Kendi ellerimizle cayır cayır yaktıklarımız

Kanlı darbe teşebbüsü, yıllar yılı devam eden PKK katliamları, güneyimizde savaş hali, komşu ülkelerin durumu, ekonominin gidişatı, Batı ile ilişkilerimizdeki soğukluk... yetmezmiş gibi şimdi de Adana Aladağ'da ortaokul öğrencilerinin kaldığı özel bir yurtta 12 öğrencinin yanarak can vermesi...Türkiye'nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Hiçbir günümüz geçmesin ki olay olmasın.

 

Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY'un "Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?" adlı şiirinde dediği gibi: "Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?/Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı! /Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!/"Yandık" diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!...Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?/Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!" dediği gibi musibet, bela ve felaketler maalesef bir türlü başımızı bırakmıyor. Ümidimizi kesmedik, her sabah kalkınca acaba bugün normal bir şekilde güne başlayabilecek miyiz diyoruz. Ama nafile. Ardı arkası kesilmiyor ateşin düştüğü yeri yaktığı durumlar. 

 

Özel yurtta kalan öğrenciler ortaokul çocuğu. Daha anne ve babaların ekmek almak için bakkala dahi göndermediği çocuklar...Ana çocuğu bunlar. Ne işi var bu sabilerin yurtta. Nedense veren aile veriyor, bu çocukları kabul eden ediyor, bunlara izin veren devlet de izin veriyor. Konumuz şimdi bu değil biliyorum ama. Şunu herkesin bilmesi gerekir ki, daha sorumluluğunu bilmeyen ve taşıyamayan öğrencilerin devlet veya özel bir yurtta kalması hiç pedagojik değildir. Örnek isterseniz, kimsesiz çocukların kaldığı Çocuk Esirgeme Kurumlarında büyüyen çocukların büyük bir çoğunluğunu bir izleyin. Bu çocukların hayata, herkese küsmüş bir şekilde içine kapandığını, sosyal hayata atılınca kendisini dışlanmış gibi hissettiklerini görürsünüz. Devlet, bunlara öz evlat muamelesi yapıp pozitif ayrımcılık uygulayarak resmi kurumlarda iş verdiği halde çoğunun iş yapmadığını görürsünüz. Bunların iç halini kimse bilmez, yurt hayatında neler çektiğini hissetmez. Çoğunda piskopat bir davranış gözlemleyebilirsiniz. Haydi devlet kimsesizleri barındırma konusunda mecbur kaldı diyelim. Zira başka bir seçenek de görünmüyor. Hatta devlet bunu bildiği için bu çocukları ev ortamlarında büyütmeye başladı son yıllarda. Tamam bu özel yurtta kalan çocuklar kimsesiz değil, kimsesiz çocuklarla kıyas kabul etmez. Öyle zannediyorum bu yurtta kalan çocukların çoğunun belleğinde ailesinin kendisini istemediğini, dışladığını, kurtulmak için yurda verdiği duygusunun olmadığını nereden biliyoruz. Şimdilik kalmalarına da eyvallah diyelim.

Haberlere yansıdığına göre -aslı var ise- yangın merdiveni kapısının kapı kolu yokmuş. Yani kapı açılmamak üzere kapatılmış. Buyurun buradan yakın şimdi? Bu yangın merdivenleri niçin yapılır? Yangın vb durumlarda tahliye olmak için değil mi? Kapı kolu yok ise nasıl kullanılacak? Ha bizde yangın merdiveni çoğu zaman yurdu açmak için formaliteyi yerine getirmek için yapılır. Süs eşyası gibidir. Ne girilir ne de çıkılır. Formaliteyi yerine getirdin mi gemisini kurtaran kaptansın zaten.

Şimdi feci bir şekilde can veren daha sorumluluk yaşına gelmemiş bu masumlar nasıl geri gelecek? Suçlular ceza alacak mı? Muhakeme yıllar yılı devam edecek mi? Verilen ceza maşeri vicdanda makes bulacak mı? Gerçek sorumlular yanında, denetlemekle yükümlü olanlara herhangi bir yaptırım gelecek mi? Yine her böylesi feci olayda ah-vah edip kimseye bir şey olmadan normal hayatımıza devam edecek miyiz? İçimizdeki beyinsizlerin kendi elleriyle cayır cayır yaktıkları bu menfur eylemi unutup gidecek miyiz?

Bir defa bu işte ihmali olanlarla birlikte yangın merdiveninin kapısını kilitleyen veya kapı kolunu çıkaran, kilitleme/kapama emrini veren kişiler müteselsilen sorumlu tutulmalıdır. Adil bir şekilde yargılanmalıdır. Öyle 3-5 sene ceza ile kurtarılmamalıdır. Özellikle kilitleme/kapama emrini veren sorumlu/lar tıpkı çocukların yanarak can verdiği gibi ateşe atılarak cezalandırılmalıdır. Devlet bu sorumluları yakacak hiçbir görevli bulamazsa bu görevi fahri olarak yapmaya hazırım. Hatta masraflı olur denirse bunları yakacak odun ve kör parası da benden. Böylece hak ve adalet yerini bulsun ki bundan sonra darbı mesel ve ibreti alem olsun herkese. Adalet ancak böyle sağlanır... Herkes adam gibi görevini yapsın. Bir daha başka canlarımız yanmasın. Mekanları Cennet olsun bu körpecik çocukların. Allah beterinden saklasın. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.