Velinin ellerine sağlık!

Velinin ellerine sağlık!

Toplum içerisinde halk ile iç içe olan bazı meslek grupları vardır ki çoğu zaman şiddete maruz kalırlar. Doktorluk ve öğretmenlik bu meslek gruplarının en başında gelir. İlk olmayan ve böyle gider-se son olmayacak olan en son şiddet olayı da Diyarbakır'da bir okul bahçesinde öğrencilerin gözü önünde cereyan ediyor.

Olayın iç yüzünü bilmemekle beraber basına yansıdığı kadarıyla okulun müdür yardımcısı, bir öğrencinin hal ve hareketlerinden dolayı velisini okula çağırtır. İki oğluyla beraber okula gelen veli, okulun müdür yardımcılığı görevini de yapan Görsel Sanatlar öğretmenini bahçede bir güzel döver. Veli, görüşmeye iki oğluyla beraber geldiğine göre öyle zannediyorum evinden gelirken taammüden kavga etmeye daha doğrusu öğretmeni dövmeye ve had bildirmeye gelmiş.

Açılan soruşturmadan ne çıkar, olayın iç yüzü ne kadar ortaya konur bilmiyorum. Ama konu, velinin okula gelmesinden ibaret olmasa gerek. Bu olayın öncesi olmalı mutlaka. Değilse okula veli çağırmakla durduk yere kavga çıkmaz.

Hepinizin okuduğu bu olayı ben basında çıktığı yönüyle değerlendireceğim ve veliye hiç toz kondurmadan şamar oğlanı öğretmene verip veriştireceğim izniniz olursa. Eti senin kemiği bizim, atış serbest dediğinizi duyar gibiyim. Aklınızla bin yaşayın. Ben de öyle düşünüyorum.

Öğretmenim! Neyine senin bir veliyi okula çağırmak? Veli kim, sen kim? Yerini ve haddini bilsen olmaz mı? Görüyorum ki haddini ve yerini bilmiyorsun. Eğer böyle devam edersen birileri şekil A da olduğu gibi sana haddini bildirir.

Sen ki bir marabasın. Öğrenci ve veli ise efendidir. Efendisine hizmet için var olan bir marabanın yaramazlığından dolayı bir veliyi okula çağırması da ne oluyor! Sonra sen kimsin? Etin ne, budun ne? Veli ve öğrenci nezdinde hatta milli eğitim yetkililerinin gözünde değerin ne ki veliyi okula çağırmaya kalkıyorsun? Bil ki Yalova Kaymakamı kadar değerin yok. Sonra kim takar Yalova Kaymakamını!

Bil ki problem öğrenci yoktur, problem veli de yoktur. Kendisi başlı başına sorun olan öğretmendir ve okul yönetimidir. Siz olmasanız bu okullar sorunsuz eğitim ve öğretim yaparlar. Ah, sorun olduğunuzu bir bilseniz! Keşke başkasına telkin vermeden önce kendinizin ne olduğunu ilk önce kendiniz bir öğrenseniz.

Öğretmenim! Sen kendinde misin gerçekten? Çocuğunu şikayet etmek için bir veliyi okula çağırmak, affedilecek bir hata değildir. Sonra kıymetli vaktini çalarak veliyi okula çağırmaya ne hakkın var? Çocuk yaramazlık yapacak elbet. Sana düşen çocuğun yaramazlık yapmasına hoşgörü ile yaklaşmak. Adı üzerinde o bir çocuk daha. Ayrıca o çocuğun yaptığı sana göre yaramazlık. Veliye göre normal bir şey onun yaptığı. Çünkü o, kötülük nedir bilmeyen bir melektir velinin gözünde.

Bereket senin bu yaptığına karşılık veli, okulu silahıyla basıp sana kurşun yağdırmadı. Şimdilik ufak çaplı bir tırpanlama ile sana gözdağı verdi. Umarım dikkate alırsın bu uyarıyı. Umarım sana vururken velimizin ve göz bebeği iki oğlunun eline ve ayağına bir şey olmamıştır.

Aldığın darptan dolayı sana bir şey olmuşsa çok üzülmeyeceğimi bil-meni isterim. Bu uğurda eğitim şehidi de olabilirdin. Ama görüyorum ki nasip olmamış. Hoş başına bir şey gelse de büyük bir camia olan milli eğitim bundan etkilenmezdi. Nasılsa atanmak için sıra bekleyen yüz binler var. Müdür yardımcılığın

da önemli değil. Zaten yaptığın evrak memurluğu. Yokluğunda milli eğitim elini sallasa elli meslektaşın birden sıraya girer. Yani yokluğunu aratmazlar. Meslektaşlarının bu dayanışmasını da unutma.

Şimdi sen hızını alamayıp o veliden ve muhterem iki çocuğundan şikayetçi olmuşsundur. Hakkındır. Ama keşke yapmasaydın. Okula çağırarak aldığın kıymetli vaktinden sonra velimiz bir de karakol ve adliyede vaktini harcayacak. Ama olsun, senin gibilerine haddini bildirmek için bu velimiz gerekirse pire için yorgan bile yakar. Velimizin değerli vaktini alsan da bereket bu davadan bir şey çıkmaz. Adalet mekanizmasına bu konuda güvenimiz tam. Nasılsa “Adli kontrol şartı” ile salıverecek. Ki olması gereken de bu. Bir öğretmen için kusura bakmayın da bir velimizi harcama-yız. Çünkü veliler ve göz bebeği çocuklar bizim birer velinimetimizdir, küstürülmeye gelmez.

Hasılı öğretmenim! Velimizin vurduğu yerde gül biter. Velimizin ellerine sağlık ve kendisine geçmiş olsun diyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.