Sizce kim?
Ligin dört haftası geride kaldı.
Gelinen noktada elde var sıfır. Konyaspor camiası bu başarısızlığın suçlusunu arıyor.
Sahi sizce kim?
Kulübü idare edemediği iddia edilen yönetim mi?
Her hafta kadro tercihini yanlış yapan teknik ekip mi?
Yoksa, Napolyon sevdalısı bazı futbolcular mı?
Sahi, sizce kim?
“Hepsi” dediğinizi duyar gibiyim.
Evet, bir kulüpte yönetim, teknik kadro ve futbolcular adeta bir çarkın dişlileri gibidirler.
Bırakın üçünü birden, biri kırıldığında bile büyük gürültüyle aksama yapar.
An itibariyle, bence bu dişlilerin hepsinde sıkıntı var gibi…
Olmasaydı,
Futbol Şube Sorumluluğunda değişikliğe gidilir miydi?..
Olmasaydı,
Teknik ekip, haftalardır ideal 11 arayışını sürdürür müydü?..
Olmasaydı,
Sözleşme uzatma gerekçesiyle bazı futbolculara iltimas gösterilme düşüncesi hasıl olur muydu?.
Evet, bu durum bana, kulakları çınlasın Konyaspor da bir dönem birlikte görev yaptığımız efsane Teknik Direktör Aykut Kocaman’ın sözünü hatırlattı;
“Bir spor kulübündeki başarı ve başarısızlıklardaki en büyük pay yönetimlerindir. Çünkü her şey onların kararları ve tercihleriyle şekillenir.”
Doğru söze hacı emmin ne desin…
An itibariyle Konyaspor da vaziyet bu!
Temennim odur ki, başta yönetim kurulu olmak üzere herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli, bu kötü gidişe son vermek için gereken her şeyi yapmalıdır.
Çünkü, Konyasporumuzdan başka Konyaspor yok.
Son söz olarak da taraftarlara seslenelim.
Bu hafta Trabzonspor maçında takımın her zamankinden çok, sizin desteğine ihtiyacı var.
Gidelim, destekleyelim dahası görevimizi yerine getirelim.
Getirelim ki, hesap sorma hakkını elde edelim.

FİLENİN SULTANLARI AVRUPA’NIN EN BÜYÜĞÜ
Çocukluğumdan beri futboldan sonra en çok sevdiğim branşların başında gelir Voleybol.
Bu sevgimden dolayı Kadın A Milli Takımımızın 2026 CEV Trendyol Avrupa Şampiyonasındaki bütün maçlarını hiç kaçırmadan, adeta ekrana kilitlenip izledim.
Ve her Türk insanı gibi, bize üst üste ikinci kez “AVRUPA ŞAMPİYONLUĞU” sevincini yaşatan Atatürk’ün kızları ile gururlandım.
Onlarla ne kadar övünsek, ne kadar gurur duysak azdır…
Evet, bir Şampiyonluğun hikayesine kısaca değinecek olursak, Filenin Sultanları grup aşamasında beş maç oynadı.
Sırasıyla Letonya, Slovenya, Macaristan ve Almanya’yı yendi. Polonya’ya ise yenilince gruptan ikinci çıkarak 16’ya kaldı.
Bu turda Azerbaycan’ı, çeyrek finalde Almanya’yı, yarı finalde ise Sırbistan’ı saf dışı bıraktı..
Finalde dünya voleybolunda söz sahibi olan ülkelerden İtalya ile eşleşen A Kadın Milli Takımımız, özellikle son iki sette bloklarda, hücumda ve savunmada çok iyi bir oyun sergileyerek maçı çevirip 3-2 kazandı ve “AVRUPA ŞAMPİYONU” oldu.
Filenin Sultanları ayrıca bu başarısıyla 2028 Los Angeles Olimpiyatlarına katılmayı da garantiledi.
Şampiyona sonucunda CEV tarafından oluşturulan rüya takımında, ülkemizden Melissa Vargas ürettiği 195 sayı ile en iyi pasör çaprazı, Zehra Güneş en iyi orta oyuncu, Gizem Örge en iyi Libero ve Derya Cebecioğlu ise en iyi Smaçör olarak yer alıp, ödüle layık görüldüler.
Dünya voleybolunda Türkiye’nin bir marka haline gelmesinde büyük katkısı bulunan baş antrenör İtalyan Daniele Santarelli rüya takım antrenörü, Melissa Vargas ise en değerli oyuncu olarak, tarihe geçip özel ödül aldılar.
Özetle Türk çocuklarına rol model olan Filenin Sultanlarına sonsuz teşekkürler…

ALKIŞLAR İLKE’YE..
Modern Pentatlondaki gururumuz İlke Özyüksel Mihrioğlu, 2028 Los Angeles olimpiyatları için kota almaya devam ediyor..
İlke, yine başarılı bir performans sergileyerek, UIPM Büyükler Dünya Şampiyonası kadınlar finalinde 7. oldu..
Önce Mayıs ayında yapılan Dünya Kupası İkinci etabında birincilik kürsüsüne çıkıp, ülkemize ilk kez Altın madalya kazandırıp tarihe geçen, sonrasında geride bıraktığımız ayda İstanbul’daki Avrupa Şampiyonasında yine Altın madalya kazanarak, Ülkemizin gururu olmaya devam eden Milli pentatletimiz İlke Özyüksel Mihrioğlu, bu kezde Çin’in Guiyang eyaletinde yapılan şampiyonada çok iyi bir yarış çıkararak gönülleri fethetti..
Modern Pentatlonda Dünya da söz sahibi olmuş Mısır’lı Zeina Amer, Macar Blanka Guzi ve Rus kökenli Kseniia Fraltsova’yla gibi sporcularla yarışan Milli Sporcumuz, bir zoru daha başarmanın keyfini yaşıyor ve yaşatıyor..
Ay-yıldızlı forma için ortaya koyduğu mücadele, azim ve emek için İlke’ye ne kadar teşekkür etsek azdır.
Tabii ki bir teşekkür de Gençlik ve Spor Genel Müdürü Veli Ozan Çakır ile Federasyon Başkanı Serhat Aydın’a.
Federasyon Disiplin Kurulu üyesi olarak, sayın Çakır ile Aydın’ın, Milli Sporcumuz İlke Özyüksel Mihrioğlu’nun başarısı için gösterdikleri çabayı, sağladıkları imkanları dahası nasıl bir destek verdiklerini yakınen bilen biriyim…
En başta bakanlığın ve federasyonun bütün imkanlarını seferber edip, maddi-manevi destek sağlamaları takdire şayandır..
Artık, İlke için şimdi sırada Avrupa Oyunları var. Milli pentatletimiz 2027 yılında yapılacak bu organize için antrenörü ve aynı zamanda eşi Harun Mihrioğlu gözetiminde her zaman olduğu gibi dur durak bilmeden çalışacaktır.
Sırası gelmişken, bilmeyenler için Modern pentatlonun aynı gün içinde atıcılık, eskrim, yüzme, binicilik ve koşudan oluşan beş spor dalında mücadele verilen, yüksek dayanıklılık gerektiren bir spor dalı olduğunu hatırlatalım…
