Yeni Bir Dönem Başlıyor!..

31 Mart 2019  mahalli seçim sonuçlarının  öncelikle Türk Milleti ve Türk Devleti, gözü ve gönlü burada olan tüm mazlum coğrafyalar, şehirlerimiz, ilçelerimiz ve mahallelerimize hayırlı olmasını,  başkan seçilen adayların da bulundukları beldelerde  hayırlı hizmetlerde bulunabilmeyi, beş senelik hizmet dönemlerinde de  vatandaşlarımızın  gönüllerine girmeyi ve  gök kubbede  hoş bir seda bırakabilmelerini dilerim. Şimdi diyeceksiniz ki; Amma da çok şey talep ediyorsun, seçilen  belediye başkanlardan, dediğinizi de duyar gibiyim! Başkan seçilmek sadece mal,  mülk, para yığmak, zevk-ü sefa peşine düşmek  ve makam  koltuğuna gömülmek, vatandaşa tepeden bakmak, vatandaşa eziyet etmek ya da vatandaşın işlerine zorluk çıkarmak için talep edilmiyor, herhalde! Bunları yapan başkanlar bir sonraki dönem zaten normal olarak  oyun dışına atılmaktadır!  Tabii ki  başkan; bölgesindeki vatandaşlarımızın  hayatını kolaylaştırmak için yer altı ve yer üstü hizmetlerde bulunmayı, tüm  işlerini de kanun ve kurallara uygun bir çerçevede çözüme kavuşturmak demektir!  Bir insan, başkaca ne için başkan olmayı talep edebilir ki?! Şehrin emini olabilmek ve uzun yıllar  hayırla yad edilebilmek! İnsan daha ne isteyebilir ki?!

31 Mart mahalli seçimleri bitti! Vatandaşlarımız kararını verdi! Seçim hakkında bazı bölgeler ve şehirlerimizle ilgili olarak vatandaşlarımızda çok kolay olmayan bir kabul ortaya çıkmış olsa da, sonuçlar meydandadır! AK Parti bazı bölge ve şehirlerimizde vatandaşlarımız tarafından  siyasi olarak kırmızı kart ile cezalandırılmıştır! Bazı şehirlerde ve ilçelerimizde  AK Parti  siyaseten oyun dışına atılmıştır! Tabii ki bu durum insani olarak  da  kabulü  kolay olmayan ve çok zor bir durumdur! Demokrasinin güzelliği de burada değil midir? Vatandaşlarımız, bir önceki seçim döneminde oy verdiği, desteklediği ve seçmiş olduğu bir parti veya  adayı,  yeni dönemdeki  seçimde  beğenmediğini de siyaseten oyun dışına atarak göstermektedir! Vatandaşımızın bu feraseti ve idrakine de tabii ki saygı duymak gerekir! Vatandaşlarımız,  bölgelerindeki  bir  partinin meclis üyesine oy verirken,  aynı partinin başkan adayını tercih etmemektedir! Neden acaba? Siyaset mühendislerinin üzerinde çokça durması gereken ve üniversitelerimizde de  case niteliğinde okutulması gerekir, diye düşünüyorum!

