Yol açan Şehit
Çorum’dayız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Sayın Mustafa Demir tarafından Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiş olduğumuz beş ilden birisi olan Çorum’da AK Parti’li belediyelerimizi ziyaret etmek, vatandaş memnuniyetini gözlemlemek ve nihayetinde raporlamak için sahadayız. İskilip sonrası Bayat ilçesini ziyaret ederek akşam İstanbul’da bir programa katılacağım için Esenboğa Havalimanı’ndaki 18.00 uçağına yetişmem gerekiyor. İskilip’te ziyaretlerimizi yapıp son olarak İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini ziyaret ederek Bayat’a geçmem gerekirken program değişikliği yapma gerekliliği ortaya çıktı. Bir süre önce askerlik görevi sırasında şehit olan Çukuröz köyünden Mustafa Uslu kardeşimizin ailesine, köye bir ev yapacağına dair verdiği sözü devletimiz adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yerine getirmiş ve o gün köyde şehidimizin hatırasına devlet töreni düzenlenmişti. Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, tüm il protokolü köyde olacaktı; bize düşen de direkt Çukuröz köyüne gidip programa katılmaktı ve öyle de yapmak için AK Parti Çorum İl Başkanımız Yakup Alar ile birlikte yola çıktık. Ana yoldan bir süre gittikten sonra köy yoluna saptık ama ne yol! Asfalt olmasına rağmen sürekli dağa tırmanan oldukça virajlı bir yolda ilerlemeye başladık. Manzara müthiş, yol müthiş, menzil mübarek ama köye varıp programa katılıp tekrar aynı yoldan geri dönüp Esenboğa’ya saat 18.00 İstanbul uçağına yetişmek gibi de bir mecburiyetimiz vardı. Zaman geçiyor, yol bir türlü bitmiyor, bizim hesap tutmayacak gibi görünüyordu. Bu sefer geri dönmeyi düşünmeye başlamıştım. “Dönsek mi devam etsek mi?” tereddüdünü yaşarken bir taraftan da söz konusu olan şehidimizin hatırı ile baş başaydım. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, bizim Tevfik’e "Dönelim, yetişemeyeceğiz" dedim. Fakat yıllardır beraber çalıştığımız ve yakın çalıştığımız arkadaşlarımızın görüşlerine önem verdiğimi bilen danışmanım Tevfik, “ Çukuröz köyüne vardığımız anda program yeni başlamış ve Kur’an-ı Kerim tilaveti okunuyordu. Programa dâhil olarak şehit babasının elini öpüp hayır duasını aldık. Vatandaşlarımız ile selamlaştık. Devletimiz büyüklüğünü göstermiş, Bakanımız Murat Kurum tarafından anne babaya evladının söz verdiği ev yapılarak emanet teslim edilmişti. Vali Bey’den müsaade alarak dönüş yoluna çıkmak için aracımıza yöneldik. Geçen her dakika yetişememe riskimizi artırıyordu. Köye birlikte geldiğimiz Çorum İl Başkanımız ve partililerimiz ile vedalaşıp aracımıza binerken birden çevreden birisinin “Vekilim hangi yoldan döneceksiniz?” sorusu ile karşılaştık. “Geldiğimiz yoldan Bayat üzerinden dönüp Ankara istikametinde Esenboğa Havalimanı'na, 18.00 uçağına yetişeceğiz” dedim. “Ne işin var o yolda vekilim, şu tepeyi aştın mı Çankırı’nın ilk köyü Ovacık’ı geçtikten sonra asfalta indin mi Çankırı istikametinden Ankara yoluna düşersiniz. Yol sizi doğru havaalanına götürür” dedi demesine ama tırmana tırmana geldiğimiz yolu biraz daha zirveye doğru gidecek olma ihtimali, bir de sık orman içi olunca "O zaman düş önümüze bizi asfalta çıkart" dedim. İl başkanımızın aracı ile önümüze düştü o kardeşimiz ve dediği gibi tepeyi aşıp Ovacık köyünü geçip asfalta vardığımızda arabalardan inip vedalaşarak ayrıldık. Yol güzergâhında Çankırı’yı geçip devam ederek Ankara-Esenboğa bağlantı yoluna çıkarak uçağın hareket saatinden tam bir saat önce havaalanına ulaşmış olduk. Geldiğimiz yoldan dönseydik ya son dakika gelebilecektik ya da kuvvetle muhtemel uçağı kaçıracaktık. Birden köy yolunda devam kararı verdiğim anda aklımdan geçeni hatırladım. Tam yola çıkarken nereden gideceğimizi soran vatandaşımızı sanki Allah göndermiş ve kolay yolu bize tarif etmişti. Şehit yolu açmıştı… Bakanımız Sayın Murat Kurum'un yakın zamanda gerçekleştirdiği Çorum programında şehidimiz Mustafa Uslu’nun babası ile görüşüp kucaklaştıklarını medyada görünce yaşadıklarımızı yazmak istedim. Çorum’dayız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Sayın Mustafa Demir tarafından Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiş olduğumuz beş ilden birisi olan Çorum’da AK Parti’li belediyelerimizi ziyaret etmek, vatandaş memnuniyetini gözlemlemek ve nihayetinde raporlamak için sahadayız. İskilip sonrası Bayat ilçesini ziyaret ederek akşam İstanbul’da bir programa katılacağım için Esenboğa Havalimanı’ndaki 18.00 uçağına yetişmem gerekiyor. İskilip’te ziyaretlerimizi yapıp son olarak İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini ziyaret ederek Bayat’a geçmem gerekirken program değişikliği yapma gerekliliği ortaya çıktı. Bir süre önce askerlik görevi sırasında şehit olan Çukuröz köyünden Mustafa Uslu kardeşimizin ailesine, köye bir ev yapacağına dair verdiği sözü devletimiz adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yerine getirmiş ve o gün köyde şehidimizin hatırasına devlet töreni düzenlenmişti. Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, tüm il protokolü köyde olacaktı; bize düşen de direkt Çukuröz köyüne gidip programa katılmaktı ve öyle de yapmak için AK Parti Çorum İl Başkanımız Yakup Alar ile birlikte yola çıktık. Ana yoldan bir süre gittikten sonra köy yoluna saptık ama ne yol! Asfalt olmasına rağmen sürekli dağa tırmanan oldukça virajlı bir yolda ilerlemeye başladık. Manzara müthiş, yol müthiş, menzil mübarek ama köye varıp programa katılıp tekrar aynı yoldan geri dönüp Esenboğa’ya saat 18.00 İstanbul uçağına yetişmek gibi de bir mecburiyetimiz vardı. Zaman geçiyor, yol bir türlü bitmiyor, bizim hesap tutmayacak gibi görünüyordu. Bu sefer geri dönmeyi düşünmeye başlamıştım. “Dönsek mi devam etsek mi?” tereddüdünü yaşarken bir taraftan da söz konusu olan şehidimizin hatırı ile baş başaydım. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, bizim Tevfik’e "Dönelim, yetişemeyeceğiz" dedim. Fakat yıllardır beraber çalıştığımız ve yakın çalıştığımız arkadaşlarımızın görüşlerine önem verdiğimi bilen danışmanım Tevfik, “ Çukuröz köyüne vardığımız anda program yeni başlamış ve Kur’an-ı Kerim tilaveti okunuyordu. Programa dâhil olarak şehit babasının elini öpüp hayır duasını aldık. Vatandaşlarımız ile selamlaştık. Devletimiz büyüklüğünü göstermiş, Bakanımız Murat Kurum tarafından anne babaya evladının söz verdiği ev yapılarak emanet teslim edilmişti. Vali Bey’den müsaade alarak dönüş yoluna çıkmak için aracımıza yöneldik. Geçen her dakika yetişememe riskimizi artırıyordu. Köye birlikte geldiğimiz Çorum İl Başkanımız ve partililerimiz ile vedalaşıp aracımıza binerken birden çevreden birisinin “Vekilim hangi yoldan döneceksiniz?” sorusu ile karşılaştık. “Geldiğimiz yoldan Bayat üzerinden dönüp Ankara istikametinde Esenboğa Havalimanı'na, 18.00 uçağına yetişeceğiz” dedim. “Ne işin var o yolda vekilim, şu tepeyi aştın mı Çankırı’nın ilk köyü Ovacık’ı geçtikten sonra asfalta indin mi Çankırı istikametinden Ankara yoluna düşersiniz. Yol sizi doğru havaalanına götürür” dedi demesine ama tırmana tırmana geldiğimiz yolu biraz daha zirveye doğru gidecek olma ihtimali, bir de sık orman içi olunca "O zaman düş önümüze bizi asfalta çıkart" dedim. İl başkanımızın aracı ile önümüze düştü o kardeşimiz ve dediği gibi tepeyi aşıp Ovacık köyünü geçip asfalta vardığımızda arabalardan inip vedalaşarak ayrıldık. Yol güzergâhında Çankırı’yı geçip devam ederek Ankara-Esenboğa bağlantı yoluna çıkarak uçağın hareket saatinden tam bir saat önce havaalanına ulaşmış olduk. Geldiğimiz yoldan dönseydik ya son dakika gelebilecektik ya da kuvvetle muhtemel uçağı kaçıracaktık. Birden köy yolunda devam kararı verdiğim anda aklımdan geçeni hatırladım. Tam yola çıkarken nereden gideceğimizi soran vatandaşımızı sanki Allah göndermiş ve kolay yolu bize tarif etmişti. Şehit yolu açmıştı… Bakanımız Sayın Murat Kurum'un yakın zamanda gerçekleştirdiği Çorum programında şehidimiz Mustafa Uslu’nun babası ile görüşüp kucaklaştıklarını medyada görünce yaşadıklarımızı yazmak istedim. Çorum’dayız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Sayın Mustafa Demir tarafından Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiş olduğumuz beş ilden birisi olan Çorum’da AK Parti’li belediyelerimizi ziyaret etmek, vatandaş memnuniyetini gözlemlemek ve nihayetinde raporlamak için sahadayız. İskilip sonrası Bayat ilçesini ziyaret ederek akşam İstanbul’da bir programa katılacağım için Esenboğa Havalimanı’ndaki 18.00 uçağına yetişmem gerekiyor. İskilip’te ziyaretlerimizi yapıp son olarak İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini ziyaret ederek Bayat’a geçmem gerekirken program değişikliği yapma gerekliliği ortaya çıktı. Bir süre önce askerlik görevi sırasında şehit olan Çukuröz köyünden Mustafa Uslu kardeşimizin ailesine, köye bir ev yapacağına dair verdiği sözü devletimiz adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yerine getirmiş ve o gün köyde şehidimizin hatırasına devlet töreni düzenlenmişti. Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, tüm il protokolü köyde olacaktı; bize düşen de direkt Çukuröz köyüne gidip programa katılmaktı ve öyle de yapmak için AK Parti Çorum İl Başkanımız Yakup Alar ile birlikte yola çıktık. Ana yoldan bir süre gittikten sonra köy yoluna saptık ama ne yol! Asfalt olmasına rağmen sürekli dağa tırmanan oldukça virajlı bir yolda ilerlemeye başladık. Manzara müthiş, yol müthiş, menzil mübarek ama köye varıp programa katılıp tekrar aynı yoldan geri dönüp Esenboğa’ya saat 18.00 İstanbul uçağına yetişmek gibi de bir mecburiyetimiz vardı. Zaman geçiyor, yol bir türlü bitmiyor, bizim hesap tutmayacak gibi görünüyordu. Bu sefer geri dönmeyi düşünmeye başlamıştım. “Dönsek mi devam etsek mi?” tereddüdünü yaşarken bir taraftan da söz konusu olan şehidimizin hatırı ile baş başaydım. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, bizim Tevfik’e "Dönelim, yetişemeyeceğiz" dedim. Fakat yıllardır beraber çalıştığımız ve yakın çalıştığımız arkadaşlarımızın görüşlerine önem verdiğimi bilen danışmanım Tevfik, “ Çukuröz köyüne vardığımız anda program yeni başlamış ve Kur’an-ı Kerim tilaveti okunuyordu. Programa dâhil olarak şehit babasının elini öpüp hayır duasını aldık. Vatandaşlarımız ile selamlaştık. Devletimiz büyüklüğünü göstermiş, Bakanımız Murat Kurum tarafından anne babaya evladının söz verdiği ev yapılarak emanet teslim edilmişti. Vali Bey’den müsaade alarak dönüş yoluna çıkmak için aracımıza yöneldik. Geçen her dakika yetişememe riskimizi artırıyordu. Köye birlikte geldiğimiz Çorum İl Başkanımız ve partililerimiz ile vedalaşıp aracımıza binerken birden çevreden birisinin “Vekilim hangi yoldan döneceksiniz?” sorusu ile karşılaştık. “Geldiğimiz yoldan Bayat üzerinden dönüp Ankara istikametinde Esenboğa Havalimanı'na, 18.00 uçağına yetişeceğiz” dedim. “Ne işin var o yolda vekilim, şu tepeyi aştın mı Çankırı’nın ilk köyü Ovacık’ı geçtikten sonra asfalta indin mi Çankırı istikametinden Ankara yoluna düşersiniz. Yol sizi doğru havaalanına götürür” dedi demesine ama tırmana tırmana geldiğimiz yolu biraz daha zirveye doğru gidecek olma ihtimali, bir de sık orman içi olunca "O zaman düş önümüze bizi asfalta çıkart" dedim. İl başkanımızın aracı ile önümüze düştü o kardeşimiz ve dediği gibi tepeyi aşıp Ovacık köyünü geçip asfalta vardığımızda arabalardan inip vedalaşarak ayrıldık. Yol güzergâhında Çankırı’yı geçip devam ederek Ankara-Esenboğa bağlantı yoluna çıkarak uçağın hareket saatinden tam bir saat önce havaalanına ulaşmış olduk. Geldiğimiz yoldan dönseydik ya son dakika gelebilecektik ya da kuvvetle muhtemel uçağı kaçıracaktık. Birden köy yolunda devam kararı verdiğim anda aklımdan geçeni hatırladım. Tam yola çıkarken nereden gideceğimizi soran vatandaşımızı sanki Allah göndermiş ve kolay yolu bize tarif etmişti. Şehit yolu açmıştı… Bakanımız Sayın Murat Kurum'un yakın zamanda gerçekleştirdiği Çorum programında şehidimiz Mustafa Uslu’nun babası ile görüşüp kucaklaştıklarını medyada görünce yaşadıklarımızı yazmak istedim. Çorum’dayız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Sayın Mustafa Demir tarafından Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiş olduğumuz beş ilden birisi olan Çorum’da AK Parti’li belediyelerimizi ziyaret etmek, vatandaş memnuniyetini gözlemlemek ve nihayetinde raporlamak için sahadayız. İskilip sonrası Bayat ilçesini ziyaret ederek akşam İstanbul’da bir programa katılacağım için Esenboğa Havalimanı’ndaki 18.00 uçağına yetişmem gerekiyor. İskilip’te ziyaretlerimizi yapıp son olarak İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini ziyaret ederek Bayat’a geçmem gerekirken program değişikliği yapma gerekliliği ortaya çıktı. Bir süre önce askerlik görevi sırasında şehit olan Çukuröz köyünden Mustafa Uslu kardeşimizin ailesine, köye bir ev yapacağına dair verdiği sözü devletimiz adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yerine getirmiş ve o gün köyde şehidimizin hatırasına devlet töreni düzenlenmişti. Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, tüm il protokolü köyde olacaktı; bize düşen de direkt Çukuröz köyüne gidip programa katılmaktı ve öyle de yapmak için AK Parti Çorum İl Başkanımız Yakup Alar ile birlikte yola çıktık. Ana yoldan bir süre gittikten sonra köy yoluna saptık ama ne yol! Asfalt olmasına rağmen sürekli dağa tırmanan oldukça virajlı bir yolda ilerlemeye başladık. Manzara müthiş, yol müthiş, menzil mübarek ama köye varıp programa katılıp tekrar aynı yoldan geri dönüp Esenboğa’ya saat 18.00 İstanbul uçağına yetişmek gibi de bir mecburiyetimiz vardı. Zaman geçiyor, yol bir türlü bitmiyor, bizim hesap tutmayacak gibi görünüyordu. Bu sefer geri dönmeyi düşünmeye başlamıştım. “Dönsek mi devam etsek mi?” tereddüdünü yaşarken bir taraftan da söz konusu olan şehidimizin hatırı ile baş başaydım. