Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Müzeler Haftası

Kazılarda bulunan yapıtların, sanata ve bilime ilişkin nesnelerin, değerli bilim ve sanat eserlerinin saklanıp korunduğu herkesin bunları görüp faydalanması için sergilendiği yere “Müze” denilmektedir. Eski eser; belge, anıt ve kalıntılar vardır müzelerde. Eski eserler, bize, geçmiş yıllarda insanların düşünüş, inanç, yaşayış ve yetenekleri hakkında bilgi verirler.

Müzeler geçmişi günümüze, günümüzü de geleceğe taşıyan birer köprü görevini yapmaktadır.

Müzeciliğin tanıtılması amacıyla UNESCO tarafından 18 Mayıs günü tüm dünyada Müzeler Günü olarak kutlanmaktadır. Yurdumuzda ise, 1982 yılından beri 18-24 Mayıs tarihleri arası “Müzeler Haftası” olarak düzenlenmektedir. Müzeler gezilerek eski eserleri korumanın önemi anlatılmakta, milli kültür ve tarih bilgilerimiz zenginleştirilmektedir.

Yurdumuzda müze çalışmaları 1846 yılında Ahmet Fethi Paşa tarafından başlatıldı. İlk müze İstanbul’da Aya İrini Kilisesi'nde kuruldu. Daha sonra aynı zamanda Türkiye’de müzeciliğin de öncü isimlerinden olarak  sayılan Osman Hamdi Bey zamanında yurdun çeşitli bölgelerinde özellikle Nemrut Dağı'nda eski Sayda kentinde yapılan arkeolojik kazılardan çıkan eserler İstanbul’a getirildi. Bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi kuruldu.

Cumhuriyet döneminde bir yandan müzeler açılırken öte yandan da arkeolojik kazılar yapıldı. Roma Hamamı, Ahlatlıbel, Alacahöyük, Alişar, Boğazlıyan kazıları ilk milli arkeolojik kazılardır. Bu kazılardan çıkan eserler Ankara'da Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. Ülkemiz toprakları üstünde birçok uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları, anıtları belgeleri müzelerimizde sergileniyor.

Müze internet siteleri ve sanal müzeler, günümüz modern müzeciliğinin profilini en iyi şekilde yansıtan erişim ve iletişim kanalları olmaktadır. Sanal müzeler, yeni bir müzecilik türü olarak gelişmektedir.

Dünyanın önde gelen müzelerinden başlayarak bugün her modern müze günümüz teknolojilerini kullanarak sadece kendi ülkelerinde değil dünyanın çeşitli milletlerinden ziyaretçileri kendilerine çekmektedirler. Bu şekilde müzeler hem etkinliklerinin tanıtımını yapmakta, hem de sahip oldukları koleksiyonları ve sergileri geniş kitlelere hızlı ve pratik bir şekilde ulaştırmakta ve çift yönlü bir etkileşim ortamı sağlamaktadır.

Yurdumuza gelen turistlerin büyük çoğunluğu müzelerimizi gezmektedir. Ülkemizde ise müzeler, genellikle ilgi duyulmayan, içindekilerin farkında olmadan genelde önünden geçip gidilen yapılar olarak görülmektedir. Müzelere gidip ziyaret ettiğimiz pek söylenemez. Müze gezmek insanın var oluşuna anlam yükleyen, bilgi ve bilinç kazandıran kişisel bir ihtiyaçtır. Müzeler insanların görsel algısında büyük değişimler yaratır. Müzelerin eğitmek, duyarlılık sağlamak ve heves aşılamak gibi amaçları vardır. Sahip olduğumuz tarihi eserleri korumak ve onlara sahip çıkmak bir yurttaşlık görevidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.