Konya
Parçalı az bulutlu
20°
Aksaray
Açık
22°
Karaman
Az bulutlu
20°
Ara
Anadolu'da Bugün Galeriler Ekonomi Yastık altı değil, adeta bir servet altında o rapor sızdı

Yastık altı değil, adeta bir servet altında o rapor sızdı

Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) merakla beklenen 2026 yılı ilk çeyrek raporu piyasalara bomba gibi düştü. Enflasyon endişesi ve küresel belirsizlik kıskacındaki Türk yatırımcısı, yılın ilk üç ayında güvenli limana tam 4,5 milyar dolarlık tarihi bir 'hücum' gerçekleştirdi. Peki, yastık altı alışkanlıklarını bile gölgede bırakan bu 26,1 tonluk devasa alım dalgasının arkasında ne var? Küresel piyasalarda yapay zekanın altına olan şaşırtıcı etkisi ve kuyumcu tezgahlarındaki o büyük çelişki... İşte altın piyasasında ezberleri bozan o verilerin perde arkası!

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Yastık altı değil, adeta bir servet altında o rapor sızdı 1

Altın ateşi sönmüyor, aksine harlanıyor. Hem de ne harlanma! Kapalıçarşı'nın kalabalık sokaklarından tutun da Ankara'nın, Polatlı'nın sessiz sedasız işlem yapan kuyumcu tezgahlarına kadar her yerde aynı telaş var. Dünya Altın Konseyi'nin yayımladığı son rapor, sokaktaki bu telaşın sadece bir hissiyattan ibaret olmadığını, tam aksine matematiksel bir servet transferi olduğunu gözler önüne serdi.

Veriler son derece net. 2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'de yatırım amaçlı külçe ve sikke (çeyrek, yarım, cumhuriyet) altın talebi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 fırladı. Ortaya çıkan fiziki rakam tam 26,1 ton. BloombergHT'nin ortalama ons fiyatı üzerinden yaptığı çarpıcı hesaplamaya göre, Türk halkının sadece 90 gün içinde o sarı metale bağladığı nakit tutarı 4,5 milyar doları buldu. Bu, son 7 çeyreğin, yani kabaca son iki yılın en zirve noktası demek.

 

1 / 4
Yastık altı değil, adeta bir servet altında o rapor sızdı 2

İşin içine sadece bizim küçük yatırımcımız girse iyi. Küresel arenada da tarihin en çılgın altın rallilerinden birine şahitlik ediyoruz. Dünya genelinde altına olan talep, parasal değer bazında yüzde 74 gibi akılalmaz bir sıçramayla 193 milyar dolara ulaşarak tarihi zirvesini test etti.

Fakat raporun asıl şaşırtan, piyasa uzmanlarını bile ters köşe yapan kısmı bu devasa talebi körükleyen "yeni nesil" aktör oldu: Yapay zeka. Evet, yanlış duymadınız. Teknoloji devlerinin yapay zeka altyapılarına ve veri merkezlerine milyarlarca dolar gömdüğü şu günlerde, o devasa sunucuların, yüksek hızlı işlemcilerin ve çiplerin üretiminde altına muazzam bir ihtiyaç duyuluyor. Yalnızca teknoloji sektörünün donanım için kullandığı altın miktarı bu çeyrekte 82 tona ulaştı. Geleneksel yatırımcının güvenli liman arayışı, teknoloji devlerinin üretim iştahıyla birleşince, altın piyasası tarihin en iyi ikinci çeyrek performansını sergiledi.

 

2 / 4
Yastık altı değil, adeta bir servet altında o rapor sızdı 3

Fiyatlar ekranlarda rekor üstüne rekor kırarken, ülkelerin devasa kasalarını yöneten Merkez Bankaları da tribünden izlemedi. Yılın ilk çeyreğinde dünya genelindeki merkez bankaları, yıllık bazda yüzde 3 artışla net 244 ton fiziki altın alarak rezervlerini şişirmeye devam etti. Büyük balık, fiyatların yüksekliğine aldırış etmeden dipten toplamayı sürdürüyor.

 

3 / 4
Yastık altı değil, adeta bir servet altında o rapor sızdı 4

Peki ya sokaktaki vatandaşın takı hevesi? Düğün ve nişan sezonunun yaklaştığı şu günlerde kuyumcularda çok garip bir tablo yaşanıyor. Fiyatların arşa çıkması, mücevherat sektöründe hacmi kelimenin tam anlamıyla bıçak gibi kesti. Satılan altının gramajı (satış hacmi) yüzde 23 oranında sert bir şekilde düştü. Yani artık vitrinlerdeki o eski gösterişli, ağır setler ve devasa bilezikler yerini çok daha ince, hafif takılara bıraktı. İşin tuhaf yanı ise şu; hacimdeki bu sert düşüşe rağmen, gram fiyatlarındaki korkunç yükseliş nedeniyle mücevherata harcanan toplam para miktarı yüzde 31 oranında arttı. Daha az altın takıyoruz ama cebimizden çok daha fazla nakit çıkıyor.

 

4 / 4
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *