Kampüste bayrak krizi
Mevzular hakkında sıcağı sıcağına yazmak, yorum yapmak, hemen görüş paylaşmak yerine bir durup, "Kim ne dedi?" diye bir bakıyorum. "Amedspor hakkında ne düşünüyorsun", "ODTÜ'de böyle böyle bir olay oldu, bununla ilgili görüşlerini paylaşır mısın?" diyenler oldu, üç aşağı beş yukarı ne diyeceğim, ne düşündüğüm önceki yazılardan belli ama yine de soruluyor. Şikayetçi değilim, sadece önce kim ne diyor, nasıl bir tavır alıyor diye bakıyorum. Belki de bu yaklaşımımı değiştirmem gerekiyor, bakacağız...
Amedspor ile ilgili söz vermeyeyim ama bugün mevzumuz ODTÜ…
Sık sık derim, "Siyaset soba gibidir. Uzak durursan üşürsün, dokunursan yanarsın."
Ancak, bayrağımız siyaset üstü bir konu. Bayrağı gururla taşıyan, bayrağını seven bir insanı sırf böyle diye herhangi bir ideolojinin, siyasi partinin bir parçası yapamazsınız.
Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz günlerde ODTÜ'de düzenlenen 'Bahar Şenliği'ndeki bir konser esnasında bir grup öğrenci Türk bayrağı açmış ve başka bir grup tarafından saldırıya uğramıştı.
Olay gerçekleştikten kısa bir süre sonra ODTÜ'deki arkadaşlar olayın başlangıç anı ve yaşananlara ilişkin bilgiler paylaştılar, videolar ve fotoğraflar gönderdiler. Dediklerine ve paylaştıkları görüntülere göre sizlere olanı biteni anlatayım...
Bahar Şenliği'nde sahne alan kişi, terör örgütü PKK'lıların pek sevdiği, onları öven bir 'şarkı' seslendirmiş. Bir grup genç de bayrak açarak duruma tepki göstermiş. Bu gençler herhangi bir partinin, teşkilatın mensubu değil, olmadıkları da belli. Yalnızca konsere gelen kız-erkek karışık bir genç topluluğu. Ortada slogan falan da yok ilk tepki gösterdikleri anlarda.
Bayrağı gören, haberlerde DHKP-C'li olduğu ifade edilen bir şahıs, gençlere bayrağı indirmelerini söylüyor ama söyleyiş tarzı ve şekliyle bir provokatör olduğu belli. Etrafındakilere de "Bunlar faşist" deyince bayrak açan gençler "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demeye başlıyorlar. Provokatör "faşist" deyince de onun yancıları sorgusuz sualsiz gençlere saldırıyor.
Yumruklar, şişeler hava uçuşurken, hengamede birilerini ayırmaya çalışan bir gence de saldırıyorlar ve o gence yapılan saldırının görüntüleri sosyal medyada "ODTÜ'de faşisti şöyle dövdük, böyle ettik" diye paylaşılıyor. Bir de gurur duyuyorlar yani yaptıklarından…
Olaylar böyle olmamış gibi inkar ediyorlar. Kendi söylediklerine inanılmasını istiyorlar ama anlamadıkları şu, artık herkes çevrimiçi ve herkes anında olanın bitenin videosunu çekiyor. Neyin ne olduğu ayan beyan ortada.
Biz memlekete mühendis yetişsin diye beklerken, kendilerini 60-80 döneminde yaşadığını zannedip rollenenler var. Üzücü, gerçekten çok üzücü. "Faşizm"miş...
Takip edenler hatırlayacaktır, bilmeyenler de önceki yazılarımdan bulabilir, "Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu anmak" başlığıyla yazdığım bir yazıda da değinmiştim, "Üniversitelerde terörist istemiyoruz", "Üniversitelerde PKK istemiyoruz, engel olun" dedim. Üniversiteye başlamadan önce de, üniversite okuduğum zaman da, mezun olduktan sonra da her fırsatta söyledim bunu...
Yıllar geçse de değişen pek de bir şey yok. Bitmiyor ve de değişmiyor. Tek tesellim belki bir gün, "Fatih Talayhan duruma sessiz kalmamış, bir şeyler yazmış, denemiş" diyen birileri çıkar da bir hayır duası alırız.
Esenlikler...