Kanun kaçağı teslim olmuştur

Son günlerin en önemli gündemi sanırım “tosuncuk” lakaplı dolandırıcının teslim olması olsa gerek. Ama bence bu konu çok da önemsenecek bir konu değil. Daha doğrusu bu konu gündem oluşturacak bir konu olmamalıdır. Ortada bir dolandırıcılık vardır ve bu dolandırıcı, “çabuk ve emeksiz zengin olmak isteyen” vatandaşlarımızın zaaflarından faydalanmıştır. Bu tür olayları bizler Türk vatandaşları olarak sık sık yaşamaktayız.

Çok önceleri ev sahibi olmak isteyen ve de bunun için kooperatife üye olan ancak işin ucuzluğuna kanan vatandaşlarımız mağdur olmuşlardı. Bir evin belirli bir maliyeti vardır. Farzı misal; metrekaresi 1TL’ye mal olan 100 metrekarelik bir evi bir evi 70TL’ye veren varsa bundan şüphelenmek hem insan olarak hem de Müslüman olarak görevimiz.

Kooperatiflerden sonra banker furyaları başladı. Yine az zamanda, çalışmadan çok para kazanmak isteyen vatandaşlarımız paralarını bu bankerlere kaptırmışlardı. Holdingler modası da bunun gibi atlamamamız gereken bir konudur. Herkesin bir holding kurarak, Avrupa’daki Türk vatandaşlarımıza kancayı attığı dönemdi, bu dönem. O zaman da Mark’a yüksek yüzdelerle faiz veren (onlar kar payı diyorlar da…) holdinglere marklarını vererek kolay kazanmaya çalışan gurbetçi vatandaşlarımız çok mağdur olmuşlardı. Yurt içindeki vatandaşlarımız da bu kolay paradan nasiplenmek istemiş ve yine aynı sonuçla karşılaşmışlardı.

Kolay para kazandırma mucitleri(!) hiç eksik olmadı. Son model arabalarla toplantıya gelip, kocaman cüssesiyle, o cüssesine hiç yakışmayan kıvraklıkta göbek atmasıyla dimağlarımızdan silemediğimiz Kenan Şeranoğlu gibi isimler, milletvekilliği bile yapan, sanırım halihazırda emekli milletvekili maaşı alan Jet Fadıl gibi isimlerin yanına şimdi bir de “tosuncuk” ekledik. Bu yönüyle bu inanın teslim olması kimse için bir gündem olmamalıdır. Biz bunlara alışığız. Hem zaten çalışmadan kolay para kazanmak tutkumuz nedeniyle “tosuncuk” ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır.

Hani bir hikaye vardır. Kedi, fare deliğinin önüne büyükçe bir parça peynir koymuş. Başlamış fareyi kandırmak için dil dökmeye. Şöyle güzel peynir, böyle güzel peynir. Farenin içi gidiyor peynire. Ama kafası da karışık. Düşünmüş: “Mesafe kısa, ödül büyük, var bunda bir hinlik” demiş.

Şimdi bu son “tosuncuk” işinin garip tarafı; herkes “öküz altında buzağı arıyor”. “Efendim tosuncuk bunu kendisi yapamazmış, arkasında kimler varmış, falanmış, filanmış…” Çünkü ülke öyle bir halde ki, maalesef artık hep insanlar olaylarda “derin” bir yan aramaya koyuldular. Buna toplumsal paranoya mı denir, yoksa insanların kimlik bunalımı mı denir bilmiyorum ama iyi bir gidişat olmadığı kesindir. 

İktidar kanadı sürekli, ihaleler, yatırımlar, inşaatlar vb. yapmaktadır. Ve de genelde bu yapılan her faaliyette vatandaşlar hemen hemen aynı isimleri duymaktadır. Aynı şekilde muhalefet kanadı da her yapılan ihalenin, yatırımların, inşaatların vb.nin dürüst yapılmadığı konusunu bas bas bağırmaktadır. Ve işin garibi; eğer iktidar yanlısıysanız, burada bir sorun olmadığına, muhalefette iseniz, illaki bir sorun olduğuna inanmaktasınız. Ama işin gerçeğinin ne olduğunu kimse bilmemektedir. Onun gerçekliği de TV’deki dizilerden takip edilmektedir.

Yani daha somut söylemek gerekirse, mesela bu “tosuncuk” olayı ile ilgili iktidar yanlıları “bu iktidarın başarısı, dolandırıcıyı yakaladılar” diye düşünmektedir. Muhalefet yanlıları “bu adam bu dolandırıcılığı kendi başına yapmamıştır, arkasında iktidardan kişi veya kişiler vardır. Beraber yapmışlardır” diye düşünmektedir. Bir de böyle çok “kurtlar vadisi” dizisi izleyen, kendisini Devlet’in her şeyine hakim sanan, komplocu aklıevveller vardır ki onların düşüncesi de “bunun teslim olmasında ne denli derin güçler olduğunu” düşünmektedirler. İşte ülkenin geldiği durum budur.

Halbuki burada tek düşünülecek bir şey vardır; o da bir kanun kaçağı teslim olmuş ve yargılanacaktır. Bu konuda “adaletimizin ve hukukumuzun en doğru ve en iyi kararı vereceğine inancımız tamdır” diye düşünmek hem ülkemiz için hem de vatandaşlarımız için en yararlı durumdur.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum