Bütün dünyanın gözü kulağı ABD ve İran hattında yaşanan gerilimde. Savaş rüzgarları sadece sınırları değil, cüzdanlarımızı da doğrudan vuruyor. Gelen her son dakika haberinin piyasaları nasıl esir aldığını değerlendiren Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, belirsizlik fırtınasının yatırımcıyı adeta bir yaprak gibi savurduğuna dikkat çekti. Brent petrolün bir anda 108 doları test edip ardından 106 dolara gerilemesi, aslında hafta sonu yaşanabilecek olası bir krizin piyasalarda nasıl bir deprem yaratacağının sadece küçük bir provası.
Küresel arenada kimin eli kimin cebinde belli değil. İşin asıl can yakan kısmı ise savaş ve jeopolitik krizler bahane edilerek kurulan o devasa manipülasyon masaları. Memiş'in katıldığı canlı yayında verdiği o spesifik örnek, özellikle kripto para piyasasındaki vahşi batı kurallarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Odaktaki isim ise ABD Başkanı Donald Trump ve ailesi! Hatırlayalım; Trump henüz göreve gelmeden hemen önce, First Lady adına piyasaya bir "meme coin" (şaka amaçlı üretilen kripto para) sürülmüştü. Büyük vaatlerle, sosyal medya rüzgarlarıyla yapılan o şatafatlı lansmanlara kanıp, elindeki 100 bin liralık dişiyle tırnağıyla artırdığı birikimi bu coine yatıran sıradan bir vatandaşın bugün elinde ne kaldı biliyor musunuz? Sadece ve sadece 820 Türk Lirası!
Birikimlerin, umutların ve yılların emeğinin nasıl bir gecede pula döndüğünü rakamlarla anlatan Memiş, bu korkunç durumu tek bir kelimeyle özetliyor: Soygun!
Ünlü analist, "100 bin liranın karşılığı 820 TL. Yani soygunun resmi rakamı bu şekilde" diyerek küçük yatırımcının sistem tarafından nasıl ustalıkla tuzağa çekildiğini haykırıyor. Üstelik bu kirli tezgah sadece yeni yetme kripto para piyasasıyla da sınırlı değil. Memiş'e göre; altının ons fiyatlamasından petrole, devasa borsa endekslerinden küresel emtialara kadar her cephede benzer manipülasyon çarkları dönüyor. Kimin trilyonlar kazandığı, kimin elindeki üç kuruşu kaybettiği aslında bu fotoğrafta çok net görünüyor.