Konya
Parçalı bulutlu
5°
Aksaray
Kapalı
9°
Karaman
Hafif yağmur
7°
Ara

Gölge Etme!

YAYINLAMA:

Değerli okurlarım,

Geçtiğimiz haftalarda daha çok bölgemizdeki savaşın etkileri, ekonomi ve Türkiye siyaseti üzerine yazılar kaleme aldık.
Bu hafta ise müsaadenizle biraz daha içimden geçenleri paylaşmak istiyorum.

Öncelikle geçtiğimiz hafta Konya, bir tarım fuarına daha ev sahipliği yaptı.
Bir üretici olarak şunu açıkça söyleyebilirim ki; bu tür organizasyonlar şehir açısından kıymetlidir. Konya’nın tanıtımı, şehirde oluşan hareketlilik, otelden restorana kadar oluşan canlılık elbette değerlidir.

Ancak bir noktayı da ifade etmek gerekir:
Bu fuarların her yıl yapılması mı daha doğru, yoksa iki yılda bir yapılarak daha nitelikli hale getirilmesi mi?

Firmaların Ar-Ge yapması, yenilik üretmesi ve fuara gerçekten farklılık koyabilmesi için zamana ihtiyacı var.
Her yıl aynı şeyleri görmek, aynı cümleleri duymak, aynı ürünlerin etrafında dönmek…
Bir süre sonra değeri azaltıyor.

Bana göre önemli olan;
daha seyrek ama daha güçlü, daha yenilikçi ve daha katma değerli organizasyonlar yapabilmektir.

Geçen yıl da gezdim, bu yıl da gezdim…
Ama insan ister istemez aynı şeyleri görmemek, aynı sözleri tekrar etmemek gerektiğini düşünüyor.

Hayatta ilginç bir şey fark ettim…

Ben hiç aklı başında, olgun ve vizyon sahibi birinin bir başkasından nefret ettiğini görmedim.
Genelde nefret edenler; özgüvensiz, fesat, gizli kıskanç ve kendince yarış içinde olan insanlar olur.

Çünkü olgun insanın derdi başkası değildir.
Olgun insanın derdi üretmektir.

Onlar rekabet eder, üretir, büyür…
Ama nefret etmez.

Nefret başka bir duygudur.
Daha karanlık, daha sessiz…
Daha çok insanın içini içten içe yiyen bir şeydir.

Ve çoğu zaman kimlerde çıkar biliyor musunuz?

Kendi yolunu bulamamış olanlarda…
Kendini başkasıyla ölçenlerde…
Başkasının başarısını kendi eksikliği gibi görenlerde…

Çünkü üretmeyen insan, kıyaslar.
Kıyaslayan insan, gerilir.
Gerilen insan ise bir süre sonra… nefret eder.

Bu bir tercih değildir aslında.
Bu bir sonuçtur.

Olgun insan bilir ki;
başkasının ışığı, kendi ışığını söndürmez.

Ama olgunlaşamamış zihin şunu zanneder:
“Onun yükselmesi, benim küçülmem demek.”

İşte mesele tam da burada başlar…

Sözde rekabet, içten içe husumete dönüşür.
Takdir edemeyen, küçümsemeye başlar.
Yetişemeyen, gölge etmeye çalışır.

Ama unuttukları bir şey var:

Gölge, sadece ışığın olduğu yerde oluşur.

Eğer birileri sizi konuşuyorsa,
siz yürüdüğünüz için konuşuyordur.

Eğer birileri size mesafe alıyorsa,
siz yol aldığınız için alıyordur.

Ve eğer birileri size karşı içten içe bir şeyler besliyorsa…
bilin ki siz durmadığınız içindir.

Bu yüzden ben artık şuna inanıyorum:

Olgun insan rekabet eder.
Vizyonsuz insan nefret eder.

Geri kalan her şey… sadece bahanedir.

Sözlerimi burada noktalıyor, sizleri Rabbime emanet ediyorum. Sağlıcakla ve umutla kalın.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *