İşini iyi yapanla iyi yapmayan ayrışmalıdır

Bazı insanlar vardır, görevlerini o kadar güzel ve düzgün yaparlar ki, bu insanlar her türlü eleştiriye de açıktırlar. Çünkü onlarda işini düzgünce yapmanın güveni ve vicdani rahatlığı vardır. Ama bazı insanlar da vardır ki işlerini öyle savsaklarlar ve bunları eleştirme şansınız da yoktur. Çünkü kendi vicdanları rahat değildir. Çünkü işlerini güzel yapmadıkları için kendilerinde hep bir eksiklik hissederler. Bu tür insanların imdadına çevrelerindeki dalkavuklar yetişir. İşini iyi yapan insan zaten yanında dalkavuk istemez. Ama işini iyi yapmayanlar o dalkavukların kendisini övmelerine ihtiyacı vardır.

Halbuki her işin bir ölçüm metodu vardır. Yani ne yapıyorsanız yapın, bunun teknik olarak, bilimsel olarak bir ölçümü mevcuttur. Bu ölçümle birlikte başarılı mısınız, yoksa başarısız mısınız aslında ortadadır. Bunun için ayrıca bir yorum gerekmez.

Mesela İl Müftümüz Ahmet Poçanoğlu emekli oldu. Görevini yeni Müftü Ali Öge’ye devretti. Ahmet Poçanoğlu’nun müftülüğü sırasında yapması gereken görevler neydi? Toplumu İslam Dini hakkında aydınlatan, din hizmetlerini düzenleyen ve denetleyen kişi olarak bu konuda başarılı mıydı? Evet başarılıydı. Diyanet İşleri Başkanlığını temsil etmede gayet yeterliydi. Din hizmetlerini, dini müesseseleri yönetmede gayet iyiydi. Din görevlilerinin hizmetlerini düzenleyip denetlemede, -şahsen şahidim- gayet adil ve hakkaniyetliydi. Görevi sürecinde kimseden de aksini duymadık. Ve şimdi emekli oldu. Gönül rahatlığı ile görevi devretti. Şimdi görevini böyle iyi yapan birisi için, gazeteci de olsa başka birisi de olsa, tersini söylerse “kıstaslarını ortaya koy” diye sorulmaz mı? “Yapması gereken ne vardı da yapmadı” denilmez mi? Tabii Sayın Poçanoğlu Hoca’yı sadece örnek olarak verdim. Kendisinden hizmetlerinden dolayı Allah razı olsun.

İşte bunun gibi her bürokratın bir çalışma disiplini vardır. Kiminin ki ağırdır, kiminin ki ona göre biraz daha hafif kalabilir.

Yine bir örnek olsun diye vereyim; Daha önceki dönemlerde çok sıkıntısını çektiğimiz Milli Eğitim konusunda Konya’da daha evvel yaşanan spekülasyonları sıkıntıları Seyit Ali Büyük Müdür geldiğinden beri yaşamıyoruz. Yerel ve bölgesel olarak Milli Eğitim konusunda üretilen projelere bakıyoruz gayet yerinde ve oldukça fazla. Pandemi sürecinde bile İl Milli Eğitim Müdürü’nün nasıl olması gerektiğinin ve görevlerinin kıstaslarını koyduğumuzda ortaya çok verimli bir İl Milli Eğitim Müdürü portresi çıkıyor. Şimdi bu kıstaslar doğrultusunda Müdürü eleştirmek ancak abesle iştigal olur.

Bu kıstaslar nedir diye soracak olursanız onu da söyleyeyim. İnternet tarayıcınıza hangi il müdürlüğü ile ilgili kıstaslara bakmak istiyorsanız “o il müdürünün görevleri nelerdir” diye yazın oradan o kıstasları görebilirsiniz. Yani İl Milli Eğitim Müdürü’nün görevleri de diğer müdürlerin görevleri de açıktır. Dolayısıyla kıstasları da buna göre değerlendirebilirsiniz. Buna göre de “falanca müdürün nasıl randevu verdiği değil, görevini nasıl yaptığı konusuna göre değerlendirebilirsiniz.

Mesela ben bir kurumun müdürü olsam, beni çok sevenlerden daha fazla beni sevmeyenlerin veya eleştirenlerin neden eleştirdiğini merak ederdim. Kendime “acaba bir yerde hata mı yapıyorum” diye sorardım. Çünkü sizi sevenler zaten hatalarınızın ya farkına varmazlar ya da görmezden gelirler. Ama eleştirenler, hele ki düzeyli olarak eleştiriyorlarsa bilin ki onlardan daha fazla yarar görürsünüz. Eğer bir müdüre “yüzme bilmiyor” diye eleştiri getirirseniz bu “ahmaklık” olur. Ama görevi ile ilgili “şu görevde senden önce sıkıntı daha azdı, şimdi arttı” derse bu gayet yapıcı bir eleştiridir.

Yazıma şu anekdotla son vereyim: “Temmuz 2011 yılında Ak Parti’nin 61.Hükümeti kurulmuştur. İdris Naim Şahin de İçişleri Bakanı olmuştur. TBMM’de her fırsatta Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Bakan’a sataşır. Yine bir gün Milletvekili Önder, Meclis kürsüsünden Bakan’a övgüyle karışık “Sayın Bakan’ın varlığı bu ülke yurttaşları için umut kaynağıdır. Çünkü herkes Sayın İdris Naim Şahin İçişleri Bakanı olduysa ben de her şey olabilirim duygusu veriyor.” Der.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.