Konya
Orta şiddetli yağmur
3°
Aksaray
Kapalı
6°
Karaman
Kapalı
5°
Ara

23 Yılın Sırrı: Muhalefetsizlik

YAYINLAMA:

2026 yılının bu ilk yazısında tüm okuyucularımın yeni yılını kutluyorum. “Yeni yıl şunu getirsin bunu götürsün” gibi klişe laflar etmeyi istemiyorum. Çünkü yeni yıllar herkesin hayatındaki dönüm noktalarıdır. Herkes kendisini ne denli değerlendirir ve düzeltirse o yıl kendisi için o doğrultuda iyi geçer. Kısacası herkes bu yeni yıl fırsatını değerlendirerek kendisini gözden geçirsin. 

Aslında ülkemizin ve hatta dünyanın en önemli konusu şu anda; ABD haydutluğudur. Ama ben bu konuya çok değinmeyeceğim. Sadece şunu söyleyeyim; ABD, Venezuela’da “eşkıyalık” yapmıştır. Ancak Venezuela halkı da tüm Dünya halkları da bu eşkıyalığa karşı durmalıdır. ABD eşkıyalığını biz 2016’da FETÖ adı altında gördük. Bu eşkıyalığa direndik ve ABD haydutluğunu yendik. Venezuela halkı da ABD eşkıyalığına direnecek ve sonuçta galip gelecektir. Maduro ile ilgili kararı akli melekeleri tartışmalı olan insanlar değil Venezuela halkı verecektir.

Bu kısa değerlendirmeden sonra asıl konuma geçeyim.

Aylardır Konya siyasetini izliyorum. Konya siyaseti diye bir şey kalmadı ama “kalanını izliyorum” demek sanırım daha doğru olacak. 

Birçok kez yazılarımda yazdığım bir konu var. O da Ak Parti iktidarının 23 yıldır hala iktidar için en favori aday gösteriliyor olmasıdır. 

Bundan yıllar önce bir köşe yazımda, literatürlerde “muhalefete muhalefet etmek” diye bir tanım olmadığını, bunun yanlış olduğunu anlatmıştım. Ancak gelinen aşamada Türkiye Cumhuriyeti olarak bu tezi çürüttüğümüzü gözlemledim. Ülkemizde önce muhalefeti uyandırmak gerekiyor. Muhalefet daha ne yapacağının farkında değil. 

Muhalefet ne yapacağının farkında olmayınca, Ak Parti Hükümetinin 23 yıldır iktidarda kalmasında bir anlamsızlık göremiyorum. Düşünsenize vatandaşın aslında büyük bir çoğunluğu değişiklik arıyor. Artık Ak Parti Hükümetini değiştirmek istiyor. Her bir vatandaş Ak Parti Hükümetini, “muhalefet partisi lideri” gibi eleştirecek konular buluyor ama sonuçta muhalefet önderlik etmeyince “yine bildiğim parti” deyip Ak Parti’ye dönüyor. Ve 23 yıllık yıpranmışlığa rağmen Ak Parti kimine göre birinci parti kimine göre ikinci parti durumunda. Aslında bu kadar yıpranan bir partinin esamisinin bile okunmaması lazımken, en büyük iki partiden biri olmasını ancak “şark usulü siyaset” diye açıklayabiliriz sanırım. 

Muhalefetin hatasının nereden kaynaklandığını düşündünüz mü hiç bilmiyorum? Şöyle kısaca bir bakalım. 

Vatandaşların en büyük sorunu nedir desem sanırım herkes birinci sırada “geçim sıkıntısı” diyecektir. Peki, güya Ak Parti’nin alternatifi gözüken CHP’nin gündemi ne? Ekrem İmamoğlu…

İyi de, vatandaşın Ekrem İmamoğlu diye bir sorunu yok ki. Sen parti olarak Ekrem İmamoğlu’nu savun. Ama bunu tek sorun buymuş gibi yaparsan vatandaş da arkandan gelmez. Partinin hukukçuları İmamoğlu davasıyla ilgilensin. Ama sen parti olarak halkın ekonomisini düzeltmede neler yapacağın konusunda halkı bilgilendir ve halkın güvenini kazan. 

Konya’da durum farklı mı diyecek olursanız, Konya’da da farklı değil. 

Konya’daki muhalefet de siyaset üretmeyi bırakmış, kendine “gazeteci” diyen birkaç “işbilmez” çocuğun peşine düşmüş belediye açığı kovalıyor. 

Konya’daki belediyeciliğin bir kültür olduğunun, Konyalının belediye başkanlarını sonuna kadar desteklediğinin farkında bile değil. 

Bakın bu konuya şöyle bir açıklık getireyim: 1960’lara gidelim. Rebii Karatekin’i belediye başkanı olarak bilmeyen Konyalı yoktur. Askeri dönemin belediye başkanıdır. Ardından Adalet Partili Ahmet Hilmi Nalçacı ve Yılmaz Kulluk gelmiştir. Ardından Konya siyasetinin duayeni MSP’den Mehmet Keçeciler gelmiştir. 1980’le Darbe döneminin Valisi Lütfi Tuncel, aynı zamanda belediye başkanlığı yapmıştır. Daha sonra ANAP’tan Ahmet Öksüz; RP’den Halil Ürün, SP’den Mustafa Özkafa ve Ak Parti’den Tahir Akyürek ile mevcut başkan Uğur İbrahim Altay görev yapmışlar ve yapmaktadırlar. 

Şimdi bu belediye başkanlarının dönemlerini düşünün. Her biri çok büyük hizmetler etmiş ve de dönemlerinde Konya halkının teveccühünü kazanmış isimlerdir. İşte bu nedenle Konya’da belediyecilik bir kültürdür denilmektedir. O nedenle Konya belediyecilikte diğer illere her zaman fark atar. Ve de şimdi de öyledir. 

Buradan yola çıkarak, Konya’da muhalefetin yapacağı iş belediyelere “boş salvo” atmak mı yoksa belediyelerin siyaset kurumu olan partiye muhalefet yapmak mıdır? 

İşin ilginç tarafı nereyi belediye yapıyor, nereyi bakanlık yapıyor, bunun bile farkında olmayan bir muhalefetle karşı karşıyayız. “Yeni yapılan sanayi sitesinde sorun varmış. Belediye bu işi becerememiş. Bilmem kaç lira heba edilmiş.” İyi de bu siteyi belediye yapmıyor ki. Muhalefet daha bu siteyi kimin yaptığının farkında bile değil. Büyükşehir Belediyesi yaptı sanıyor. 

Neyse ki duyarlı bir il başkanı; Anahtar Parti’nin il başkanı Abdullah Kaplan çıktı da açıkladı konuyu. Sanırım diğer muhalefet partileri de anlayabilmişlerdir. 

Daha da uzatmadan şunu belirteyim; Konya’da muhalefetin etki alanı belediyeler değil, siyasi partiler olmak zorundadır. Belediyelere saldırarak ancak kendi yandaşlarınızı –belki- konsolide edersiniz ancak geride kalan vatandaşı yanınıza toplayamazsınız. Havanda su döver durursunuz.

Ondan sonra “muhalefete muhalefet ediliyor” diye şikayet etme hakkınız da kalmaz. 

Dostlukla kalın.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *