Milletimin yanındayım

Malumunuz olduğu üzere, ekonomide büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Hal böyle olunca ekonomiye dair yazmasak olmaz diye demeden edemiyoruz. Aslına bakacak olursanız bu hafta ekonomi ile ilgili yazmayı istemiyordum. Çünkü artık kabak tadı vermeye başladı ama içinde bulunduğumuz vaziyet ortada...

Bir kere önce şuradan bir başlayayım ve baştan anlaşalım; samimi olun kardeşim. Ne düşünürseniz düşünün samimi olun. Akla, mantığa göre hareket edin. Hepiniz ya görüyorsunuz, duyuyorsunuz, yazıyorsunuz, ‘devletimin yanındayım’ diye. Sanki ekonomi ile ilgili kaygısını dile getiren hainmiş gibi. Yahu olur mu öyle şey? Yapmayın bunu. Bir tane Türkiye var, başka yok. ‘Devletimin yanındayım’ yazanların, söyleyenlerin çoğu aslında devletin değil, iktidarın yanında olduklarını beyan ediyorlar. Partizanlar! Yanlış yapıyorsunuz. Yaşanan ekonomik sorunlardan ötürü felaket tellallarının yaptıkları yanlışa yanlışla cevap veriyorsunuz. Unutmayın, idrak edin; hepimiz aynı gemideyiz…

Gelelim mevzuya. Döviz kurunda yaşanan hareketliliğin bedeli, faturası hepimize çıkıyor. Bu sebepledir ki yazılarımda bir süredir hayat pahalılığından söz ettim. Ekonomide yaşanan hareketliliğin ardından gerçekleşen ‘zam yağmuruna’ dikkat çekmeye çalıştım. Ekonomist olmamak ile birlikte sahada yaşananları görüyor ve aktarıyorum. Kurdaki dalgalanma herkesin gündeminde. Artışlar sürüyor. Şimdi dolar şu kadar oldu diye yazsam yanlış olacak. Hayat pahalılığı giderek artıyor. Adeta bıçak sırtında bir ekonomiye sahip durumdayız. Acil önlemler alınması şart.

Uzmanlar hep söylerler, “Ekonomide istikrar şart” diye. Bu istikrar kur politikasında gereklidir. Gelinen noktada, acil olmayan yatırımların, projelerin durdurulması gerektiğini düşünüyorum. Devlet kurumlarında kemerler sıkılmalı. İsraftan kaçınılmalı. Dövizin ve altının ateşi ne yapılıp, ne edilip düşürülmeli. Önümüzdeki aylar oldukça kritik. Zira altın ve dövizin yükselmesi, tedarik zincirinde sıkıntılara neden olabilir. Gerekli tedbirler siyasi hesaplara girişmeksizin, ivedilikle alınmalıdır.

Gidişat gösteriyor ki, kış mevsimi ekonomik manada oldukça zor, çetin geçecek. Çarşı, pazarda fiyatlar adeta uçuşa geçti. Dar gelirliler yaşanan gelişmelerden epey etkilenecek gibi görünüyor. En kısa zamanda piyasanın rahatlamasını temenni ediyorum. İnşallah daha negatif durumlarla karşı karşıya kalmadan bu badireyi atlatırız.

Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar