Yeni Sanayi Düzeni: Türkiye Oyunun İçinde mi?
Bu yazımda bir sanayici olarak, bana göre gündemin en önemli konularından birini değerlendirmek istedim. Tüm sanayici, üretici dostlarımın ve okuyucularımın muhakkak okumasını dilerim. Bana göre hem güzel hem de oldukça önemli bir karar Avrupa Birliği’nden geldi. Gelin ayrıntılarına birlikte bakalım.
Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikası olan “Made in EU” düzenlemesi, Türkiye için önemli bir fırsat oluşturabilir.
Bu düzenleme ile Avrupa Birliği, kamu projelerinde ve devlet destekli yatırımlarda Avrupa’da üretilmiş ürünlerin kullanılmasına öncelik vermeyi planlıyor. İşte tam da bu noktada konu doğrudan bizi ilgilendiriyor.
İlk bakışta bu karar yalnızca Avrupa içindeki üreticileri koruyan bir uygulama gibi görünse de Türkiye açısından çok daha büyük bir anlam taşıyor.
Çünkü Gümrük Birliği sayesinde Türkiye’de üretilen bazı ürünlerin belirli şartlar altında Avrupa üretimi sayılması mümkün olabilecek.
Bu durum, Türk sanayisinin Avrupa üretim zinciri içinde kalmasını sağlayabilecek en önemli gelişmelerden biri olarak görülüyor.
Düzenleme özellikle elektrikli araçlar, bataryalar, çelik, alüminyum, çimento ve temiz teknoloji ekipmanları gibi stratejik sektörleri kapsıyor.
Peki Avrupa Birliği bu karara neden geldi?
Son günlerde Avrupa’nın yönünü yeniden Türkiye’ye çevirdiğini söylemek çok da abartılı bir değerlendirme olmayabilir.
Almanya Başbakanı’nın geçtiğimiz aylarda Çin’e yaptığı ziyarette, Çin hükümetinin teknoloji ve robotik üretimde adeta bir gövde gösterisi yapması aslında Avrupa için önemli bir uyarı niteliğindeydi.
Çin’in robot teknolojileri, yapay zekâ ve üretim kapasitesinde ne kadar hızlı ilerlediğini artık herkes kabul ediyor. Buna karşılık Avrupa ülkeleri ise bir yandan azalan genç nüfus, diğer yandan nitelikli insan kaynağındaki daralma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya.
Avrupa Birliği’nin bu adımı atmasının temel nedeni, sanayi kapasitesini güçlendirmek ve özellikle Çin’e olan tedarik bağımlılığını azaltmak.
Otomotiv ve sanayi dünyası bir süredir Türkiye’nin bu sistemin dışında kalmasının ciddi riskler oluşturabileceğini dile getiriyordu.
Nitekim Ford yöneticileri geçtiğimiz haftalarda yaptıkları açıklamalarda, Türkiye gibi büyük üretim merkezlerinin dışlanmasının Avrupa tedarik zincirini zayıflatacağını ifade etti.
Benzer şekilde Tofaş CEO’su da Türkiye’nin sistem dışında kalmasının hem ana sanayi hem de tedarik sanayi için önemli ihracat kayıpları yaratabileceği uyarısında bulundu.
Bu nedenle Türkiye’nin bu sistemin içinde yer alması sadece ticari bir avantaj değil, aynı zamanda Avrupa ile entegre çalışan üretim ağının devamı açısından da büyük önem taşıyor.
Borsa İstanbul açısından bakıldığında ise bu düzenleme, Avrupa’ya ihracat yapan sanayi şirketleri için yeni fırsatlar doğurabilir.
Avrupa’nın kamu alımlarını giderek daha fazla Avrupa üretimi şartına bağlaması, Türkiye’de üretim yapan ve Avrupa’ya ihracat gerçekleştiren firmaların siparişlerini artırabilir.
Özellikle otomotiv, beyaz eşya, elektrikli ekipman, çimento ve demir-çelik sektörlerinde yeni bir hareketlilik oluşabilir.
Bu çerçevede Ford Otosan, Tofaş, Arçelik, Vestel ve Ereğli Demir Çelik gibi Avrupa pazarına güçlü ihracat yapan şirketler ön plana çıkabilir.
Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise Avrupa ile üretim entegrasyonunun derinleşmesi, Türkiye’nin sanayi gücünü artırabileceği gibi ihracatçı şirketler için de yeni bir büyüme alanı yaratabilir.
Ayrıca bu gelişme, küresel üretim zincirlerinin yeniden şekillendiği bir döneme işaret ediyor.
Pandemi ve ticaret savaşları sonrasında hız kazanan üretimi daha yakın ve güvenilir ülkelere kaydırma stratejisi, Avrupa’nın yeni sanayi politikasının temelini oluşturuyor.
Güçlü üretim altyapısı ve Gümrük Birliği sayesinde Türkiye, bu yeni üretim düzeninde önemli aday ülkelerden biri olabilir.
Evet, zayıflayan ihracat verilerine rağmen Avrupa için üretim yapmak ve kapasite artırmak Türkiye için çok önemli bir fırsat olabilir.
Çünkü doğru, dürüst ve erdemli şekilde yapılan her ihracat ürünü aslında gerçek vatan sevgisinin ve gerçek milliyetçiliğin de bir göstergesidir.
Sağlıcakla kalın.