Bal tutan parmağını yalamalı mı?

Bal tutan parmağını yalamalı mı?

Son yıllarda karşılaşılan adaletsizlik, liyakatsizlik karşısında partizanca bir yaklaşımla, “E canım bal tutan parmağını yalar, sen olsan yapmaz mısın” diyenlere ifrit oluyorum. Bunu diyen kimselerin ekseriyetinin, “Elhamdülillah Müslümanım” demesine de sinir oluyorum. Nedenini açıklamadan önce hemen şunu söyleyeyim; Ben olsam yapmam. Bu mevzuda neden bu kadar kızıyorum? Şöyle izah edeyim;  Peygamber efendimizin damadı Hazreti Ali, Müslümanların malumu olduğu üzere zor zamanlardan geçmiş, fakir bir insan olarak yaşam sürmüş, hiçbir zaman bir kulun hakkına girmemiş, bü-yüklenmemiş, kimseyi hakir görmemiş, garibe, yoksula yardım elini uzatmış, haksızlığın karşısında susmamış yüce bir şahsiyetti. Halife olduğu dönemde birçok sorunla karşılaşmış fakat buna rağmen adaletten, liyakatten ve istişareden vazgeçmeyen bir devlet adamı olmuştur. Günümüz Müslümanları için örnek teşkil edecek bir isimdir. Diyorlar ya hani Müslümanlar, “Bal tutan par-mağını yalar” diye, dikkatinizi çekerim; Peygamber damadı diyorum! Ötesi var mı? Bir düşünsene…

Bal Küpüne Değmek… 

Diyeceksin ki, “Ulan o ehlibeytten. Biz düz, normal insanız”

Peki, tamam. O zaman seni çok da uzak olmayan bir tarihe, kişiye hemen götüreyim. Hatta bugün iktidar partisinin popülist söylemine göre -ki büyük bir cehalet- hain ve Siyonist olarak nitelendirilen, ismini duyduğun, gördüğün anda ‘Sarıkamış’ diye haykırdığın kişi. O evet, Devlet-i Aliyye’nin payitahtındaki köşklere, saraylara damat olarak giren genç subay. İttihat ve Terakki’nin askeri kanadının lideri Enver Paşa… Adam hanedanlıktan hatun almış. “Bal tutan parmağını yalar” diyorsun ya hani, bırak parmağını adamın başı bal küpüne değmiş. Düşün, kendini onun yerine bir koy götüreyim. Hatta bugün iktidar partisinin popülist söylemine göre -ki büyük bir cehalet- hain ve Siyonist olarak nitelendirilen, ismini duyduğun, gördüğün anda ‘Sarıkamış’ diye haykırdığın kişi. O evet, Devlet-i Aliyye’nin payitahtındaki köşklere, saraylara damat olarak giren genç subay. İttihat ve Terakki’nin askeri kanadının lideri Enver Paşa… Adam hanedanlıktan hatun almış. “Bal tutan parmağını yalar” diyorsun ya hani, bırak parmağını adamın başı bal küpüne değmiş. Düşün, kendini onun yerine bir koy bakalım. Saraydan dışarı çıkar mıydın? Mecidiyeye mecidiye der miydin? Bizim Paşa ne yapmış? Cepheden cepheye koşmuş. Öyle ya da böyle, bir idealin peşinden gitmiş. İslam yurtlarının emperyalist sömürgecilere yar olmaması için kurşun atmış. Başarılarla, başarısızlıklarla dolu hayatı, bir Rus Kızıl Ordusu mitralyözünden gelen mermilerin isabeti sonucu son bulmuş. Hem de ta Tacikistan’da. Cenazesi yıllar sonra getirildi.
Seni Enver Paşa da mı tatmin etmedi?  Peki ya Mustafa Kemal? Bir araştırsana ne kadar malı, mülkü varmış…
Bu liste uzar gider… Şimdilik bu kadar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.