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, bizim Tevfik’e "Dönelim, yetişemeyeceğiz" dedim. Fakat yıllardır beraber çalıştığımız ve yakın çalıştığımız arkadaşlarımızın görüşlerine önem verdiğimi bilen danışmanım Tevfik, “ Çukuröz köyüne vardığımız anda program yeni başlamış ve Kur’an-ı Kerim tilaveti okunuyordu. Programa dâhil olarak şehit babasının elini öpüp hayır duasını aldık. Vatandaşlarımız ile selamlaştık. Devletimiz büyüklüğünü göstermiş, Bakanımız Murat Kurum tarafından anne babaya evladının söz verdiği ev yapılarak emanet teslim edilmişti. Vali Bey’den müsaade alarak dönüş yoluna çıkmak için aracımıza yöneldik. Geçen her dakika yetişememe riskimizi artırıyordu. Köye birlikte geldiğimiz Çorum İl Başkanımız ve partililerimiz ile vedalaşıp aracımıza binerken birden çevreden birisinin “Vekilim hangi yoldan döneceksiniz?” sorusu ile karşılaştık. “Geldiğimiz yoldan Bayat üzerinden dönüp Ankara istikametinde Esenboğa Havalimanı'na, 18.00 uçağına yetişeceğiz” dedim. “Ne işin var o yolda vekilim, şu tepeyi aştın mı Çankırı’nın ilk köyü Ovacık’ı geçtikten sonra asfalta indin mi Çankırı istikametinden Ankara yoluna düşersiniz. Yol sizi doğru havaalanına götürür” dedi demesine ama tırmana tırmana geldiğimiz yolu biraz daha zirveye doğru gidecek olma ihtimali, bir de sık orman içi olunca "O zaman düş önümüze bizi asfalta çıkart" dedim. İl başkanımızın aracı ile önümüze düştü o kardeşimiz ve dediği gibi tepeyi aşıp Ovacık köyünü geçip asfalta vardığımızda arabalardan inip vedalaşarak ayrıldık. Yol güzergâhında Çankırı’yı geçip devam ederek Ankara-Esenboğa bağlantı yoluna çıkarak uçağın hareket saatinden tam bir saat önce havaalanına ulaşmış olduk. Geldiğimiz yoldan dönseydik ya son dakika gelebilecektik ya da kuvvetle muhtemel uçağı kaçıracaktık. Birden köy yolunda devam kararı verdiğim anda aklımdan geçeni hatırladım. Tam yola çıkarken nereden gideceğimizi soran vatandaşımızı sanki Allah göndermiş ve kolay yolu bize tarif etmişti. Şehit yolu açmıştı… Bakanımız Sayın Murat Kurum'un yakın zamanda gerçekleştirdiği Çorum programında şehidimiz Mustafa Uslu’nun babası ile görüşüp kucaklaştıklarını medyada görünce yaşadıklarımızı yazmak istedim.
İskilip sonrası Bayat ilçesini ziyaret ederek akşam İstanbul’da bir programa katılacağım için Esenboğa Havalimanı’ndaki 18.00 uçağına yetişmem gerekiyor. İskilip’te ziyaretlerimizi yapıp son olarak İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini ziyaret ederek Bayat’a geçmem gerekirken program değişikliği yapma gerekliliği ortaya çıktı.
Bir süre önce askerlik görevi sırasında şehit olan Çukuröz köyünden Mustafa Uslu kardeşimizin ailesine, köye bir ev yapacağına dair verdiği sözü devletimiz adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yerine getirmiş ve o gün köyde şehidimizin hatırasına devlet töreni düzenlenmişti.
Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, tüm il protokolü köyde olacaktı; bize düşen de direkt Çukuröz köyüne gidip programa katılmaktı ve öyle de yapmak için AK Parti Çorum İl Başkanımız Yakup Alar ile birlikte yola çıktık.
Ana yoldan bir süre gittikten sonra köy yoluna saptık ama ne yol! Asfalt olmasına rağmen sürekli dağa tırmanan oldukça virajlı bir yolda ilerlemeye başladık. Manzara müthiş, yol müthiş, menzil mübarek ama köye varıp programa katılıp tekrar aynı yoldan geri dönüp Esenboğa’ya saat 18.00 İstanbul uçağına yetişmek gibi de bir mecburiyetimiz vardı.
Zaman geçiyor, yol bir türlü bitmiyor, bizim hesap tutmayacak gibi görünüyordu. Bu sefer geri dönmeyi düşünmeye başlamıştım. “Dönsek mi devam etsek mi?” tereddüdünü yaşarken bir taraftan da söz konusu olan şehidimizin hatırı ile baş başaydım. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, bizim Tevfik’e "Dönelim, yetişemeyeceğiz" dedim.
Fakat yıllardır beraber çalıştığımız ve yakın çalıştığımız arkadaşlarımızın görüşlerine önem verdiğimi bilen danışmanım Tevfik, “8 kilometre kaldı, buraya kadar geldik, dönmeyelim vekilim” dedi. Evet, kesin kararımızı vermiştik ve söz konusu olan şehidimizin hatırıydı. Uçağa yetişemezsek de o akşam İstanbul’daki programa katılamayacaktık.
Yapacak bir şey yoktu. Hem şehidimiz bir yol gösterirdi nasıl olsa! Çukuröz köyüne vardığımız anda program yeni başlamış ve Kur’an-ı Kerim tilaveti okunuyordu. Programa dâhil olarak şehit babasının elini öpüp hayır duasını aldık. Vatandaşlarımız ile selamlaştık.
Devletimiz büyüklüğünü göstermiş, Bakanımız Murat Kurum tarafından anne babaya evladının söz verdiği ev yapılarak emanet teslim edilmişti. Vali Bey’den müsaade alarak dönüş yoluna çıkmak için aracımıza yöneldik. Geçen her dakika yetişememe riskimizi artırıyordu. Köye birlikte geldiğimiz Çorum İl Başkanımız ve partililerimiz ile vedalaşıp aracımıza binerken birden çevreden birisinin “Vekilim hangi yoldan döneceksiniz?” sorusu ile karşılaştık.
“Geldiğimiz yoldan Bayat üzerinden dönüp Ankara istikametinde Esenboğa Havalimanı'na, 18.00 uçağına yetişeceğiz” dedim. “Ne işin var o yolda vekilim, şu tepeyi aştın mı Çankırı’nın ilk köyü Ovacık’ı geçtikten sonra asfalta indin mi Çankırı istikametinden Ankara yoluna düşersiniz. Yol sizi doğru havaalanına götürür” dedi demesine ama tırmana tırmana geldiğimiz yolu biraz daha zirveye doğru gidecek olma ihtimali, bir de sık orman içi olunca "O zaman düş önümüze bizi asfalta çıkart" dedim.
İl başkanımızın aracı ile önümüze düştü o kardeşimiz ve dediği gibi tepeyi aşıp Ovacık köyünü geçip asfalta vardığımızda arabalardan inip vedalaşarak ayrıldık. Yol güzergâhında Çankırı’yı geçip devam ederek Ankara-Esenboğa bağlantı yoluna çıkarak uçağın hareket saatinden tam bir saat önce havaalanına ulaşmış olduk. Geldiğimiz yoldan dönseydik ya son dakika gelebilecektik ya da kuvvetle muhtemel uçağı kaçıracaktık.
Birden köy yolunda devam kararı verdiğim anda aklımdan geçeni hatırladım. Tam yola çıkarken nereden gideceğimizi soran vatandaşımızı sanki Allah göndermiş ve kolay yolu bize tarif etmişti.
Şehit yolu açmıştı…
Bakanımız Sayın Murat Kurum'un yakın zamanda gerçekleştirdiği Çorum programında şehidimiz Mustafa Uslu’nun babası ile görüşüp kucaklaştıklarını medyada görünce yaşadıklarımızı yazmak istedim.
Çorum’dayız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Sayın Mustafa Demir tarafından Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiş olduğumuz beş ilden birisi olan Çorum’da AK Parti’li belediyelerimizi ziyaret etmek, vatandaş memnuniyetini gözlemlemek ve nihayetinde raporlamak için sahadayız. İskilip sonrası Bayat ilçesini ziyaret ederek akşam İstanbul’da bir programa katılacağım için Esenboğa Havalimanı’ndaki 18.00 uçağına yetişmem gerekiyor. İskilip’te ziyaretlerimizi yapıp son olarak İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini ziyaret ederek Bayat’a geçmem gerekirken program değişikliği yapma gerekliliği ortaya çıktı. Bir süre önce askerlik görevi sırasında şehit olan Çukuröz köyünden Mustafa Uslu kardeşimizin ailesine, köye bir ev yapacağına dair verdiği sözü devletimiz adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yerine getirmiş ve o gün köyde şehidimizin hatırasına devlet töreni düzenlenmişti. Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, tüm il protokolü köyde olacaktı; bize düşen de direkt Çukuröz köyüne gidip programa katılmaktı ve öyle de yapmak için AK Parti Çorum İl Başkanımız Yakup Alar ile birlikte yola çıktık. Ana yoldan bir süre gittikten sonra köy yoluna saptık ama ne yol! Asfalt olmasına rağmen sürekli dağa tırmanan oldukça virajlı bir yolda ilerlemeye başladık. Manzara müthiş, yol müthiş, menzil mübarek ama köye varıp programa katılıp tekrar aynı yoldan geri dönüp Esenboğa’ya saat 18.00 İstanbul uçağına yetişmek gibi de bir mecburiyetimiz vardı. Zaman geçiyor, yol bir türlü bitmiyor, bizim hesap tutmayacak gibi görünüyordu. Bu sefer geri dönmeyi düşünmeye başlamıştım. “Dönsek mi devam etsek mi?” tereddüdünü yaşarken bir taraftan da söz konusu olan şehidimizin hatırı ile baş başaydım. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, bizim Tevfik’e "Dönelim, yetişemeyeceğiz" dedim. Fakat yıllardır beraber çalıştığımız ve yakın çalıştığımız arkadaşlarımızın görüşlerine önem verdiğimi bilen danışmanım Tevfik, “ Çukuröz köyüne vardığımız anda program yeni başlamış ve Kur’an-ı Kerim tilaveti okunuyordu. Programa dâhil olarak şehit babasının elini öpüp hayır duasını aldık. Vatandaşlarımız ile selamlaştık. Devletimiz büyüklüğünü göstermiş, Bakanımız Murat Kurum tarafından anne babaya evladının söz verdiği ev yapılarak emanet teslim edilmişti. Vali Bey’den müsaade alarak dönüş yoluna çıkmak için aracımıza yöneldik. Geçen her dakika yetişememe riskimizi artırıyordu. Köye birlikte geldiğimiz Çorum İl Başkanımız ve partililerimiz ile vedalaşıp aracımıza binerken birden çevreden birisinin “Vekilim hangi yoldan döneceksiniz?” sorusu ile karşılaştık. “Geldiğimiz yoldan Bayat üzerinden dönüp Ankara istikametinde Esenboğa Havalimanı'na, 18.00 uçağına yetişeceğiz” dedim. “Ne işin var o yolda vekilim, şu tepeyi aştın mı Çankırı’nın ilk köyü Ovacık’ı geçtikten sonra asfalta indin mi Çankırı istikametinden Ankara yoluna düşersiniz. Yol sizi doğru havaalanına götürür” dedi demesine ama tırmana tırmana geldiğimiz yolu biraz daha zirveye doğru gidecek olma ihtimali, bir de sık orman içi olunca "O zaman düş önümüze bizi asfalta çıkart" dedim. İl başkanımızın aracı ile önümüze düştü o kardeşimiz ve dediği gibi tepeyi aşıp Ovacık köyünü geçip asfalta vardığımızda arabalardan inip vedalaşarak ayrıldık. Yol güzergâhında Çankırı’yı geçip devam ederek Ankara-Esenboğa bağlantı yoluna çıkarak uçağın hareket saatinden tam bir saat önce havaalanına ulaşmış olduk. Geldiğimiz yoldan dönseydik ya son dakika gelebilecektik ya da kuvvetle muhtemel uçağı kaçıracaktık. Birden köy yolunda devam kararı verdiğim anda aklımdan geçeni hatırladım. Tam yola çıkarken nereden gideceğimizi soran vatandaşımızı sanki Allah göndermiş ve kolay yolu bize tarif etmişti. Şehit yolu açmıştı… Bakanımız Sayın Murat Kurum'un yakın zamanda gerçekleştirdiği Çorum programında şehidimiz Mustafa Uslu’nun babası ile görüşüp kucaklaştıklarını medyada görünce yaşadıklarımızı yazmak istedim.

