“Hat meşakkatli bir sanattır”

Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Özkafa, “Hat sanatının kendi içinde bir kültürü disiplini vardır. Çünkü hat sanatı çalışkan meraklı azimli ve sabırlı olmayı gerektirir” dedi.

“Hat meşakkatli bir sanattır”
Yayınlanma:

Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Özkafa ile Kuran-ı Kerim’in daha güzel yazılması için geliştirilen hat sanatı ve incelikleri dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Fatih Özkafa sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1974 yılında Konya’da doğdu. 1996 yılında Selçuk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 1994 yılından itibaren Hattat Yrd. Doç. Hüseyin Öksüz’den hüsn-i hat meşk ederek 2002 yılında sülüs-nesih icâzeti aldım. Daha sonra divanî ve celî divanî yazılarını meşk ederek ta’lîk derslerine başladım. 2003 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans yaptım. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı’nda farklı branş hazırlık sınıfını tamamlayarak doktora eğitimine başladı. 2005 yılında Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’ne araştırma görevlisi olarak atandı. Aynı yıl öğretim görevlisi ve bölüm başkan yardımcısı oldum. 2008 yılında tamamladığı “İstanbul Selâtin Camilerinin Kuşak Yazıları” adlı teziyle doktor, 2009 yılında ise, halen görev yapmakta olduğu Fakülte’nin Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Ana Sanat Dalı’nda yardımcı doçent oldum. Aynı yıl Fakülte Kurulu üyeliğine seçildim.

Hat sanatına olan ilginiz ne zaman başladı?

Kamu yönetiminde öğrenciyken 1994 yılında hat meşk etmeye başladım. Hüseyin Öksüz hocam ile ilk kez meşk etmeye başladık. Ardından Konya Bölge Yazma Eserler kütüphanesinde Kültür Bakanlığına bağlı bir hat kursu açılmıştı. Bu kursa müracaat ettim. 7 yıl süren eğitim sonucunda Hüseyin Öksüz hocamdan sülüs nesih icazet namesi aldım. İcazet nameyi aldıktan sonra artık kendi eserlerime imza atmaya başladım.

Hat sanatı hakkında bilgi verir misiniz?

Hat sanatı Kuran-ı Kerim’in nazil olmasından itibaren yavaş yavaş gelişmiş, Arap yazısının daha estetik bir hüviyete kavuşması haliyle bir sanat halini alan geleneksel sanatımızdır. Aslı itibariyle hat sanatı Kuran-ı Kerim’in daha güzel yazılması için daha geliştirilmiş bir yazı çeşididir. Daha önceleri sanatsal bir hüviyeti olmayan bir yazı iken Kuran-ı Kerim ile birlikte Müslümanların çok değer vermesiyle birlikte sanatkârlar yetiştirmiş ve bir çok hattat Kuran-ı Kerim-i nasıl daha güzel yazarız, çabasının içine girmiştir. Hat sanatı Kur’an eksenli bir sanat dalıdır.

Hat sanatında icazet alana kadar uzun ve zor bir aşamadan geçiliyor. Peki bir öğrenci nasıl icazet sahibi bir hattat olabilir?

Hattat olmak için öncelikle belli bir eğitimden geçiyorsunuz. Burada hocayla ilişkiniz çok önemli çalışma ve gayret neticesinde eğer öğrenci istenilen duruma gelmişse, hoca yazıyı beğendiyse bir metin hazırlamasını söylüyor. Hazırlandıktan sonra hoca altına imzasını atıyor. Böylece icazet almış olunuyor. İcazet bizim sanatımızda bir son değil başlangıçtır. Çünkü icazetten sonra eğitim hoca ile istişareler devam ediyor. İcazet aldıktan sonra hat sanatı beni iyice içine çekti. Öyle ki bana kendi branşımı bile unutturmaya başladı. Çalışmalarımı icazetten sonra tamamen hat ile ilgili yapmaya başladım.

Hat sanatının incelikleri nelerdir?

Hat sanatı her şeyden önce titiz bir bakış açısı, kabiliyet ve yoğun bir çalışma gerektirir. Tabii öncelikli olarak da icazetli iyi bir hocadan ders almak gerekir. İyi bir hattat ise, öncelikli olarak eski eserleri iyi inceleyip, ciddi bir arşiv toplaması gerekiyor. Bunun yanı sıra çok önemli hususlardan biri de 3 temel malzemedir. Bunlar; kamış kalem, ipek mürekkep ve çeşitli şekilde üretilen kâğıttır. Bu ana malzemelerin mutlaka kaliteli olması gerekir. Çünkü kötü aletlerle güzel işler çıkmaz. Bunların haricinde tabii bu işin adabı vardır. Hocayla olan münasebet ve eserin takdimiyle alakalı birtakım hassasiyetlerdir. Bir nevi bir tasavvuf müessesinde mensup olan kişi gibi hat sanatında olan öğrenci gibi adeta bu sanatın müridi olur ve hocasının dediklerinde dışarı çıkmaz. Ondan sonra öğrenci olgunlaşıncaya kadar bu ilişki devam eder, sonra kendi yolunu bulur.

