Konya
Parçalı bulutlu
11°
Aksaray
Parçalı bulutlu
20°
Karaman
Kapalı
9°
Ara
yazar
Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Sahne ışıkları hiç sönmesin

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Her yıl 27 Mart’ta kutlanan Dünya Tiyatro Günü, yalnızca bir sanat dalının hatırlanmasından ibaret değildir. Bu özel gün, insanlığın kendini ifade etme biçimlerinden biri olan tiyatronun; düşünceyi, duyguyu ve toplumsal eleştiriyi sahneye taşıyan gücünü yeniden hatırlatır. Tiyatro, geçmişten bugüne sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda toplumların aynası olmuştur.

Antik Yunan’dan günümüze uzanan tiyatro geleneği, her dönemde farklı biçimlere bürünse de özünde aynı soruyu sormaya devam eder: “İnsan nedir?” Bu soru bazen bir trajedide acıyla, bazen bir komedide kahkahayla, bazen de modern bir oyunda sert bir yüzleşmeyle karşımıza çıkar. Tiyatro, izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp, sahnedeki hikâyenin bir parçası haline getirir.

Günümüzde dijitalleşmenin hızla arttığı bir çağda yaşıyoruz. Ekranlar aracılığıyla tüketilen içeriklerin çoğaldığı bu dönemde tiyatronun yeri zaman zaman sorgulanıyor. Ancak tiyatroyu diğer sanat dallarından ayıran en önemli özellik, canlı olmasıdır. Sahnedeki oyuncunun nefesi, seyircinin tepkisi, o anın biricikliği… Bunlar hiçbir ekranın sunamayacağı bir deneyimdir.

Dünya Tiyatro Günü aynı zamanda sanatın özgürlüğünü ve ifade gücünü savunma günüdür. Tiyatro, çoğu zaman toplumun konuşmaktan çekindiği konuları cesurca dile getirir. Bu yönüyle sadece bir sanat değil, aynı zamanda bir düşünce platformudur. Sanatçıların özgürce üretebildiği, seyircinin de özgürce izleyip düşünebildiği bir ortam, sağlıklı bir toplumun göstergelerinden biridir.

Yerel tiyatrolar ve amatör topluluklar da bu günün önemli bir parçasıdır. Büyük sahneler kadar küçük salonlarda, hatta bazen bir okulun çok amaçlı odasında sahnelenen oyunlar da aynı değeri taşır. Çünkü tiyatronun büyüsü, sahnenin büyüklüğünde değil, anlatılan hikâyenin samimiyetindedir.

Ülkemizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.” Sözü sanırım tüm yazının bir özetini oluşturabilir. 

Bu vesile ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı; Konya Devlet Tiyatrosu Müdürü sevgili Özgür Baş; değerli müdür yardımcısı Gülesin Gelenbevi başta olmak üzere tüm tiyatro sanatçısı dostların Dünya Tiyatro gününü kutluyorum. 

Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun; sahne ışıkları hiç sönmesin.

Dostlukla kalın.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *