2+2 dört etmedi!
⸻
İki üç gün bekledim bu menfur olaydan sonra…
Hemen yazmak istemedim.
Çünkü ani refleksle yazılan sözün de, verilen tepkinin de çok kıymeti olmuyor.
⸻
Bugün bildiğiniz tüm matematik kurallarını alın, rafa kaldırın.
Bugün o seküler yaşam için uğraştığınız; “birey olsun, sosyal olsun, kendine güveni olsun, pısırık olmasın” dediğiniz çocuğunuz veya çocuklarımız…
Eli silah tutan, tuttuğu silahın tetiğini çeken,
tetiği çekmekle kalmayan; öğretmenini, kendinden iki üç yaş küçük kardeşlerini vurabilecek kadar
gaddar, acımasız bir caniye dönebiliyor.
Neydi daha yeni ergen olmuş bu çocuğu, çocukluk evresinden çıkarıp cani yapan?
Suçlu sadece çocuk muydu?
Onu anlamayan, anlamak istemeyen, ona o hâlini yakıştıramayan, kabul etmeyen anne baba mı?
Kendini soyutlayan ve toplumdan kopan, internet dünyasına kendini kaptıran çocuk muydu suçlu?
Yoksa kullanmasını bilmediği, kendince mutlu hissettiği dijital âlemin kapılarını sonuna kadar açıp denetlemeyen, bu konuda daha üstün bir irade ortaya koyamayan devlet mi?
İlk miydi, son mu olacaktı?
Bu ve buna benzer eylemler hep bir soru işareti taşımayacak mı ebeveynlerin zihninde?
“Acaba tekrar bir şey olur mu?” diye…
Yoksa birkaç ay içinde unutulup rutininde devam mı edecekti hayat?
⸻
Unutun bugün 2+2’nin kaç ettiğini…
Unutun tarihi, Türkçeyi, yazım kurallarını…
Bugün; topluma adeta Cenab-ı Hakk’ın bir şefkat tokadı mı geldi diye düşünün.
Herkes düşünsün…
Evde elinden telefonu düşürmeyen anne baba…
En son ne zaman çocuğunla göz göze gelip konuştun?
Ne zaman sımsıkı sarıldın evladına?
Ne zaman dinledin onu?
Ne zaman gözlerin yaşardı, büyüdüğünü hissettin?
Öğretmenim…
Kafanı ders anlatmaktan kaldırıp ne zaman birey gibi bakabildin o çocuklara?
“Ne yapabilirim?” sorusunu en son ne zaman sordun kendine?
Gücün gücüne yettiği, maaşından geçim derdine düşüren sistem içinde verdiğin özel derslerden fırsat bulup…
sen ne zaman dinledin onları?
Para mıydı her şey?
Yoksa başarı mı?
Başarılı olsa ne olur…
Toplumca ahlak ve edep veremediğimiz bir gençlik bize ne kazandırır?
Kucaklayan öğretmenin kolları
nasıl da yetersiz kaldı yavularımızı kurtarmaya…
⸻
Sen şimdi iki gün “ah vah” çekeceksin ey okurum…
Ama o anne baba, o evladının okul formasına sarılacak, ona ağlayacak…
Rabbim’den sabrını isteyecek…
Ve unutmayacak.
⸻
Dijital dünyaya hapsettiğimiz bir gençlikle mi karşı karşıyayız?
Yarın dijital dünya oyununun biraz daha ilerisi,
yapay zekânın daha etkin hâle geldiği bir zamanda
çok daha farklı şeyler mi konuşacağız?
⸻
Yapacağımız tek bir şey var:
Üzerimizdeki bu ölü toprağını kaldırmak.
Eğitim ve öğretimi bilen, bu işe gönül veren insanlarla kesinlikle yol yürümek.
Kaçarı yok…
Bir şey olmuyorsa ısrarcı olmamak…
en büyük erdemliliktir.
Ve bu vatana, bu millete yapılacak en büyük iyiliktir.
⸻
Bir daha bu olayları değil…
uçurtmalarını özgür gökyüzüne uçurdukları bir Türkiye’den bahsedeceğimiz…
Bir öğretmen sözüyle:
Musmutlu yarınlarımız olsun.
⸻
Sözlerimi burada noktalıyor,
sizleri Rabbime emanet ediyorum.
Sevgi, umut ve sağlıcakla kalın.