Geleneksel sanat dallarının unutulduğu söyleniyor. Siz de aynı düşüncede misiniz?

Kesinlikle böyle düşünmüyorum. Bu tamamen bazılarının böyle fantastik bir tanımlaması diyebilirim. Kuran-ı Kerim’le bağlantılı olduğundan hat sanatının unutulması mümkün değil. Çünkü Kuran-ı Kerim’in kıyamete kadar korunacağı Allah tarafından vaat edilmiş. Böyle sağlam bir güvence varken ayetle de bu teyit edilmişken bunun yazısı nasıl unutulacak. Bu çok saçma olur o bakımdan diğer bazı sanatlar unutabilir. Çünkü halk arasında birkaç ustası kalmıştır. Ama hat sanatının unutulması mümkün değil. Sadece belli dönemlerde biraz sıkıntıya girmiştir. Ama mutlaka onu sürdüren belli başlı kişiler olmuştur. Zaten günümüze ulaşması da bunu gösteriyor.

Son yıllarda modern hat sanatı uygulamaları artmaya başladı. Sizin de bu alana doğru bir yönelmeniz var mı?

Evet, Modern hat sanatına ilgi son zamanlarda yoğun bununla ilgili resim ve grafikle hat sanatını birleştirerek birtakım eserler üretilebiliniyor. Bunlar içersinde güzel olanları da var, henüz olgunlaşmayanlar da var. Modern hat sanatına karşı değiliz. Ama burada mutlaka olması gereken bir şeye inanıyoruz. Modern çalışma yapan kişi mutlaka geleneksel eğitim almış olmalıdır.

Hat sanatı Hz Ali’den süre gelen bir sanat dalı o dönemde nasıl ortaya çıkmıştır?

Hz. Ali hattatların piri olarak kabul edilir. Bunun haricinde vahiy kâtibidir. Kuran-ı Kerim nazil oldukça ayet Hz. Ali’de ayetleri yazan kişiler arasındadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) milletler arası sözleşmelerini de o yazmıştır. Hz. Ali çok bilgili bir insan, ilim beldesinin kapısı olarak nitelendiriliyor. Çok bilgili olduğu içinde en ciddi işler ona verilmiştir. Yazı sanatıyla ilgili de bir ustalığı söz konusu mesela hat sanatıyla ilgili de onun bir sözü var: ‘Hat sanatı bir hocanın taliminde gizlidir. Kıvamı çok çalışmakla devamı da İslam dini üzerine olmaktır’ diyor. Zaten İslam tarihine de baktığımızda hat sanatıyla uğraşanların Müslüman olduğunu görüyoruz.

Hat sanatı bir noktanın önemli bir anlamı var. Bunu açıklar mısınız?

İlim bir noktayla başlar. Hz Ali’nin bu konuyla ilgili bir sözü var: ‘İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı’ diyor. Buradaki ilimden kasıt; hikmet, Kur’an ve sünnete dayalı bilginin dışında üretilen her şeyi safsata olarak görüyor. Hat sanatında bütün harfler nokta ölçüsüyle belirlenir. Hattatlar yazıları noktayla anlarlar. Yarım noktanın da çeyrek noktanın da anlamı vardır.

Hat sanatıyla alakalı şu ana kadar kaç eser verdiniz?

İcazet aldıktan sonra 600 ila 700 eser olmuştur. Tabii bunlar içersinde acemilik dönemlerinde verilen eserler de var. Her tür yazı çeşidiyle yazılan eserlerimi var. Klasik eserlerin dışında modern sanat dalının tesiriyle yaptığım birtakım yorumlar var. Bunlarda ilgi gördü. Ancak dediğim gibi klasiği meşk etmeden doğrudan moderne geçmek doğru değil.

Hat eğitimin almak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

Öncelikle hayatlarının merkezlerini koymayı tavsiye ederim. Hat meşakkatli bir sanattır. Hat sanatı bir hobi olarak yapılamaz. Hat sanatının kendi içinde bir kültürü disiplini vardır. Hobi olarak yapamazsınız. Çünkü hat sanatı çalışkan meraklı azimli ve sabırlı olmayı gerektirir. Kişinin İslam dini üzerine olması gerekir. Macera ile yerine getirilemez.

Melek Sarıtaş

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.