Saadet Partisi’nin Ocak ayı il divan toplantısı, Konya İl Başkanlığı binasında gerçekleştirildi. Toplantının basına açık bölümünde konuşan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, hem ülke gündemine hem de Konya’daki yerel yönetim uygulamalarına ilişkin eleştirilerde bulundu. Toplantıya 20. Dönem Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz, ilçe başkanları, AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, DİNBİRDER Konya Şube Başkanı Abidin Yalman ile çok sayıda partili katıldı.
Demirel konuşmasına, geçtiğimiz ay Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın Konya ziyaretine ve yoğun katılımla gerçekleşen programlara destek verenlere teşekkür ederek başladı. Ardından gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.
“Emekli Maaşı Asgari Ücret Seviyesine Çıkarılmalı”
Demirel, emekli maaşlarına yapılan son zammın ardından en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılacağı yönündeki açıklamaları eleştirerek, bu rakamın “ne görüşülmesi ne de kabul edilmesi” gerektiğini söyledi. Saadet Partisi’nin önerisinin en düşük emekli maaşının en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesi olduğunu vurgulayan Demirel, başlatılan imza kampanyasının 1 milyonu aşkın imzaya ulaştığını belirtti. Demirel, “Emekli sadaka değil, alın terinin karşılığını istiyor” diyerek hükümete çağrıda bulundu.
Demirel, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin “Konya modeli belediyecilik” söylemini eleştirerek, alınan kararların isabetsiz olduğunu savundu. Üçler Mezarlığı yanına alkollü otel yapılmasını, Mevlâna Meydanı’nın miting alanına dönüştürülmesini ve belediyenin ulaşım projelerinde yaşanan gecikmeleri eleştirdi. Ayrıca hızlı tren hattının şehir içinde yer üstünden geçirilmesini yanlış bulduğunu, bunun şehri ikiye böldüğünü belirtti.
Belediyenin Çin’e kredi arayışı ve faizli borçlanma politikalarını da eleştiren Demirel, “Belediye üretimle ayakta durur; borçla değil” dedi. Kütüphane, imar ve yeşil alanlar konusundaki kararları da yanlış bulduğunu belirterek, “Konya’nın geleceği satılamaz” mesajı verdi.
Basın Özgürlüğüne Vurgu: “Basın Susturulmak İsteniyor”
Demirel, belediyeyi eleştiren basın kuruluşlarının reklam kesintileri ve cezalarla tehdit edildiğini iddia ederek, basın özgürlüğüne yönelik bu tür uygulamaların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Devlet Protokolü ve “Kişiselleşen Yönetim” Eleştirisi
Cumhurbaşkanı’nın oğlunun resmi bir devlet görevlisi gibi ağır bir protokolle karşılanmasını eleştiren Demirel, devlet protokolünün makamlara göre uygulanması gerektiğini, kişilere göre değil devletin ciddiyetinin korunması gerektiğini söyledi.
Gazze’ye Destek Mesajı: “Milli Görüş Yoksa Zulüm Var”
Demirel, Gazze’de yaşananlara değinerek, Türkiye’nin garantör ülkeler arasında olmasına rağmen yeterli adım atılmadığını savundu. “Milli görüş yoksa zulüm var, pahalılık var, ezik insanlar var” diyerek partisinin duruşunu ve çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Toplantıda öne çıkan mesajlar, emekli maaşları, yerel yönetim eleştirileri, basın özgürlüğü ve Gazze’ye destek oldu. Demirel, ülkenin geleceği için “daha fazla faiz, daha az maaş ve köleleştirilmiş bir Türkiye” uyarısında bulunarak, Saadet Partisi’nin çalışmalarıyla daha yaşanabilir bir Türkiye hedeflediklerini ifade etti.