri olan yasaları gündeme getirmek daha gerçekçi olacaktır. Pratik olarak uygulanabilirliği daha çok olan yasalarla Anayasa’yı da rahatlatmak gerekir.
Mesela Milli Eğitim’de “maarif sistemine” geçilmiş. Bunu halihazırda anlayabilmiş değilim. Maarif sistemi ne demek diye baktığımızda bir anlam verebilmenin imkanı yok. Maarif kelime anlamı itibariyle “eğitim sistemi” anlamına gelmekte. Yani “maarif sistemine geçiş” demek kelime anlamı olarak bir şey ifade etmiyor.
Pazartesi günü itibariyle yeni eğitim öğretim yılı başlamış oldu. Geçen seneden farkı ne derseniz bilmiyorum.
Milli Eğitim Bakanlığının açıklamalarına göre bu sene; Velilerin okullara randevusuz olarak girmesi imkanı kayboldu. Zaten yabancı kişilerin okula girişleri tamamen yok oldu. Okul giriş çıkışları kontrol altına alınacak. Yaya ve araç trafiği ayrıştırılacak. Öğrenciler ve öğretmenler sınıf içerisinde cep telefonu kullanamayacaklar. Öğrencilerin sınıf listeleri, fotoğrafları ve kişisel verilerinin sosyal medyada ya da internet sitelerinde paylaşılması yasaklandı. Sınıf annesi uygulaması ve velilerin özel öğretmen seçmelerine izin verilmeyecek. Okullarda kayıt ücreti talep edilemeyecek. Whatsapp ve benzeri mesajlaşma uygulamaları üzerinden ödev veya duyuru verilmesi de yasaklar arasında. İlkokulda sınav ve yazılı uygulaması yapılmayacak. Derslerde geleneksel çocuk oyunlarına ve güvenli etkinliklere yer verilecek. Öğretmenler okul içinde önlük giyecekler.
Yani özetle maarif modeli sanırım bunları kapsıyor. Ama bu açıklananlar geçtiğimiz senelerde de aynı değil miydi?
Mesela her sene başında okullarda kayıt ücreti alınmayacak denilmez mi? Ancak buna uyulur mu derseniz pek de uyulmaz. Aslında genelgelerde bu tür şeyler ne kadar yazılırsa yazılsın pratikte bunların da uygulanması pek de kolay değildir.
İşte aslında baştan beri söylemeye ve anlatmaya çalıştığım budur. Yasalarımızla, genelgelerimizle, talimatlarımızla yaptıklarımız aynı olabilmelidir. Kağıt üzerinde bir takım kurallar koyup daha sonra pratikte bu kuralları uygulayamamak bu yazıların hiçbir anlamı olmadığını sağlamaktadır. Ve de güveni sarsmaktadır.
Hangi konuda olursa olsun, bu trafik için de geçerlidir, eğitim için de geçerlidir. Pratikte olmayanın teoride olması bir anlam ifade etmez.
Dostlukla kalın.