Konyaspor’a Sahip Çıkmak Hepimizin Görevi
Konyaspor’daki gelişmelere haliyle kayıtsız kalamayız. Ancak olayları biraz sağduyuyla düşünmek ve ona göre karar vermek gerekir.
Konyaspor bu sezon başladığından beri bir çıkış ivmesi yakalayamadı. Ancak şahsen ben inanıyorum ki, muhakkak bu kötü gidişat devam etmeyecek ve o ivmeyi yakalayan Konyaspor bu sene de ortalarda ligi sonlandıracaktır. Bu konuda hiçbir Konyasporlu yeise, karamsarlığa kapılmasın. Ancak bunları söylerken de birlik ve beraberlik çizgisinin dışına çıkmamak gerekir.
Bazı gerçekleri beğensek de beğenmesek de kabul etmeli ve aklımızdan çıkarmamalıyız. Öncelikle Konya bir spor şehri değildir. Siyasetçiler bunu söyleyebilir. Propaganda amaçlı bu konuda bir takım konuşmalar yapılabilir. Ancak gerçek, maalesef bizlerin istediği gibi değildir.
Örneğin Trabzon bir spor şehridir. Ve yediden yetmişe tüm Trabzonlular şehirlerinin takımına sonuna kadar sahip çıkarlar. En basit şekliyle Trabzon’un kendi evinde oynadığı bir maçtan şehirdeki tüm insanların bilgisi ve haberi vardır. Konya için bu geçerli midir sizce?
Konyaspor kendi stadında maç oynarken, Zafer Alanına indiğinizde çoğu kimsenin bu maçtan haberinin bile olmadığını görürsünüz. Ve bunu en popüler branş olan futbol için söylüyorum.
Bunu basketbol branşına çevirirsek, mesela Karatay Belediyespor Basketbol takımının 2. Ligde oynadığını bilen acaba kaç kişi vardır. Aynı şekilde Büyükşehir Belediyespor basketbol takımı Türkiye Basketbol Liginde şehrimizi temsil ediyor. Bundan da çoğu hemşerilerimizin haberi olduğunu sanmıyorum işin doğrusu. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Diğer bireysel sporlardaki örnekleri vermiyorum bile…
Sonuçta spor Konyalı hemşerilerimizin büyük çoğunluğunun ilgisini çekmiyor maalesef.
İşte hal böyleyken en azından Konyaspor’un başına geçen, yöneticilere sahip çıkmak en önemli görevimiz olmalıdır. Bu durum sadece, mevcut yönetim için değil; daha önce görev yapmış olan yöneticiler için de geçerli olmalıdır.
Ama bunu söylerken, yanlış anlaşılmasın, “hiç eleştirilmesin, insanlar fikrini söylemesin” gibi bir düşünceyi savunmayacağımı sanırım okurlarım bilmektedirler.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, Konyaspor kulübü yöneticiliğini bir siyaset yöneticiliği gibi ya da bir STK yöneticiliği gibi görmemek lazım. Daha çok Konya’ya, Konya için yapılan bir görev gibi algılamak daha doğru bir duruş olacaktır. Bu bağlamda da önceki yönetimlere sahip çıkmak öncelikle mevcut yönetimin görevi olmalıdır.
Geçtiğimiz gün önceki Konyaspor yönetimi bir basın toplantısı yaparak mevcut yönetime sitemlerini iletmiştir. Bence bunun altında başka hiçbir şey aramaya gerek yoktur. Bu bir sitemdir.
Buna karşılık mevcut yönetim ve önceki yönetim bir araya gelip konularını karşılıklı çözüp, durum ayrışmaya gitmeden önlemi alınmalıdır.
Önceki başkan Ömer Korkmaz bir muhatap bulamamaktan yakınmaktadır. Konyaspor Kulübünün muhatabı, önceki kulüp başkanı ile bir araya gelmekten imtina etmemelidir. Çünkü Konyaspor Kulübü başkanlığı bir görevdir ve bu görevi yapan Ömer Korkmaz’dan sonra şimdi de Ömer Atiker devam ettirmektedir. Yarın da bir başkası bu görevi sürdürecektir. Dolayısıyla zaten çok fazla olmayan spor taraftarını bir ikilem içerisine sokmamak gerekmektedir.
Taraftarı, şu haklı bu haksız ikilemine sokmak Konyaspor’a hiçbir fayda sağlamayacaktır. Ben burada bir haklılık veya haksızlık olabileceğini kesinlikle söylemiyorum. Çünkü bu bir sistemdir. Yönetime gelenler tabii ki ceplerinden para harcarlar ve de görev değişiminde de bu harcadıkları paraları alıp işlerine güçlerine geri dönerler. Burada sadece ödeme zamanları karşılıklı diyalogla ancak çözülebilir. Dediğim gibi bu bir sistemdir. Bu sistemi bozmamak gerekir. Çünkü aynı sistem mevcut yönetime de gerekecektir.
Eğer bu sistem bozulursa yarın bir gün kulübün başına, Konya’yı temsil edebilecek bir başkan bulmak zorlaşır, belki de imkansız hale gelir.
“Bu basın toplantısı zamansız oldu” diyenler için de söyleyeyim; diyalog kurmanın zamanı olmaz.
Konyaspor’un durumu için de birkaç şey söylemek gerekir. “Şu oyuncuyu şuraya almalıydı, şunu oynatmalıydı, bunu çıkarmalıydı” cümleleri benim için rasyonel talepler değildir. Çünkü hangi oyuncunun formu ne kadar iyi veya kötü bunu uzaktan görmekle bilemezsiniz. Bunu en iyi neredeyse 24 saat beraber olduğu antrenöründen daha iyi kim bilebilir.
Şunu da kabul etmeliyiz; Konyaspor kulübü, maddi sorunlarını çözene kadar, şampiyonluğa oynayan bir takım olmayacaktır. Bizlerin yapması gereken de bu takıma, şartlar ne olursa olsun destek vermek ve yanında olmak durumudur.
Tabii ben bunu yazdım diye kızanlar olacaktır. Takımı şampiyon görmek isteyenler muhakkak ki vardır. Ama olaylara ne kadar gerçekçi yaklaşabilirsek, hayal kırıklığı da o kadar az olacaktır.
Herkesin üzerine düşen bir görev vardır. Bu da bir bütün halinde Konyaspor’a sahip çıkmak ve destek vermektir. Bu duruma halel getirecek her konuyu da bir an önce halletmek gerekmektedir.
Dostlukla kalın.