Mobbing neden yapılır?
Mobbing, işyerinde bir kişiye sistematik olarak yapılan psikolojik baskı, yıldırma veya dışlamadır. Mobbing, genellikle bir çalışanı işten çıkartmak ya da etkisiz hale getirmek için yapılır. Yöneticiler tarafından astlara, çalışanlar arasında ya da çalışanların birbirlerine karşı uygulanmalarla da kendisini gösterir.
Çalışma ortamındaki rekabet ve güç çatışmaları mobbinge sebep olabilir, yani mobbing uygulayan kişinin herhangi bir psikolojik rahatsızlığı olmasına gerek yoktur. Mobbing uygulayan kişiler, bir çalışanı yıldırmak ve etkisiz hale getirmek için dışlama, küçük düşürme, yetkilerini azaltma gibi yollara başvurabilir. Genelde rekabet duygusu, kontrol altına alma isteği ve zayıf liderlik nedeniyle olur.
Bütün bunları neden söylüyorum. Günümüzde hemen her çalışma ortamında bu tür mobbing vakaları artarak devam etmektedir. Kamu zaten en çok mobbingin olduğu kurumlardır. Bu özel sektöre de yansımış, çeşitli baskı araçları ile çalışanlar kontrol altına alınmaya çalışılmıştır. Bu durum kurum aidiyetini azaltmakta, çalışanların işte memnuniyetsiz davranmasına neden olmaktadır. Eğitim camiasında özellikle akademide mobbing en üst düzeyde uygulanmaktadır. Her ne kadar tüm bunlar zaman zaman hukuk sistemine yansısa da işte memnuniyetsiz olanların, çalışmaktan memnuniyetsiz olmalarının altındaki esas neden budur.
Mobbing en çok kime ya da kimlere uygulanır? Genelde başarılı insanlara mobbing uygulanır. Tembel, işini savsaklayan ya da niteliksiz personel mobbing uygulansa bile bunun bilincinde olmadığı için sineye çekmekte ve umursamamaktadır. Bu nedenle zeki, çalışkan ve iş bitirici personel zarar görmekte, diğerleri ise zarar görmemektedir. Dolayısıyla mobbing özgün ve özgür olanları kısıtlamakta, işleri aksatmakta ve çalışanları mutsuz etmektedir. Buraya kadar olan kısım mobbingin kişiler üzerindeki etkileridir. Bunun bir de genel ekonomi, şirket ve kurum ekonomisine olan etkisi var ki o daha farklıdır. Bu nedenledir ki gelişmiş ülke ve toplumlar, mobbingi algılamayan aptal insanlardan korkarken, gelişmemiş ya da gelişmekte olan toplumlar ise akıllı insanlardan korkmaktadır. Bunun toplum nezdindeki karşılığı da biat et, rahat et şeklindedir. Düşünmeyen bireylerde mobbing algısı yok denecek kadar azdır. Çünkü mobbingi algılamak için önce bireyin keyif yaşaması gerekir ki bunu kaybedebileceği için kolaylıkla üstüne biat edebilir duruma gelsin. Aksi durum bireyim kaybedebileceği bir şeyim yok ki umursamazlığına dönüşür.
Tüm bunları anlatmadaki nedenim de yaşadığım bir olay nedeniyledir. Yüksek lisans aşamasında üniversiteye bilgi işlem merkezi kurulmuştu. Bazı arkadaşlarımız buraya gidip-geliyor basit programlama dilini öğrenmeye çalışıyordu. Birgün arkadaşım sen de gel teklifinde bulundu. Birlikte bilgi işlem merkezine gittik, bir boş monitör de ben buldum ve oturdum. Arkadaşım benden çok ileri olduğu için o hemen bir şeyler yapmaya başladı. Hiçbir şey bilmediğim için ben de boş boş ekrana bakıyorum. Arada bir DIR yazıp, monitörden bilgisayardaki dosyaların akışını seyrediyorum. Bu arada merkezden sorumlu birisi geldi, ne yapıyorsun? dedi. Bir şey yapmıyorum deyince de beni kibarca oradan kovdu. Bir daha da bilgi işlem merkezine gitmedim. Aradan yıllar geçti, birlikte gittiğimiz arkadaşım büyük firmaların yazılımlarını üreten bir şirket kurdu. Yazılım üreterek ciddi kazançlar elde etti. Şimdi düşünüyorum, benim gibi merak edip de bir yerden kovulan, sonra da tekrar o işe dönen var mıdır? Elbette inat edip daha başarılı olanlar olduğu gibi bir daha o işe hiç dönmeyenlerde vardır. Buna çok uygun bir atasözümüz var, “dirgeni yiyen sıpa bir daha harman yerine gitmez” diye. Bu nedenle yönetim kademesinde olan ya da üstlerin astlarına karşı daha anlayışlı ve teşvik edici olmaları kurumsal başarı için önemlidir. Sırf kendi egosu için astların engellenmesi ile kendisini ispat etme şeklinde emir, iş buyurma ve yapılanları küçümseme çalışanların motivasyonunu kırdığı gibi şirketin, kurumun kapasitesini de düşürür. Bu bakımdan mobbing bir insanlık suçudur. Sadece karşıdakini değil, yapanı da öldürür.