Konya
Az bulutlu
17°
Aksaray
Açık
16°
Karaman
Açık
16°

Soyadımın Zerre Katkısı Olmadı

YAYINLAMA:

Bazıları doğuştan şanslı doğar diye duyardım da kulak ardı ederdim. Bununla da kalmaz, olur mu öyle şey. Bunlar şehir efsanesi. İnsan çalışır, çabalar, kendini ispatlar. Herkes emek sarf ettiğinin karşılığını yer diye düşünürdüm.

An itibariyle kulak ardı ettiğim, yani doğuştan şanslı doğar sözünün aslı olduğuna inanmaya başladım. Çünkü öyle kan bağına sahip kişiler var ki makam, mevki, şöhret bunlara bir şekil nasip oluyor. Parayı söylemeye gerek yok zaten. Çünkü akıyor adeta. Yeter ki o ailenin bir ferdi ve o ailenin soyadını taşımış olsun. Bir soyadı bütün kapıları açıyor.

Hele çift isimli kadınların evlenirken ailesinin soyadını da almasını hiç anlamazdım. Zaten çift isimli, ismi uzun, eşinin soyadı yetmezmiş gibi bir de ailesinin soyadını alıyor. Bunların zoru ne derdim. Meğer ailesinin aile soyadı her kapıyı açıyormuş da ondan alıyormuş soyadı. Bunu da öğrendim ama çok geç kaldım. Gerçi her çift isimli olup evlenirken ailesinin soyadını alanların hepsi aynı şekilde şanslı değil ama olsun.

Soyad konusunda şanslı olduğumu sanırdım. Soyadımın makam, mevki, şöhret, para ve pula katkısı olmasa da hem kısa hem de anlamı güzel derdim. Gerçi bu soyadı kullanmamdan nüfus idaresi çok hoşnut olmadı. Sen misin bu soyadı seven. Bundan sonra soyadın Yüce değil, Yuca dedi. Tüm sülale akşam Yüce olarak uyuduk. Sabahleyin Yuca olarak uyandık. Yeniden Yüce soyadımı mahkeme yoluyla elde ettim. Halihazırda benim gibi tekrar eski soyadını alan olduğu gibi Yuca soyadını kullanan sülalem var.

Mahkemeyi kazanınca eşeğini kaybedenin eşeğini bulduktan sonra sevindiği gibi ben de sevinmiştim. O zamanlar yürüyüşüm bile değişmişti. Öyle ya nüfus müdürlüğüne karşı bir dava kazanmıştım. Gel gör ki sonraları ad soyad değişikliği mahkemeye gerek kalmadan bir dilekçe ile halledilir olunca yaşadığım şoku anlatamam.

Neyse geleyim sadede. Mahkeme kararıyla soyadımı tekrar almama rağmen soyadımdan çok ekmek yediğimi söyleyemem. Varım, yoğum, makam mevkiim çalışıp ekmek sarf etmek suretiyle oldu.

Şimdi düşünüyorum da mademki para, pul, makam, mevki ve şöhreti seviyorum. Hele paraya hiç hayır demem. Gözümü ne toprak doyurur ne de başka bir şey. O yüzden Yüce soyadını alacağıma sonu oğlu ile biten bir soyadım olsaydı ya da soyadım Sayar olsaydı, soyadımla müsemma hep para sayan biri olsaydım, Allah yürü ya kulum deseydi, bir koyup kısa zamanda milyonlar kazansaydım, tüm makam ve mevkiler Sayar ailesi olarak bizim olsaydı fena mı olurdu.

Elbette gül bahçesinden faydalanan ben ve ailem zaman zaman imtihana tabi olur, gülün dikeni de batardı, soyadımız herkesin gözüne de batardı. Ben kervanımı yürütürken bazen yol kazası olursa tüm görevlerimden makam ve mevkilerimden tereddüt etmeden istifa ederdim. Sonrasında makam ve mevkii olmadan yoluma devam ederdim. Çünkü daha önceki şöhret ve tuttuğum yük bana ve aileme fazlasıyla yeterdi.

Ne diyeyim, heyhat ki heyhat. Bana zerre katkısı olmayan soyadımla yaşamaya devam. Bahtıma yanayım. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız