Emeklinin gözü kulağı Temmuz ayındaki o kritik hesaplamada. TÜİK'in Nisan ayı enflasyonunu %14,64 olarak ilan etmesiyle birlikte, milyonlarca vatandaşın cebindeki paranın ne kadar eridiği resmen tescillenmiş oldu. Ancak piyasada "zam" olarak konuşulan bu artış, Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’a göre aslında bir illüzyondan ibaret. Gazeteci Simge Fıstıkoğlu’nun yayınına konuk olan Erdursun, emekli maaşlarına dair öyle bir tablo çizdi ki; hem beklentileri yükseltti hem de "kök maaş" tehlikesine karşı uyardı.
Piyasadaki genel algının aksine, Temmuz ayında yapılacak artışın bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluk olduğunu belirten Erdursun, kavramsal bir düzeltme yaparak söze başladı. TÜİK verilerinin aslında cebimizdeki paranın dört ayda %14,64 oranında buharlaştığını söylediğini hatırlattı. Yani yapılacak her kuruşluk artış, aslında sadece o "buharlaşan" kısmın yerine konması anlamına geliyor.
Uzmana göre, önümüzdeki iki ayın verileri de eklendiğinde 6 aylık kümülatif enflasyonun %18 ile 18,5 bandında gerçekleşmesi artık kaçınılmaz. Bu da demek oluyor ki; hiçbir ek düzenleme yapılmasa dahi emekli maaşlarına bu oranda bir fark yansıtılacak. Ancak asıl düğüm, "en düşük emekli maaşı" alan milyonlarda çözülüyor.
Hükümetin son dönemde sıkça başvurduğu "maaş tamamlama" yöntemi, Temmuz ayında da sahnede olacak gibi görünüyor. Erdursun, matematiksel bir projeksiyonla 25 bin TL rakamının nasıl ortaya çıktığını şu şekilde özetliyor:
Mevcut Taban: 20.000 TL (Hükümetçe tamamlanan rakam)
Enflasyon Farkı Uygulandığında: Yaklaşık 23.600 TL
Hükümetin Hamlesi: Rakamın yuvarlanarak 25.000 TL’ye tamamlanması.
Erdursun'a göre hükümet, özellikle alt gelir grubundaki tepkiyi minimize etmek adına bu 25 bin TL psikolojik sınırını kullanacak. Ancak burada bir adaletsizlik riski de kapıda bekliyor.
Haberin en can alıcı noktası ise yüksek prim ödeyip hali hazırda 25 bin TL ve üzerinde maaş alan emeklileri ilgilendiriyor. Erdursun, hükümetin sadece "en düşük" maaşı yukarı çekmeye odaklanabileceği uyarısında bulundu.