Çorum’dayız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Sayın Mustafa Demir tarafından Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiş olduğumuz beş ilden birisi olan Çorum’da AK Parti’li belediyelerimizi ziyaret etmek, vatandaş memnuniyetini gözlemlemek ve nihayetinde raporlamak için sahadayız. İskilip sonrası Bayat ilçesini ziyaret ederek akşam İstanbul’da bir programa katılacağım için Esenboğa Havalimanı’ndaki 18.00 uçağına yetişmem gerekiyor. İskilip’te ziyaretlerimizi yapıp son olarak İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini ziyaret ederek Bayat’a geçmem gerekirken program değişikliği yapma gerekliliği ortaya çıktı. Bir süre önce askerlik görevi sırasında şehit olan Çukuröz köyünden Mustafa Uslu kardeşimizin ailesine, köye bir ev yapacağına dair verdiği sözü devletimiz adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yerine getirmiş ve o gün köyde şehidimizin hatırasına devlet töreni düzenlenmişti. Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, tüm il protokolü köyde olacaktı; bize düşen de direkt Çukuröz köyüne gidip programa katılmaktı ve öyle de yapmak için AK Parti Çorum İl Başkanımız Yakup Alar ile birlikte yola çıktık. Ana yoldan bir süre gittikten sonra köy yoluna saptık ama ne yol! Asfalt olmasına rağmen sürekli dağa tırmanan oldukça virajlı bir yolda ilerlemeye başladık. Manzara müthiş, yol müthiş, menzil mübarek ama köye varıp programa katılıp tekrar aynı yoldan geri dönüp Esenboğa’ya saat 18.00 İstanbul uçağına yetişmek gibi de bir mecburiyetimiz vardı. Zaman geçiyor, yol bir türlü bitmiyor, bizim hesap tutmayacak gibi görünüyordu. Bu sefer geri dönmeyi düşünmeye başlamıştım. “Dönsek mi devam etsek mi?” tereddüdünü yaşarken bir taraftan da söz konusu olan şehidimizin hatırı ile baş başaydım. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, bizim Tevfik’e "Dönelim, yetişemeyeceğiz" dedim. Fakat yıllardır beraber çalıştığımız ve yakın çalıştığımız arkadaşlarımızın görüşlerine önem verdiğimi bilen danışmanım Tevfik, “ Çukuröz köyüne vardığımız anda program yeni başlamış ve Kur’an-ı Kerim tilaveti okunuyordu. Programa dâhil olarak şehit babasının elini öpüp hayır duasını aldık. Vatandaşlarımız ile selamlaştık. Devletimiz büyüklüğünü göstermiş, Bakanımız Murat Kurum tarafından anne babaya evladının söz verdiği ev yapılarak emanet teslim edilmişti. Vali Bey’den müsaade alarak dönüş yoluna çıkmak için aracımıza yöneldik. Geçen her dakika yetişememe riskimizi artırıyordu. Köye birlikte geldiğimiz Çorum İl Başkanımız ve partililerimiz ile vedalaşıp aracımıza binerken birden çevreden birisinin “Vekilim hangi yoldan döneceksiniz?” sorusu ile karşılaştık. “Geldiğimiz yoldan Bayat üzerinden dönüp Ankara istikametinde Esenboğa Havalimanı'na, 18.00 uçağına yetişeceğiz” dedim. “Ne işin var o yolda vekilim, şu tepeyi aştın mı Çankırı’nın ilk köyü Ovacık’ı geçtikten sonra asfalta indin mi Çankırı istikametinden Ankara yoluna düşersiniz. Yol sizi doğru havaalanına götürür” dedi demesine ama tırmana tırmana geldiğimiz yolu biraz daha zirveye doğru gidecek olma ihtimali, bir de sık orman içi olunca "O zaman düş önümüze bizi asfalta çıkart" dedim. İl başkanımızın aracı ile önümüze düştü o kardeşimiz ve dediği gibi tepeyi aşıp Ovacık köyünü geçip asfalta vardığımızda arabalardan inip vedalaşarak ayrıldık. Yol güzergâhında Çankırı’yı geçip devam ederek Ankara-Esenboğa bağlantı yoluna çıkarak uçağın hareket saatinden tam bir saat önce havaalanına ulaşmış olduk. Geldiğimiz yoldan dönseydik ya son dakika gelebilecektik ya da kuvvetle muhtemel uçağı kaçıracaktık. Birden köy yolunda devam kararı verdiğim anda aklımdan geçeni hatırladım. Tam yola çıkarken nereden gideceğimizi soran vatandaşımızı sanki Allah göndermiş ve kolay yolu bize tarif etmişti. Şehit yolu açmıştı… Bakanımız Sayın Murat Kurum'un yakın zamanda gerçekleştirdiği Çorum programında şehidimiz Mustafa Uslu’nun babası ile görüşüp kucaklaştıklarını medyada görünce yaşadıklarımızı yazmak istedim.