Konya
Açık
16°
Aksaray
Parçalı bulutlu
18°
Karaman
Açık
16°
Anadolu'da Bugün Sağlık Konya’da uzman açıkladı! 40 yaşında anne olmak imkansız değil ama...

Konya’da uzman açıkladı! 40 yaşında anne olmak imkansız değil ama...

Kadınların eğitim ve kariyer hedefleri nedeniyle annelik yaşı uzuyor. Medicana Konya Hastanesi'nden Dr. Latife Nevin Pehlivanlar Dar, 35 yaşın bir sınır olmadığını, ancak 40 yaş sonrası gebelik planlarının daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Konya’da uzman açıkladı! 40 yaşında anne olmak imkansız değil ama...
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 4 dk

Kadınların eğitim hayatının uzaması, çalışma yaşamında daha fazla sorumluluk üstlenmesi, ekonomik bağımsızlığın önem kazanması ve kariyer planları, annelik yaşının ilerlemesine neden oluyor. Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Latife Nevin Pehlivanlar Dar, 30’lu yaşların ortasında ve 40’lı yaşlarda ilk kez anne olan kadınların sayısının arttığını belirterek, kariyer planı ile biyolojik saat arasında denge kurulmasının önemine dikkat çekti.

Eskiden 20’li yaşların başında çocuk sahibi olmanın daha yaygın olduğunu belirten Op. Dr. Latife Nevin Pehlivanlar Dar, günümüzde kadınların eğitim, kariyer ve ekonomik bağımsızlık hedefleri nedeniyle anneliği daha ileri yaşlara erteleyebildiğini ifade etti.

“35 yaşına gelindiğinde bir gecede risklerin ortaya çıktığı ya da gebelik şansının birdenbire ortadan kalktığı düşüncesi doğru değil” diyen Dar, kadınlarda doğurganlığın yaşla birlikte azaldığını ve bu azalmanın özellikle 35 yaş sonrasında daha belirgin hale geldiğini söyledi.

35 YAŞ KESKİN BİR SINIR DEĞİL

Tıpta uzun yıllardır 35 yaşın ileri anne yaşı açısından kullanılan bir eşik olduğunu belirten Dar, ancak bu yaşın biyolojik açıdan keskin bir sınır olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.

Dar, yaş ilerledikçe doğal yolla gebe kalma olasılığının azalabildiğini, düşük ve bazı gebelik komplikasyonlarının görülme ihtimalinin ise arttığını ifade etti. Gebelikte hipertansiyon, preeklampsi, gestasyonel diyabet ve bazı obstetrik komplikasyonların ileri yaşlarda daha sık görülebildiğini belirten Dar, risk değerlendirmesinde yaşın tek başına belirleyici olmadığını vurguladı.

Bir hastalığın görülme riskinin yaşla birlikte artmasının, o hastalığın mutlaka ortaya çıkacağı anlamına gelmediğini belirten Dar, 35 yaşındaki sağlıklı bir kadın ile 40 yaşında hipertansiyon ve diyabet gibi sağlık sorunları bulunan bir kadının gebelik risklerinin aynı olmadığını söyledi.

İLERİ YAŞTA KROMOZOMAL ANOMALİLERE DİKKAT

Anne yaşının ilerlemesiyle bazı kromozomal anomalilerin görülme riskinin de arttığını ifade eden Dar, özellikle trizomi 21 (Down sendromu), trizomi 18 ve trizomi 13 açısından anne yaşının önemli bir risk faktörü olduğunu belirtti.

Bu durumun temelinde yaşla birlikte yumurta hücrelerinde kromozomların doğru şekilde ayrılmaması nedeniyle ortaya çıkan kromozomal ayrılma hatalarının daha sık görülmesinin bulunduğunu aktaran Dar, ileri anne yaşında gebeliğin kesin olarak riskli kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.

Gebelik haftasına ve kişinin özelliklerine göre farklı tarama seçeneklerinin bulunduğunu belirten Dar, ilk trimester ultrasonografik değerlendirme ve biyokimyasal taramaların yanı sıra uygun adaylarda anne kanından yapılan cfDNA/NIPT gibi tarama testlerinin kullanılabildiğini ifade etti.

NIPT’nin bir tanı testi değil, tarama testi olduğuna dikkat çeken Dar, yüksek riskli sonuçlarda bunun kesin tanı anlamına gelmediğini ve gerekli durumlarda koryon villus örneklemesi veya amniyosentez gibi tanısal yöntemlerin değerlendirilebileceğini kaydetti.

40 YAŞ SONRASINDA GEBELİK PLANI DAHA AYRINTILI DEĞERLENDİRİLMELİ

35-40 yaş aralığı ile 40 yaş sonrasında sağlıklı gebeliklerin mümkün olduğunu belirten Dar, ancak 40 yaş ve sonrasında bazı risklerdeki artışın daha belirgin hale geldiğini ifade etti.

Bu nedenle 40 yaş ve üzerinde gebelik planlayan kadınların gebelik öncesinde genel sağlık durumlarının daha ayrıntılı değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyleyen Dar, kan şekeri, tansiyon, tiroid fonksiyonları, kilo, kullanılan ilaçlar, aile öyküsü, önceki gebelikler ve üreme öyküsünün birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Dar, “40 yaşında anne olmak imkânsız değildir. Ancak 40 yaşında gebelik planlayan bir kadının, 30 yaşındaki doğurganlık biyolojisine sahipmiş gibi plan yapması da doğru değildir.” ifadelerini kullandı.

AMH TESTİ DOĞURGANLIK YAŞI TESTİ DEĞİL

İleride çocuk sahibi olmak isteyen ancak bunu birkaç yıl erteleyen kadınların gebelik öncesi danışmanlık için çocuk sahibi olmaya karar verdikleri günü beklemelerine gerek olmadığını belirten Dar, genel sağlık durumu, kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar, yaşam tarzı, aile öyküsü ve üreme sağlığının değerlendirilerek gelecekteki gebelik planı hakkında yol haritası oluşturulabileceğini söyledi.

Kadınların yumurtalık rezervi konusunda merak ettiği testlerden biri olan AMH’nin de toplumda olduğundan fazla anlamlandırıldığını ifade eden Dar, AMH’nin yumurtalık rezervi hakkında fikir verebildiğini ve özellikle yardımcı üreme tedavilerinde yumurtalıkların uyarıya vereceği yanıtın öngörülmesine yardımcı olabildiğini kaydetti.

AMH’nin bir “doğurganlık yaşı testi” olmadığını vurgulayan Dar, düşük AMH değerinin kişinin çocuk sahibi olamayacağı, yüksek AMH değerinin ise yıllarca gebeliğin ertelenebileceği anlamına gelmediğini söyledi.

Dar, yumurta kalitesi ve kromozomal açıdan yaşın daha önemli bir faktör olduğunu belirterek, AMH’nin kadının yaşı, adet düzeni, ultrason bulguları ve klinik öyküsüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız