Konya Aydınlar Ocağı’nın geleneksel Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında bu hafta, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla anlamlı bir program düzenlendi. Programda yazar Nermin Öztürk, “Hinduizm, Hristiyanlık ve İslam’da Bakire Doğum” konusunu ele aldı.
Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Mustafa Güçlü, kutsal metinlerde yer alan bazı konuların açık şekilde ifade edilmemesinin imtihan dünyasının bir gereği olduğunu belirtti. Güçlü, insanlara doğru yolu bulabilmeleri için akıl ve kalp ile değerlendirme alanı bırakıldığını ifade etti.
Konuşmasında farklı dinlerdeki ortak anlatılara dikkat çeken Prof. Dr. Nermin Öztürk, bakire doğum konusunun hem mitolojilerde hem de kutsal kitaplarda sıkça yer aldığını söyledi. Öztürk, bu tür anlatıların saflık ve yaratıcı gücün sembolü olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Karşılaştırmalı din çalışmalarının önemine değinen Öztürk, dinlerin evrensel yönlerinin bu tür analizlerle daha iyi anlaşılabileceğini belirtti. Dinlerin yalnızca ibadet boyutuyla değil; ahlaki, tecrübi ve kültürel yönleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Öztürk, Yahudi, Hristiyan ve İslam kaynaklarında mucizevi doğum örneklerine yer verildiğini belirterek, özellikle Meryem figürünün her iki dinde de önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Hristiyanlıkta Hz. İsa’nın bakire doğumu anlatısının merkezi bir konumda bulunduğunu, İslam’da da Meryem’in kutsal bir şahsiyet olarak kabul edildiğini dile getirdi.
Mitolojik anlatılardan da örnekler veren Öztürk, Hindu destanları, Mısır mitolojisi ve farklı kültürlerde benzer doğum hikâyelerinin yer aldığını belirtti. Bu tür anlatıların, farklı coğrafyalarda benzer sembollerle ortaya çıkmasının insanlık tarihindeki ortak kültürel kodlara işaret ettiğini söyledi.
Programın sonunda, Prof. Dr. Nermin Öztürk’e günün anısına hediye takdim edildi. Etkinlik, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı.