İran'dan Türk'e ne?
Bir süredir bana "İran'da yaşanan olaylar hakkında neler düşünüyorsun? Bu konu hakkında yazar mısın?" şeklinde sorular yöneltiliyor. Akademisyen veya "strateji uzmanı" gibi sıfatlarım olmasa da mevzubahis İran olunca olup bitenleri bir Türk'ün penceresinden değerlendirebilirim...
Mevzuları takip edemeyenler için şu bilgileri paylaşayım; 28 Aralık'tan bu yana ülkede protesto gösterileri yapılıyor. Ekonomide yaşanan sorunlar nedeniyle başlayan gösteriler ülke geneline yayılmış durumda. Hatta dünyanın farklı ülkelerinde de gösteriler düzenleniyor. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı tarafından paylaşılan bilgilere göre protestolarda 500'den fazla kişi yaşamını yitirdi, 10 binden fazla kişi ise gözaltına alındı.
"İran'dan bize ne?", "İran bizi neden ilgilendiriyor?", "Gündemde neden İran var?" diye düşünmeden yaşananları takip ediyoruz. Neden? Çünkü ülkede yaklaşık 40 milyon soydaşımız yaşıyor...
"Bir Türk'ün penceresinden değerlendirmek" dedim ya hani, bir Türk için İran nedir anlatayım.
Karnımızdan, yarım ağız konuşmadan direkt ve net olarak söyleyeyim; İran, Türk toprakları üzerinde işgalci bir devlettir. İran geçmişten bugüne Türkleri adeta esir olarak tutmaktadır. Türkmençay Antlaşması ile Ruslarla Farslar, Türklerin ezelden beri yaşadıkları toprakları kendi arasında paylaşmıştır. Yapılan anlaşmayla Aras Nehri sınır olarak kabul edilmiş, kuzeyde yaşayan Türkler Rusların, güneyde yaşayan Türkler Farsların zulmüne uğramıştır.
ABD-İran, İsrail-İran arasında yaşananlar veya yaşanması muhtemel olaylar bu gerçeği söyleyemeyeceğimiz anlamına gelmez. ABD'yi veya İsrail'i haklı bulduğumuz, onları desteklediğimiz anlamına da gelmez.
Zamanında Sovyetler Birliği, Türkiye ile ilgili neler yaptı, hatırlar mısınız? Liderleri çıkarlardı, yaptıkları konuşmalarda, "Bizim Kars ve Ardahan üzerindeki emellerimiz bitmedi" derlerdi. Bizim taraftan "Hayırdır?" diye sorulunca da "Sehven konuşmaya eklendi, bizim öyle bir emelimiz yok, Türkiye'nin bütünlüğüne saygı duyuyoruz" gibisinden yanıtlar gelirdi. Bunlar el altından Türkiye'yi karıştıracak işlere girişirlerdi, hainleri beslerlerdi vesaire...
Ne oldu günün sonunda? Sovyetler dağıldı. Üzüldük mü? Hayır.
Sovyetler dağıldıktan sonra “Türki Cumhuriyetlerde” başa gelen 'liderler' tartışılır mı? Tartışılır, o ayrı bir konu...
İran yıllardır ne yapıyor? Ülkemizi bölmeye ant içenlerin, sınırımızda "devlet" kurmak isteyenlerin hamiliğini yapıyor. İçeride, dışarda Türkiye'ye ve Türklere düşmanlık ediyorlar. Son dönemlerde de "Bak, ülkemizdeki Afganları size salarız" diye kendilerince Türkiye'yi tehdit ediyorlar.
Nasıl ki Sovyetlerin dağılmasına üzülmediysek, İran'ın dağılmasına da üzülmememiz gerekir diye düşünüyorum.
Görüyoruz sağda solda, "İran parçalanırsa, mevcut rejim değişirse bu ABD'nin, İsrail'in işine gelir" diyenleri. İran'ın parçalanması, dağılması, rejiminin değişmesi kimin işine gelirse gelsin bizi hiç ilgilendirmez.
Mollalar düşse, muhalifler başa gelse, onları da destekleyecek değiliz.
Neyi destekleriz, ne isteriz?
Yaklaşık 40 milyon Türk'ün yaşadığı Güney Azerbaycan'ın İran'dan ayrılıp, Kuzey ve Güney Azerbaycan'ın birleşerek "Bütün Azerbaycan Birliği"ni oluşturmasını isterim.
Hayatını "Bütün Azerbaycan Birliği"ne adayan merhum Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey'i saygı ve rahmetle anıyorum.
Esenlikler...