Fahri trafik müfettişliği sorunsalı
Fahri Trafik Müfettişliği son zamanların en çok tartışılan ve rahatsız edici konusu ve kurumu durumundadır. Bu konuya bir de ben değineyim istedim.
En son söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Fahri Trafik Müfettişliği kurumu ilk gündeme geldiği dönemde belki bir anlam ifade ediyor olabilir ancak iletişimin iyiden iyiye geliştiği şu dönemlerde böyle bir kuruma ihtiyaç duyulmamaktadır. Zaten bir trafik ihlali yapıldığında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sitesinden bu ihlali ihbar etmek tüm vatandaşlar için açık bir durumdur. Hatta fahri trafik müfettişlerinden farklı olarak vatandaşlar Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sitesinden fotoğraf ve videoyla iddialarını güçlendirebiliyorlar. Şu anda EGM internet sitesindeki şikayetler fahri trafik müfettişlerinden çok daha ciddi bir kurum durumundadır.
Bakın bir somut olaydan bahsedeyim. Havzan’da Ebusuud caddesini hemen herkes bilir. Havzan tren yolu köprüsünden, eski tank taburuna giden caddedir. Orada Çetinler Market var. Caddeyi işgal etmemek için araçlar marketin önündeki kaldırıma doğru çıkarlar. Zannederim, evi orada olan bir fahri trafik müfettişi Pazar günü canı sıkılıyor ceza yazmak istiyor. “Trafik işaret levhalarına uymamak” diyerek bir ceza yazıyor.
Fahri trafik müfettişinin zaman geçirmesi gibi gözüken bu cezaya tabii ki itiraz ediliyor. Hukuk Devletinde hukuku sadece kanunlar değil, toplumun değerleri de oluşturur. Yani mesela 50 ile gidilmesi gereken bir yolda tüm araçlar 70 ile gidiyorsa, burada 50 ile gitmek trafiği tehlikeye sokar. Emniyet Müdürlüğü trafik görevlileri bu konuları hem kanunen hem de toplumsal olarak düşünür ve karar verir. Ancak sonradan kendisine görev bahşedilen bu tür insanlar o görevi kötüye kullanıp, istismar edebilirler.
Bir insan çok iyi bir tarih profesörü olabilir ama bunu fahri trafik müfettişi yaptığınızda iyi bir “trafikçi” olamayabilir. Bunun akademisyenliği kendi alanındadır sadece. İyi bir akademisyen iyi bir fahri trafik müfettişi olur diye bir kural yoktur. Konuya hakim olmayan birisine o konuyla ilgili yetki verirseniz her türlü tehlike elinden gelebilir.
Bu söz konusu fahri trafik müfettişimiz marketin önündeki araçlardan rahatsız olsa gerek ki orada ne levhası olduğunu bile belirtmeden “trafik işaret levhalarına uymamak” diye bir maddeden işlem yapılmasını uygun görmüş.
Ben hep söylerim “İdare” hata yapabilir ama bizim mahkemelerimizden bu döner. Peki, öyle mi olmuş; maalesef hayır.
Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesi Konya Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne soruyor, müdürlük de “usul ve yasaya uygun” diyor.
Ama yukarıda söylediğim gibi yasaya uygun olması, toplumsal gerçeklere uygun olduğunu göstermiyor. Şimdi bir kişi gitse o marketin önüne otursa sabahtan akşama kadar orada alışveriş yapmak için duran araçları şikayet etse, Denetleme Müdürlüğü kaçına yetişebilecek acaba? Kanuna uygun diye, sabahtan akşama kadar tüm şikayetlere ekip gönderip ceza yazacak mı?
Mahkeme, plakaya göre tutanak tutulmasıyla ilgili yasayı, ardından fahri trafik müfettişliği ile ilgili yasayı, yine bu müfettişlerin yönetmeliğini, tutanak düzenleyebileceğini falan hikaye etmiş. Yani Fahri Trafik Müfettişinin bu cezayı yazabileceğini deklare etmiş. İyi de kanunen olabilir ama toplumsal olarak ORADA CEZA YAZILMAZ. Zaten günümüzde her şeyin interaktif olduğunu düşünürsek fahri trafik müfettişlerinin dosyaya görüntü koyma gereği olmaması düşünülemez.
İşte son zamanlarda bu fahri trafik müfettişlerinin hakkaniyetli ve doğru bir tavır içerisinde oldukları kamuoyunca çok tartışılır bir haldedir. Bu tartışma aslında bir kurum tartışması değil, Hükümet tartışması şeklini almaktadır. Dolayısıyla da Hükümet bu keyfiliğin önlemini almak zorundadır.
Bu arada yukarıdaki 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin aksine bu tür bir duruma 2. Sulh Ceza Mahkemesi bakın ne demiş: “Hakimliğimizce yapılan inceleme ve değerlendirmede 5326 sayılı yasanın idari yaptırım kararı başlıklı 25.maddesinde” diyerek “kabahat eyleminin tam olarak ne olduğu, hangi kanunun hangi hükmünün nasıl ihlal edildiği, nasıl gerçekleştiği, kabahatlinin hareketleri ve kabahat oluşturan netice ile arasındaki bağa dair somut, denetime elverişli tespit ve açıklama bulunmamaktadır” şeklinde değerlendirip cezayı iptal etmiştir. (Ayrıntılı karar benim elimdedir, ben özet yazdım buraya).
İki mahkeme kararı arasındaki fark şu: birinde “trafik işaret levhalarına uymamak”(hangi levha, hangi işaret belli değil) diye ucube bir madde, diğeri araçta sürücünün cep telefonuyla görüşmesi. İkisini de fahri müfettiş yazıyor. Cep telefonu konuşmasıyla ilgili olan ceza iptal oluyor; trafik levhası muamması iptal olmuyor. Hukuken bunu açıklamanın imkanı var mı bilmiyorum.
Bu fahri trafik müfettişinin kim olduğunu soracağım ama bu da gizliymiş. Bu da ayrı bir komedi. Yani fahri trafik müfettişleri gizleniyor ancak kendilerinin “Fahri Trafik Müfettişleri” diye dernekleri var.
Sözün özü şu: Bu fahri trafik müfettişlerinin kararları “şaibelidir”. Yazdıkları cezalar toplum gözünde hep tartışmalı olacaktır. Dolayısıyla müfettişler kurumu tartışmalı ve gereksiz bir kurumdur. Bu kurumdan gelen idari yaptırımları da mahkemeler çok daha adaletli değerlendirmek zorundadırlar. Bu yukarıdaki karar bu cezayı yiyen vatandaş için hem fahri müfettiş hem de 2.Sulh Ceza Mahkemesinin kararları ile ilgili kafasında “acaba” sorusunu oluşturacak kararlar olarak yer alacaktır.
Dostlukla kalın.