Konya
Hafif yağmur
7°
Aksaray
Kapalı
14°
Karaman
Parçalı bulutlu
8°
Ara

Savaş da mı nasip? Tabii ki nasip

YAYINLAMA:

Gel gelelim…

Bir Ramazan’ı ve ardından bir bayramı daha tamamlamak nasip oldu.

Evet, nasip… Her şey nasip.

Kısa insan ömründe varlık da nasip, yokluk da…

Dert de nasip, neşe de… sağlık da…

Nasibi olan tutabildi orucunu, nasibi olanın alnı değdi secdeye.

Nasibi olan yöneldi Rabbine, nasibi olan görebildi o kalabalık bayram sofralarını; anasıyla, babasıyla, evladıyla, kardeşiyle…

Kısa olan bu ömürde belki de nasibi olanın duası kabul oldu… bilemeyiz.

Kul ile Rab arasındaki sırlara eremeyiz.

Ama insan yine de kendi kendine sormadan edemiyor: Savaş da mı nasip?

İşte tam da bu sorunun gölgesinde, manevi iklimle olgunlaşan insan olarak yolumuza devam edebilmenin aslında o kadar da zor olmadığını düşünüyorum.

Ancak bir gerçek var ki…

Haftalardır devam eden savaş coğrafyasında, “medar-ı maişet motorunu” ayakta tutmak hiç de kolay değil.

Ve görünen o ki, kolay da olmayacak.

Hatırlayalım…

Corona virüs ilk çıktığında uzaktı. Çin’deydi.

Bize gelmesi, etkisini hissettirmesi aylar aldı.

Ne zaman anladık ciddiyetini?

En yakınlarımızı kaybettiğimizde…

Bugün savaş için de benzer bir süreç işliyor.

Şu an izliyor, yorumluyor, analiz ediyoruz.

Ama savaş uzarsa…

Başta Avrupa olmak üzere, biz de dahil, finansal yükün altında kalmaya hazır olmalıyız.

Savaş sadece cephede yaşanmaz.

Asıl savaş ekonomi cephesindedir.

Son günlerde özellikle dikkat çeken bir gelişme var: Sıvılaştırılmış doğal gaz, yani LNG tarafında büyüyen kriz…

İran’ın Katar’daki dünyanın en büyük LNG üretim merkezlerinden birine yönelik saldırısı sonrası üretimin durdurulması…

Firmaların “mücbir sebep” ilan ederek anlaşmaları askıya alması…

Bu ne demek?

Şu demek: Ulaşımdan demir-çeliğe, çimentodan elektrik üretimine kadar hayatın her alanına dokunan bir enerji kaynağında zincirleme etki başlayacak.

Petrol ve türevleri…

Boya, kimya, gübre…

Tarım, hayvancılık ve nihayetinde tüketici…

Herkes bu dalgadan nasibini alacak.

Savaşın uzaması, sadece sahayı değil piyasaları da altüst etti.

Yıllardır söylenen bir ezber vardı:

“Savaşta altın yükselir.”

Ama bu kez öyle olmadı.

Altın ve gümüşte yaşanan düşüş, birçok ekonomistin bile öngöremediği bir tabloyu ortaya çıkardı.

Peki neden?

Belki de mesele şu: Teori başka, savaşın gerçekliği başka…

Savaşı yaşayan insanın verdiği tepki ile kitaplarda yazan ekonomi aynı değil.

Bugün dünya, nasip ile savaş arasında sıkışmış durumda.

Bir yanda bayram sofraları, dualar, umutlar…

Diğer yanda bombalar, krizler ve belirsizlik…

Ama unutulmaması gereken bir hakikat var:

Savaşın kazananı olmaz.

Ve eğer kısa sürede bitirilmezse, ortada sadece ekonomik değil, insani bir enkaz kalır.

İnsanoğlunun aslında çok şeye ihtiyacı yok…

Ama bugün, belki de hiç olmadığı kadar barışa ihtiyacı var diyor ve bu haftalık ta bu kadarla tamamlıyorum.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *