Nakit paraya dokunmayı unuttuğumuz bir çağdayız. Kiradan aidata, market alışverişinden kuaför masrafına kadar her gün defalarca o 26 haneli numaraları kullanıyor, saniyeler içinde para transferi yapıyoruz. Her şey çok hızlı, çok pratik. Ancak bu dijital hız, karanlık niyetli şebekelerin ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele eden vergi müfettişlerinin bir numaralı odak noktası haline gelmiş durumda.
Günlük hayatta sırf işimiz çabuk görülsün diye yaptığımız ufacık dikkatsizlikler, mahkeme salonlarında aylar sürecek bir kabusun kapısını aralıyor. Hukukçuların ve ekonomi uzmanlarının son dönemde artış gösteren "yeni nesil IBAN dolandırıcılığına" karşı kırmızı alarm vermesi kesinlikle boşuna değil.
Organize suç şebekelerinin hedefinde şu sıralar özellikle üniversite öğrencileri, gençler ve ek gelir arayan vatandaşlar var.
Sosyal medya platformlarında "Hesabını kullandır, komisyon al" ya da "Para transferine aracılık et, oturduğun yerden kazan" şeklindeki o cazip teklifler, aslında devasa bir kara para aklama mekanizmasının vitrini. Yargıtay'ın bu konudaki emsal kararları son derece acımasız ve net. Hesabınızı bu şekilde kullandırdığınızda "Ben paranın nereden geldiğini, nereye gittiğini bilmiyordum, sadece komisyonumu aldım" deme lüksünüz yok. Hukuk önünde bu masum bir aracılık faaliyeti değil; doğrudan terörün finansmanı ve kara para aklama suçuna iştirak olarak değerlendiriliyor. Yani günün sonunda "asli fail" sıfatıyla kendinizi demir parmaklıklar ardında bulmanız işten bile değil.
Gittiğiniz bir restoranda veya mahalle esnafında "POS cihazı şu an çalışmıyor, size IBAN verelim oraya atıverin" cümlesini duymayanımız kalmamıştır. İşte bu cümle, vergi kaçakçılığının dijital kılıfı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, devasa vergi kayıplarının önüne geçmek için artık IBAN trafiğini yapay zeka destekli algoritmalarla saniye saniye izliyor. Ticari bir mal veya hizmet karşılığında yapıldığı halde faturalandırılmayan her para transferi, sadece o işletme için değil, o parayı gönderen müşteri için de büyük bir "kayıt dışı ekonomi" incelemesinin fitilini ateşleyebilir. Banka hareketlerinizdeki bu anormal ticari trafik, maliye müfettişlerinin kapınızı çalması için yeterli bir sebep.
İşin belki de en sinsi ve en çok yapılan hatası transfer ekranındaki o küçücük kutucukta gizli.
Parayı gönderirken aceleyle "Açıklama" kısmını boş mu bırakıyorsunuz? Hukuk uzmanları bu hatanın bedelinin çok ağır olduğunu söylüyor. Yasalarımıza göre; birine para gönderdiğinizde ve açıklamaya hiçbir şey yazmadığınızda bu işlem "mevcut bir borcun ödenmesi" olarak kabul ediliyor. Yani hukuken o kişiye yeni bir borç vermiş veya bir hizmetin bedelini ödemiş sayılmıyorsunuz. Kötü niyetli bir ev sahibi veya alacaklı, açıklama yazmadığınız bu transferleri yok sayarak aynı tutar için size ikinci kez icra takibi başlatabilir ve o parayı sizden bir daha söke söke alabilir.
Uzmanlardan Hayati Kural: Asla Kendi Elinizle İade Etmeyin!
Peki ya hesabınıza durduk yere, hiç tanımadığınız birinden yüklü bir para gelirse? Dolandırıcıların en sevdiği taktiklerden biri de budur. Sizi arayıp "Yanlışlıkla gönderdim, şu IBAN'a geri atar mısınız?" derler.
İşte o an sakın o parayı kendi elinizle başka bir hesaba aktarmayın! Bunu yaptığınız an, bir dolandırıcılık veya kara para zincirinin resmi halkası olursunuz. Uzmanların altın kuralı çok net: Hemen bankanızı arayın, "Hesabıma şüpheli bir para geldi, hatalı işlem bildirimi yapıyorum, parayı geldiği kaynağa iade edin" deyin ve topu bankaya atın.