31 Mart mahalli seçimlerinden birkaç gün önce köşe yazımızdaki vurgularımıza kabaca bir bakalım! Türkiye’de her seçim biraz hengameli geçer! Her seçimde olduğu gibi 31 Mart mahalli seçimlerindeki seçim meydanlarında kırgınlık, yorgunluk ve iletişim kazalarının da bolca yaşandığı bir dönem olarak siyaset tarihimizde yerini alacaktır! Siyasal iletişim ve propaganda teknikleri açısından söylenmemesi gereken sözler ve ifadelere de şahit olduk! Neden? Bazı ifadeler karşısında neredeyse küçük dilimizi yutacak noktaya geldik! Nasıl olabilir? Böyle bir ifadeyi  veya iletişim kazasını bir siyasi parti mensubu veya aday, nasıl ve neden kullanabilir, dedik?! Tabii ki tüm bu  yaşadıklarımızın bir arka planı ve açıklamasının da olması gerekir? Türk Devlet Aklı ve iki bin üç yüz yıllık kadim devlet  geleneği doğrultusunda, seçim  meydanlarındaki olaylar, ifadeler ve tüm  gelişmelere  baktığımızda, bu sözler, bu  ifadeler ve iletişim kazalarını da değerlendirdiğimizde, öylesine sehven yapılan bir konuşma veya  hata olarak bakamayız! Peki, nasıl bakmalıyız? Ülkemizdeki  16 Nisan Anayasa değişiklik referandum süreci ile başlayan ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de olmaz ise olmazı, iki partili sistemin tam olarak oturması ve yerleşmesi için, kadim devlet aklının denetim ve kontrolünde bilinçli bir şekilde yapılmakta olan ' Seçmen ve Oy konsolide'  teknikleri olarak düşünüyorum, şeklinde bir değerlendirmede bulunmuştum!

Hülagu, Moğol İmparatorluğunun kurucusu Cengiz Han’ın torunu, İlhanlı Devletinin kurucusu Mengü Kağan’ın da kardeşidir. Hülagu 1258 tarihinde Bağdat’a girerek Abbasi Halifesi Mutasım’ı keçeye sarıp Moğol atlarının ayakları altında ezdirerek öldürtür. Şehirde katliamlara başlar ve şehri yağmalar. Kadın, yaşlı, çocuk ve hamile demeden bazı kaynaklara göre iki yüz bin, bazılarına göre de  dört yüz bin insanı katleder. Sadece bir ülkenin, bir  devletin,  bir milletin  ve toprakların  neden böyle bir istila, katliam ve sonuç  ile karşı karşıya kaldığını idrak edebilmek için zalim komutan Hülagü ile Kadıhan  arasında geçen konuşma ise çok manidardır! Hülagü karşısına gelen Kadıhan isimli kişiye;  Söyle bakalım, beni buraya getiren sebep nedir, diye sorar. Kadıhan, Hülagü'ya;  Seni buraya bizim amellerimiz getirdi. Allah’ın bize verdiği nimetlerin kıymetini bilemedik. Esas gayemizi unutup makam, mevki ve  mal mülk peşine düştük. Zevk ve sefaya daldık. Cenabı  Hak bize verdiği nimetleri de almak üzere seni gönderdi,  der.

1989 yerel seçimleri ile başlayan hizmet belediyeciliği, 1994 yerel seçimlerinde bu hizmet kervanına  İstanbul ve Ankara gibi metropol şehirlerin de  dahil olması ile tüm Türkiye'ye yayılmış ve 2002 genel seçimlerinde de Türkiye Cumhuriyetinin yönetim kademesine bu mantık,  bu düşünce,  bu görüş  ve bu  hizmet anlayışı konuşlanmıştır!  16 Nisan   tarihindeki Anayasa değişiklik referandum süreci ile başlayan, 15 Temmuz hain darbe  ve işgal kalkışması akabinde ki Yeni Kapı ruhu ile de perçinlenen  ve 24 Haziran 2018  tarihindeki  Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi seçimleri  ile Türk Devlet yönetimi yeni bir döneme, yeni  bir sisteme  ve yeni bir viraja girmiştir! Siyasi parti hayatımızda artık iki partili sistem adım adım oturmaktadır! 31 Mart 2019 mahalli seçim sonuçları da bize şunu göstermekte ve işaret etmektedir ki;  kadim Türk devlet aklı ve  devleti ebed müddet vizyonu,  şuuru ve ülküsü çerçevesinde,  iki bin üç yüz yıllık kadim devlet geleneği, Türkiye Cumhuriyeti Devlet yönetim sistemine el koymuş, devletin yönetim kademesi ve kadrolarında  artık yeni bir 'MİLAT ve DÖNEM'  başlamaktadır, şeklinde düşünüyorum!  Buradan kesinlikle geriye  bir dönüş de olmayacaktır!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.