Ramazan Bayramı'nda umduğunu bulamayan emekli, tüm beklentisini Kurban Bayramı'na saklamıştı. Olmadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Meclis koridorlarında gazetecilerin o malum sorusunu yanıtlarken aslında milyonların beklediği zammın kapılarını da tamamen kapatmış oldu. İkramiyeler artmayacak. Rakam net: 4 bin Türk Lirası.
Hatırlayın; geçtiğimiz Ramazan Bayramı öncesinde de benzer bir hayal kırıklığı yaşanmış, her yıl yapılan o rutin artışlar bütçe dengeleri ve etrafımızı saran 'savaş' riskleri gerekçe gösterilerek rafa kaldırılmıştı. Kurban Bayramı için ibre yeniden döner mi diye bekleyen emeklinin kulağına fısıldanan "Asgari ücret seviyesine çıkarılabilir" dedikoduları da bugün itibarıyla tamamen çöktü.
Bakan Işıkhan'ın "Kurban Bayramı ikramiyelerini Ramazan Bayramı'nda olduğu gibi aynı miktarda vereceğiz" şeklindeki o kısa, net ve tavizsiz cümlesi, çarşı pazardaki yangınla boğuşan kesim için adeta soğuk duş etkisi yarattı. Zira ekonominin matematiği ile sokaktaki vatandaşın cüzdanı arasındaki o uçurum her geçen gün biraz daha açılıyor.
Gelelim işin pratik ve pazar kısmına. Bugün Ankara'nın, İstanbul'un veya Anadolu'nun herhangi bir yerindeki hayvan pazarına girdiğinizde en cılız küçükbaşın fiyatı bile yanına yaklaşılamayacak seviyelerde geziyor. Hal böyleyken, devletin vereceği 4 bin liralık ikramiye ile değil bir koç veya koyun almak, kasaptan şöyle okkalı bir bayramlık et alışverişi yapmak bile ciddi bir bütçe planlaması gerektiriyor. Emeklinin Kurban Bayramı'nda dini vecibesini kendi imkanlarıyla yerine getirebilmesi, mevcut ekonomik şartlarda ve açıklanan bu ikramiye tutarıyla artık kelimenin tam anlamıyla bir mucizeye dönüşmüş durumda.