Neyse ki yazıyorum
Buraya yazdıklarımı aynı zamanda kendime de yazıyorum. Çünkü insan teoride bildiğini pratikte yapamayabiliyor. Okumayı, yeni şeyler öğrenmeyi severim. Bu yaptığım işle de doğru orantılı. Sürekli araştırıp, güncel kalmam gerekiyor. Benim için zor olmuyor, araştırmayı zaten seviyorum ama işteki kadar kolay olmuyor normal hayatıma öğrendiklerimi uygulamak.
Öğrendiklerimizin ne kadarını hayatımıza dahil edebiliyoruz, işte bu yüzden tartışılır.
Hani derler ya, "Kazın ayağı öyle değil."
Kendi tabularımızı yıkmak genişlemek ne kadar okusanız, öğrenseniz de zorluyor. Bu yüzden buraya yazarken kendim için de yazıyorum unuttuklarımı hatırlamak, yapamadıklarımı görmek için.
Yeni öğrendiğim ve hayatımda uygulamaya çalıştığım konu, önceki yazımda da bahsetmiştim. Olumsuz sonucun tek seçenek olmadığını bilmemiz gerekir. (Neyse ki teorisi bu diğer yazımın başlığı olacak) demiştim. Bu teori bence kanıtlanmıştır, bu yüzden teori demek uygun değil bence. "3 kez şans kuralı" da deniyor buna. Şöyle anlatılmış; Herhangi bir sorun çıkarsa üç kez “Neyse ki” deyin. Bu beyninizin sorunlara nasıl tepki verdiğini değiştirebilir. Deniliyor. Örnek vermişler.
Gömleğine kahve mi döküldü?
Neyse ki başka bir gömlek bulabilirim.
Neyse ki yanmadım.
Neyse ki üzerimi değiştirebilecek zamanım var.
Sorun hala mevcut ama düşüncelerin yön değiştiriyor. Olumsuzluktan çıkıp pozitife doğru ilerliyorsun. Normalde insan sadece olumsuz olan sonuca odaklanır. Bu bilinçaltında kendini korumak için bir yoldur. Önce kötü olanı bilmek ister zihin koruma içgüdüsüyle ama biz bunu yanlış kullanıyoruz. Evet sorunu bulalım ama sorunda takılı kalmayalım.
Sürekli şikayet eden insanlar gibi düşünün sorunu çözse bile şikayet etmekten vazgeçmiyor. Bu teoride temel amaç budur: Yola devam etmek. "Neyse ki" diyerek problemden kendimizi uzaklaştırmıyoruz. Sorun var çözümünü bulabilirsin, aynı zamanda şu anda mevcutta hala sahip oldukların var. İçinde bulunduğun durumda negatife değil pozitife yönelmek. Bardağın dolu tarafı nasıl düşünmek isterseniz artık. En temelde şükretmek aslında.